Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait 41. Bakım Merkezi Komutanlığı işyerinde çalıştığını ve ... Sendikası üyesi olarak toplu iş sözleşmesinden yararlandığını, davacının davalı işyerince yapılan iş gücü talebi doğrultusunda aday olarak bildirildiğinden ve gerekli şartları sağladığından ince sac işçisi olarak işe başladığını, ... Sanayi AŞ işyerinde 09.10.1997 ile 08.03.1999 tarihleri arasında mekanik bakım ve kaynak işçisi olarak 4 yıl 9 ay 13 gün çalışmasının bulunduğunu, s
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait 41. Bakım Merkezi Komutanlığı işyerinde çalıştığını ve ... Sendikası üyesi olarak toplu iş sözleşmesinden yararlandığını, davacının davalı işyerince yapılan iş gücü talebi doğrultusunda aday olarak bildirildiğinden ve gerekli şartları sağladığından ince sac işçisi olarak işe başladığını, ... Sanayi AŞ işyerinde 09.10.1997 ile 08.03.1999 tarihleri arasında mekanik bakım ve kaynak işçisi olarak 4 yıl 9 ay 13 gün çalışmasının bulunduğunu, süresi içerisinde çalışmalarını bildirdiğini ve bu kapsamda belgeleri sunduğunu ancak işyeri tarafından dikkate alınmadığını, müvekkilinin ... Endüstri Meslek Lisesi Metal Bölümü mezunu olduğunu, mesleğinde çalışmış olmasına rağmen işe giriş derecesinin yanlış yapılmasının usul, kanun ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin yanlış ücret derecesi ile işe başlatılması sonucunda deneme süreleri sonunda verilen kesin kabul ücret dereceleri ile birlikte hesap edildiğinde, hatalı işe başlatılması nedeniyle müvekkiline ücret, ilave tediye, izin ücreti vb. işçilik alacaklarının eksik ödendiğini iddia ederek müvekkilinin 23. Dönem Toplu İş Sözleşmesi’nin 38. maddesine göre işe başlangıç ücret derecesinin 13. derece olması gerektiğinin tespitine, ücret derecesinin tespitine ve buna göre fark ücret, fark akdi ikramiye ile fark ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, davacının işe başlangıç derecesinin tespiti ile buna göre fark alacaklara hak kazanıp kazanmadığı hususundadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.