10. Hukuk Dairesi 2022/3848 E. , 2023/9826 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3407 E., 2022/309 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Beyşehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/133 E., 2021/482 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar ve davalılar vekilleri tar
**10. Hukuk Dairesi 2022/3848 E. , 2023/9826 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3407 E., 2022/309 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Beyşehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/133 E., 2021/482 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar, davalı ... Dış Ticaret Taahhüt ve Yatırım A.Ş. ve davalı ...Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesi ile 08.05.2014 tarihinde mülkiyeti davalı ...'e ait, davalı ...'in sevk ve idaresindeki 07 EEG 67 plakalı aracın, davacıların murisi ... yönetimindeki diğer davalı işverene ait 34 DK 0312 plakalı araca çarpması neticesinde davacıların murisi ...'ın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'in asli kusurlu olduğunu, murisin davalı şirket yanında çalıştığını, kaza anında mesaisinde olduğunu, olayın iş kazası niteliğini taşıdığını, davacıların tek geçim kaynağının murisin kazancı olduğunu, davacıların eşini ve babalarını kaybetmekten dolayı maddi ve manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek maddi ve manevi tazminatlarının yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazanın oluşumunda kazada hayatını kaybeden ...'ın tam kusurlu olduğunu, iş verenin sorumluluğuna tekabül eden tazminattan müvekkillerinin sorumlu olmayacaklarını, manevi tazminat istemlerinin çok yüksek olduğunu davanın müvekkilleri açısından reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... Dış Ticaret Taahhüt ve Yatırım AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen trafik kazasında müvekkil şirket personeli olan ...'ın ve müvekkili şirketin bir kusurunun bulunmadığını, müvekkil şirketin personeline iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili eğitimleri verdiğini, kusuru olmayan şirkete husumet tevcih edilmesinin mümkün olmayacağını bu nedenle davanın husumetten reddine, davanın esastan görülmesi halinde hukuki dayanaktan yoksunluk nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın kaza tarihinde ...'e ait olduğunu, ...'in sigortalıları olmadığını, sigortalıları olan kişinin aracı sattığını, sigortanın satış tarihinden itibaren 15 gün daha geçerli olduğunu, bu sürenin geçmesi halinde müvekkil şirketin sorumlu olmayacağını, poliçeden sorumlu olmaları karşısında sigortalının kusuru oranında olmak üzere bedeni zararlarda şahıs başına azami 268.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, poliçe limitini bildirmelerinin davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını belirtmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının ücretine barınma ve yemek ücretinin dahil edilmemesinin hatalı olduğunu, manevi tazminatların son derece yetersiz olduğunu, davacı çocuk ... için diğer çocuklara 20.000 TL manevi tazminata karar verildiği halde 10.000 TL manevi tazminata karar verilmesinin de hatalı olduğunu itirazla istinaf yoluna başvurmuştur. 2.Davalı ... ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; meydana gelen iş kazasında davalı müvekkilinin kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle aleyhine açılan davanın reddine karar verildiği halde müvekkili lehine vekalet ücretinin hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, davalı müvekkili yönünden dava reddedildiği halde müvekkilinin geçici ödeme faizlerinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu itirazla istinaf yoluna başvurmuştur. 3.Davalı ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların murisinin ücretinin tanık beyanlarına göre tespitinin hatalı olduğunu, davalı işvereni tarafından SGK'ya asgari ücret üzerinden bildirimde bulunduğunu, tanık beyanları ile ücretin 3.000 TL olarak hesaplamaya esas alınmasının hatalı olduğunu, emsal ücret araştırması da yapılmadığını, anne babanın payları da saklı tutulmak suretiyle garameten hesaplama yapılması bunun da aktüerya konusunda uzman bilirkişiden ek rapor aldırılması suretiyle yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunda yol ve hava durumu dikkate alınmadan müvekkiline kusur izafe edildiğini, tanık beyanları yol ve hava durumu dikkate alındığında, karşı tarafından şerit ihlali yapması ve müvekkilinin kaza yapmaktan korkması nedeniyle ani fren yapması ile kazanın meydana geldiğini itirazla istinaf yoluna başvurmuştur. 4.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; hak sahibi anne ..., baba ... tarafından davalı müvekkili aleyhine Çivril Asliye Hukuk Mahkemesinde destekten yoksun kalma tazminatı davası açtıklarını Mahkemece verilen kararın Yargıtay 17. HD tarafından 2019/4957 E.-2020/3496 K. sayılı kararıyla düzeltilerek onanmasına karar verildiğini, Mahkemenin anne Sultan lehine 10.104,42 TL baba İhsan lehine 6.264,13 TL destekten yoksun kalma zararına hükmettiğini, Denizli 8. İcra Müdürlüğünün 2020/4251 E. sayılı ilamlı icra vasıtasıyla ile 34.432,18 TL ödendiğini, bu ödemelerin dikkate alınmaksızın poliçe limitini aşar şekilde Mahkemece karar verildiğini, müvekkili tarafından 28.03.2016 tarihli ara kararı ile 25.000 TL, 23.09.2020 tarihli ara kararı ile 30.000 TL geçici ödeme yapıldığını, dava dışı anne ve baba için yapılan 34.432,18 TL de dikkate alındığında bunların düşülmesiyle teminat limitinin belirlenmesi gerektiğini (213.000 TL civarında) bahsedilen ödemeler dikkate alınmaksızın Mahkemece verilen karar ile teminat limitinin aşıldığını, ödeme def'inin yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceğini, hesap raporunda anne babaya pay ayrılmadan payların dağıtılmasının hatalı olduğunu, davacı çocuk ...'ın güncel nüfus kaydında evlendiğini ancak üniversite öğrencisi olduğundan bahisle 25 yaşına kadar destekten yararlandırılmasının hatalı olduğunu, diğer çocuklar yönünden kız çocuğu için 22 erkek çocuğu için 18 yaşının baz alınması gerektiğini, hesap raporunda SGK tarafından yapılan peşin değerli gelir ve şirket tarafından yapılan ödeme güncellenmeden tenzil edildiğini ve hesaplanan bakiye tutarın poliçe limiti dahilinde sınırlandırılmadığını itirazla istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların, davacıların murisinin işvereni olan ......A.Ş, davalı 3 üncü kişi ... (... plakalı aracı kullanan sürücü), davalı araç sahibi ... (... plakalı aracın) ve davalı ...Ş (... plakalı aracın kaza tarihindeki KTK zorunlu mali sorumluluk poliçesi sigortacısı) olduğu, davacıların desteği ...'ın 08.05.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında vefat ettiği, SGK tarafından yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen 26.11.2014 tarihli inceleme raporu ile olayın iş kazası olduğu tespiti yapıldığı, müfettiş tarafından düzenlenen raporda davacıların murisi ve desteği ... ve işverenin kusurunun bulunmadığı 3 üncü kişi sürücü ...'in % 100 kusurlu olduğu belirlemesi yapıldığı, Mahkemece aldırılan 29.01.2016 tarihli raporda muris ... ile davalı işverenin kusursuz olduğu, 3 üncü kişi davalı sürücü ...'in % 100 kusurlu olduğunun belirtildiği, davalı (sanık) ... hakkında Beyşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/441 E.-2016/102 K. sayılı dava dosyasında verilen kararla taksirle ölüme neden olma suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın Yargıtay incelemesinde bulunduğu, davalı ... aleyhine SGK Başkanlığı tarafından ... 3. İş Mahkemesinde rücuan tazminat davası açıldığı, Mahkemece aldırılan 29.12.2020 tarihli kusur heyeti raporu ile davacıların murisi ... ile davalı işverenin kusursuz olduğu, davalı 3 üncü kişi ...'in ise % 100 kusurlu olduğunun belirlendiği, bu şekilde kusur konusundaki tüm hususlar incelenmiş olmakla Mahkemece davalı sürücü 3 üncü kişi ...'in % 100 kusurlu olduğu davalı araç sahibi ...'in ise KTK araç malikinin sorumluluğu esaslarına göre müteselsilen sorumlu bulunduğu tespitinde bir aykırılık bulunmadığı, davalı ...'e ait ... plakalı aracın davalı ...Ş'ye kaza tarihinde sigortalı olduğu ... sigortanın da sigorta limiti dahilinde sorumluluğunun bulunduğu, Mahkemece aldırılan ve kaldırma-gönderme kararı sonrası hükme esas alındığı anlaşılan 13.02.2020 tarihli hesap raporunda davalıların kabulü yönündeki ücretle (net asgari ücretin 3,54 katı) hesaplama yapılmış ise de asgari ücretteki artışların rapora yansıtılması, ana baba için sigortacı tarafından ödenen destekten yoksun kalma tazminatlarının dikkate alınmaması, geçici ödemelerin her ikisinin de dikkate alınmaması ve sair hususlardan hükme esas alınmaya elverişli olmadığının değerlendirildiği, belirtilen bütün raporlarda davacılara SGK tarafından bağlanan ilk peşin değerli gelirler SGK'nın % 100 rücu hakkı bulunduğu kabul edilerek hak kazanılan maddi tazminatlardan hepsi indirilmiş ise de (5510 sayılı Kanun'un 21/4 üncü maddesi uyarınca iş kazasının 3 üncü kişinin kusuru ile meydana gelmesi halinde SGK'nın ilk peşin değerli gelirin yarısını rücu edebileceğine ilişkin hüküm) davacıların bu yönde bilirkişi raporlarına itirazı ve ilk karara karşı istinaf sebebi bulunmadığından davalılar lehine usuli kazanılmış hak kapsamında değerlendirildiği, Dairece oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak hesap bilirkişisinden davacıların maddi tazminatlarının hesabının yapılması istenerek 17.12.2021 tarihli bilirkişi raporu aldırıldığı, davalı ... şirketinin maddi tazminatlardan sorumluluğuna ilişkin garamet hesabının Daire tarafından resen yapılarak açıklığa kavuşturulduğu, davacıların murisi ...'ın anne ve babası tarafından Çivril Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı ...Ş'ye karşı açılan destekten yoksun kalma davasında anne ve baba lehine ayrı ayrı destekten yoksun kalma tazminatına karar verildiği Mahkeme kararının Yargıtay 17. HD'nin 2019/4957 E.-2020/3496 K. 16.06.2020 tarihli kararı ile faiz başlangıcı yönünden düzeltilerek onandığı ve kesinleştiği, davalı ... tarafından hak sahibi ana ve babaya toplam 16.368,55 TL ödeme dikkate alınarak davalının sigorta limitinin belirlendiği, Mahkemece 28.03.2016 tarihli celsede davacılar lehine 25.000 TL geçici ödemeye karar verildiği, davalı ... tarafından 28.03.2016 tarihi itibariyle ödendiği, Mahkemece 23.09.2020 tarihli celsede davacılar lehine (Fatma için 10.000 TL; diğer davacılar için 5.000'er TL olmak üzere toplam 30.000 TL) geçici ödemeye karar verildiği, davalı ... tarafından 01.10.2020 tarihinde ödendiği) dikkate alınarak sigorta şirketinin sigorta limitinin belirlendiği, geçici ödemelere ilişkin faizin tahsili için hüküm kurulduğu, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda 28.03.2016 tarihli geçici ödemenin davalı ... tarafından yapıldığının kabulü ile hesaplama yapılarak sigorta şirketinin limiti belirlendiği davacılar tarafından bu bilirkişi raporuna geçici ödemenin davalı ... tarafından yapıldığı yönünde itirazda bulunmadığı ayrıca rapora istinaden verilen karara bu yönde istinaf sebebinde bulunulmadığından davalı ... yönünden usuli kazanılmış hak oluşturduğundan davacılar vekilinin Dairece aldırılan bilirkişi raporuna bu yöndeki itirazının dikkate alınmadığı, kaldırma gönderme kararından önce Mahkemece verilen 2014/269 E. sayılı Mahkeme kararına esas alınan 30.03.2018 tarihli hesap raporunda davacılardan Ayşe'nin 09.08.2016 tarihinde evlendiği hususunun dikkate alınmadığı, davalı ... vekilinin bu hususu rapora karşı itiraz sebebi yapmadığı (bilirkişi raporunun vekile 08.06.2018 tarihinde tebliğ edildiği, itiraz dilekçesi ibraz etmediği bu hususu istinaf sebebi yapmadığı, bu durumun davacı ... lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğunın dikkate alındığı, kaldırma gönderme kararından önce Mahkemece verilen 2014/269 E. sayılı Mahkeme kararına esas alınan 30.03.2018 tarihli hesap raporunda yemek ve barınma giderinin hesaplamada dikkate alınmadığı davacıların bunu istinaf sebebi yapmadıkları dikkate alınarak bu hususun davalılar Mustafa, Halit ve ... lehine usuli kazanılmış hak teşkil ettiğinin dikkate alındığı, davalı .....A.Ş aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davalarının reddine karar verildiği halde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının hatalı olduğu, davacı ... için diğer kardeşlerinden daha az manevi tazminat hükmedilmesine ilişkin gerekçe yazılmadığı ancak kardeşler yönünden manevi zararın miktarı konusunda ayırım yapılmasının Yargıtay yerleşik kararlarına ve dosya kapsamına göre hatalı olduğu, davalı işveren ... A.Ş yönünden talep edilen tazminatların tümünün kusur yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği halde geçici ödemelerin faizinden sorumlu tutulmuş gibi infazda tereddüt uyandırır şekilde karar verilmesinin ve davalı lehine ret vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının hatalı görüldüğü, davalı lehine Yargıtay 10. HD'nin 2020/7938 E.-2021/10180 K. 14.09.2021 T.li içtihadı dikkate alınarak maddi ve manevi tazminat davası yönünden tek vekalet ücretine hükmedildiği, davacılara 28.03.2016 tarihinde yapılan toplam 25.000 TL ile 01.10.2020 tarihinde yapılan 30.000 TL geçici ödemelerin Daire tarafından aldırılan bilirkişi hesap raporunda düşülerek davacıların hak kazandığı maddi tazminat miktarları belirlendiğinden (ödeme ile borç sona erdiğinden) bu husus dikkate alınarak hüküm kurulduğu, sigorta şirketinin davacıların maddi tazminatından sorumlu olduğu miktarın 196.631,45 TL/487.647,44 TL= 0,40322461 katsayı olarak belirlendiği, geçici ödenen miktarlara ilişkin işleyen faizin davalılardan alınmasına karar verildiği, kaldırılan İlk Derece Mahkeme kararında davacılar ... ve ... yönünden 28.03.2016 tarihli geçici ödeme miktarları fazla ve hatalı yazıldığından düzeltilerek hüküm kurulduğu, İlk Derece Mahkemesi tarafından takdir edilen miktarların biraz düşük olduğu ve davacı olan ... lehine gerekçesi açıklanmadan diğer kardeşlere göre daha düşük manevi tazminata karar verilmiş olması yönünden hatalı görüldüğü gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.2 maddesi gereğince ayrı ayrı kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... Dış Ticaret Taahhüt ve Yatırım A.Ş aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, A-Davalılar ..., ..., ... Sigorta A.Ş şirketine karşı açılan maddi tazminat davalarının kısmen kabulü ile 1-a.Davacı ... için, 251.807, 52 TL maddi tazminatın, davalılar ..., ... yönünden kaza tarihi 08.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek, davalı ...Ş yönünden sigorta limiti olan 101,534,99TL ile sınırlı olmak üzere dava tarihi olan 06.06.2014 tarihinden itibaren, işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, b.Davacı ... için ödenen 8.333,00 TL geçici ödemenin davalılar ..., ... yönünden kaza tarihi olan 08.05.2014 tarihinden, davalı ...Ş yönünden dava tarihi olan 06.06.2014 tarihinden itibaren, geçici ödemenin yapıldığı 28.03.2016 tarihine kadar işleyen yasal faizinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, c.Davacı ... için ödenen 10.000,00 TL geçici ödemenin,davalılar ..., ... yönünden, kaza tarihi olan 08.05.2014 tarihinden, davalı ...Ş yönünden dava tarihi olan 06.06.2014 tarihinden, geçici ödemenin yapıldığı 01.10.2020 tarihine kadar işleyen yasal faizinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-a.Davacı ... için 97.633,64 TL maddi tazminatın, davalılar ..., ... yönünden kaza tarihi 08.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek, davalı ...Ş yönünden sigorta limiti olan 39.368,28TL ile sınırlı olmak üzere dava tarihi olan 06.06.2014 tarihinden itibaren, işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, b.Davacı ... için ödenen 4.166,00 TL geçici ödemenin davalılar ..., ... yönünden kaza tarihi olan 08.05.2014 tarihinden, davalı ...Ş yönünden dava tarihi olan 06.06.2014 tarihinden itibaren, geçici ödemenin yapıldığı 28.03.2016 tarihine kadar işleyen yasal faizinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, c.Davacı ... için ödenen 5.000,00 TL geçici ödemenin, davalılar ..., ... yönünden, kaza tarihi olan 08.05.2014 tarihinden, davalı ...Ş yönünden dava tarihi olan 06.06.2014 tarihinden, geçici ödemenin yapıldığı 01.10.2020 tarihine kadar işleyen yasal faizinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-a.Davacı ... için 100.010,93 TL maddi tazminatın, davalılar ..., ... yönünden kaza tarihi 08/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek, davalı ...Ş yönünden sigorta limiti olan 40.326,87TL ile sınırlı olmak üzere dava tarihi olan 06.06.2014 tarihinden itibaren, işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, b.Davacı ... için ödenen 4.166,00 TL geçici ödemenin, davalılar ..., ... yönünden kaza tarihi olan 08.05.2014 tarihinden, davalı ...Ş yönünden dava tarihi olan 06.06.2014 tarihinden itibaren, geçici ödemenin yapıldığı 28.03.2016 tarihine kadar işleyen yasal faizinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, c.Davacı ... için ödenen 5.000,00 TL geçici ödemenin, davalılar ..., ... yönünden, kaza tarihi olan 08.05.2014 tarihinden, davalı ...Ş yönünden dava tarihi olan 06.06.2014 tarihinden, geçici ödemenin yapıldığı 01.10.2020 tarihine kadar işleyen yasal faizinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-a.Davacı ... için 36.195,98 TL maddi tazminatın, davalılar ..., ... yönünden kaza tarihi 08/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek, davalı ...Ş yönünden sigorta limiti olan 14.595,11TL ile sınırlı olmak üzere dava tarihi olan 06.06.2014 tarihinden itibaren, işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, b.Davacı ... için ödenen 4.166,00 TL geçici ödemenin, davalılar ..., ... yönünden kaza tarihi olan 08.05.2014 tarihinden, davalı ...Ş yönünden dava tarihi olan 06.06.2014 tarihinden itibaren, geçici ödemenin yapıldığı 28.03.2016 tarihine kadar işleyen yasal faizinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, c.Davacı ... için ödenen 5.000,00 TL geçici ödemenin, davalılar ..., ... yönünden, kaza tarihi olan 08.05.2014 tarihinden, davalı ...Ş yönünden dava tarihi olan 06.06.2014 tarihinden, geçici ödemenin yapıldığı 01.10.2020 tarihine kadar işleyen yasal faizinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-a-Davacı ... için 1.999,37 TL maddi tazminatın, davalılar ..., ... yönünden kaza tarihi 08.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek, davalı ...Ş yönünden sigorta limiti olan 806,20TL ile sınırlı olmak üzere dava tarihi olan 06.06.2014 tarihinden itibaren, işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, b.Davacı ... için ödenen 4.166,00 TL geçici ödemenin davalılar ..., ... yönünden kaza tarihi olan 08.05.2014 tarihinden, davalı ...Ş yönünden dava tarihi olan 06.06.2014 tarihinden itibaren, geçici ödemenin yapıldığı 28.03.2016 tarihine kadar işleyen yasal faizinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, c.Davacı ... için ödenen 5.000,00 TL geçici ödemenin,davalılar ..., ... yönünden, kaza tarihi olan 08.05.2014 tarihinden, davalı ...Ş yönünden dava tarihi olan 06.06.2014 tarihinden, geçici ödemenin yapıldığı 01.10.2020 tarihine kadar işleyen yasal faizinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, C-Davacılar tarafından davalılar ..., ... aleyhine açılan manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile; 1.Davacı ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2.Davacı ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3.Davacı ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4.Davacı ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 5.Davacı ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar, davalı ... Dış Ticaret Taahhüt ve Yatırım A.Ş. ve davalı ...Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kendisini vekil ile temsil ettiren davacıların her biri yararına ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmediğini, davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat miktarlarının davaya konu olay ve neticeleri ile karşılaştırıldığında son derece düşük ve yetersiz olduğunu beyanla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi tarafından hazırlanan raporda müteveffanın kız ve erkek çocukları için destek sonu yaşlarının 25 olarak esas alındığını, müteveffanın kızı davacı ...'ın güncel nüfus kaydında görüleceği üzere evlendiğini, bilirkişi raporunda ise evli olduğu ve dosyada öğrenci belgesi bulunmadığı halde, üniversite öğrencisi olduğu beyan edilerek 25 yaşına kadar destek verildiğini, müteveffanın kızı 25 yaşından önce evlenmiş ya da mezun olmış olabileceğinden bilirkişice yapılması gerekenin Ayşe’nin evlilik tarihini ve öğrenci belgesinin sunulup sunulmadığını dikkate alarak hesaplama yapmak, diğer çocuklar yönünden ise kız çocuğu için 22, erkek çocuğu için 18 yaşını baz almak olduğunu, bilirkişinin bu hususları dikkate almaksızın yaptığı hesaplamanın hatalı ve fahiş nitelikte olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 3.Davalı ...... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın müvekkili yönünden esastan reddedilmesine rağmen nispi yerine maktu vekalet ücretine hükmedildiğini ve ayrı ayrı reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri açısından vekalet ücretinde de ayrı ayrı kalemler olarak değil tek bir kalem üzerinden vekalet ücretine hükmedildiğini, dolayısıyla ilgili kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilmesi gerektiğini beyanla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortalının iş kazası nedeniyle vefat etmesi sonucu yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55 inci, 74 üncü ve 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Davacılar vekilinin çocuklar için hükmedilen manevi tazminata, davalı ...Ş. vekilinin çocuklar için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrasına göre, “Bölge adliye mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beş bin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beş bin” ibaresi 6763 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir. Mülga 5521 sayılı Kanun'un, 6763 sayılı Kanun 5 inci maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür. 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8 inci maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3 üncü maddede, 6100 sayılı HMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca, bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK Ek madde 1 hükmüne göre de, 362 nci maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir. HMK 362/2 nci maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir” HMK 366 ncı maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346 ncı madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtay’a gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. - 1990/4 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verebilecektir. Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelemesi sonucu bölge adliye mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016 - 01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL ve 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL; 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi arası için 72.07000 TL, 01.01.2021 tarihi sonrası için 78.630,00 TL, 01.01.2022 tarihi sonrası için 107.090,00 TL’dir. Bu tür davalarda, 6100 sayılı HMK’nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır. Belirtilen açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, temyize konu tutarın yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla davacılar ve davalı ...Ş. vekillerinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2. Davacıların ve davalı ... .. A.Ş. vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davalı ... A.Ş. vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. Gerek mülga BK’nın 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı TBK’nın 56 ncı maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hakimin manevi zarar adı ile ölenin yakınlarına verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. 3.Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. 4.Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370) 5.Somut olayda davacı eş lehine hükmedilen 40.000,00 TL manevi tazminat az olmuştur. 6.Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 7. O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. VI. KARAR: Açıklanan sebeplerle; 1.Davacılar vekilinin çocuklar için hükmedilen manevi tazminata, davalı ...Ş. vekilinin çocuklar için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2.Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, 2. Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.