Başvuru, taşınmaz hissesinin kamulaştırılarak idare adına tescil edilmesinin ardından açılan tapu iptali ve tescil davasında terditli talepler bulunmasına karşın Mahkemenin asıl talep hakkında bir değerlendirme yapmadan ikinci talep hakkında hüküm kurması ve asıl talebe ilişkin değerlendirmenin karar düzeltme aşamasında yapılması nedenleriyle adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, taşınmaz hissesinin kamulaştırılarak idare adına tescil edilmesinin ardından açılan tapu iptali ve tescil davasında terditli talepler bulunmasına karşın Mahkemenin asıl talep hakkında bir değerlendirme yapmadan ikinci talep hakkında hüküm kurması ve asıl talebe ilişkin değerlendirmenin karar düzeltme aşamasında yapılması nedenleriyle adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 16/8/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 14/4/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 5/6/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Adalet Bakanlığına (Bakanlık) başvuru konusu olay ve olgular bildirilmiş, başvuru belgelerinin bir örneği görüş için gönderilmiştir. Bakanlığın 14/8/2015 tarihli görüş yazısı 27/8/2015 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiş, başvurucu vekili Bakanlık cevabına karşı beyanlarını ibraz etmemiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun, Ankara ili Çankaya ilçesi Dikmen Mahallesi 154 numaralı parselde bulunan taşınmazdaki hissesi kamulaştırılarak 11/7/1991 tarihinde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı adına tescil edilmiştir. Ankara Büyükşehir Belediyesi Encümeninin 10/1/2008 tarihli kararıyla onaylanan 81210 sayılı parselasyon planı ile bu işlemin dayanağı olan Dikmen Vadisi ve Etaplarla ilgili 1/1000 ölçekli uygulama planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonunun kabulüne ilişkin Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclisi kararları ile Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı kararının iptali istemiyle 7/4/2008 tarihinde Ankara İdare Mahkemesinde dava açılmıştır. Mahkemenin 13/5/2009 tarihli ve E.2008/363, K.2009/594 sayılı ilamıyla; alınan bilirkişi raporunda dava konusu idari işlemlerin planlama mevzuatına aykırılıklar içerdiği, anılan planlarda yeşil alan ve kültür alanı olarak ayrılan alanların çelişkili olduğu, bu bağlamda hangi alanların kültür alanları ve yeşil alan kullanımına ayrıldığı konusunda belirsizliklerin bulunduğu, davalı idarenin kentsel dönüşüm ve gelişime ilişkin mevzuatı doğru yorumlamadığı, bu mevzuatın imar mevzuatı yerine kullanılmaya çalışıldığı, bu nedenle yetki sınırlarının aşıldığı yönünde tespitlere yer verildiği, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu belirtilerek dava konusu idari işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Karar temyiz edilmemiş ve kesinleşmiştir. Başvurucu; 2/5/2011 tarihinde Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tapu iptali ve tescil davasında Ankara ili Çankaya ilçesi Dikmen Mahallesi 154 numaralı parselde bulunan taşınmazdaki hissesinin davalı idare tarafından kamulaştırılarak 11/7/1991 tarihinde idare adına tescil edildiğini ancak söz konusu tescile dayanak olan kamulaştırma kararının Ankara İdare Mahkemesinin E.2008/363 sayılı kesinleşen kararı ile iptal edildiğini, davalı Ankara Büyükşehir Belediyesinin 15/5/2009 tarihli kararıyla kamulaştırmalardan tek taraflı olarak vazgeçtiğini belirterek tescilin yolsuz hâle geldiğinin kabul edilmesini, idarenin kamulaştırma için ödediği bedelin iadesi ile taşınmazdaki ilgili hissenin kendisi adına tesciline karar verilmesini, aksi kanaat hâlinde 4/11/1983 tarihli 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun maddesi uyarınca taşınmaz üzerinde geri alma hakkının kabul edilmesini, taşınmazın adına tescil edilmesini ve idarenin müdahalesinin menine karar verilmesini talep etmiştir. Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinin 8/3/2012 tarihli ve E.2011/131, K.2012/78 sayılı kararında " ...Ankara İdare Mahkemesince verilen iptal kararını müteakip 5998 sayılı Kanun’un maddesinde yapılan değişiklik ile; Büyükşehir Belediye sınırları dâhilinde Kentsel Dönüşüm Alanı ilan etme yetkisinin Büyükşehir Belediyelerine verildiği ve Bakanlar Kurulu’nun 7/7/2010 tarihli 2010/670 sayılı kararının 13/7/2010 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe girdiği, bu karar gereğince Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin almış olduğu 16/7/2010 tarihli 2199 sayılı kararı ile 1/5000 ölçekli Dikmen Vadisi son etap Kentsel Dönüşüm ve Gelişim proje alanı sınırı önerisinin onayına ilişkin İmar ve Bayındırlık Komisyonunun raporunun kabul edildiği bilahare aynı meclisin 13/08/2010 tarihli 2496 sayılı kararı ile 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının onayına ilişkin İmar ve Bayındırlık Komisyonunun raporunun kabul edilmesi ile taşınmazın kamulaştırma amacına uygun olarak kullanılabileceği ve davaya konu taşınmazdaki tüm hisselerin henüz kamulaştırılmamış olması nedeni ile beş yıllık geri alım süresinin başlamadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Başvurucu, temyiz dilekçesinde geri alma talebinden vazgeçtiği hususunu da belirtmiştir. Yargıtay Hukuk Dairesinin 19/2/2013 tarihli ve E.2012/22665, K.2013/2467 sayılı ilamı ile "...Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına" hükmedilmiştir. Başvurucu; temyiz dilekçesinde geri alma hakkından vazgeçtiğini belirtmesine karşın bu durumun dikkate alınmadığını, açtığı davanın tapu iptali ve tescil davası olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Aynı Dairenin 17/6/2013 tarihli ve E.2013/12098, K.2013/12637 sayılı ilamı ile "...Dava konusu edilen 154 parsel sayılı taşınmazdaki davacıya ait hissenin kamulaştırılmasına ilişkin işlem kesinleşmiştir. Bu nedenle, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun maddesi uyarınca yolsuz tescil nedeniyle tapu iptali ve tescil isteminin koşulları oluşmadığı gibi Kamulaştırma Kanunu’nun maddesine göre geri alma şartlarının da mevcut olmadığı tüm dosya kapsamı ile sabittir..." gerekçesiyle karar düzeltme istemi de reddedilmiştir. Karar başvurucuya 2/8/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir Başvurucu 16/8/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 22/11/2011 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Tescil" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır." 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Kentsel dönüşüm ve gelişim alanı” kenar başlıklı maddesinin ilgili kısımları şöyledir: “(Değişik: 17/6/2010-5998/1 md.) Belediye, belediye meclisi kararıyla; konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilir. Bir alanın kentsel dönüşüm ve gelişim alanı olarak ilan edilebilmesi için yukarıda sayılan hususlardan birinin veya bir kaçının gerçekleşmesi ve bu alanın belediye veya mücavir alan sınırları içerisinde bulunması şarttır. Ancak, kamunun mülkiyetinde veya kullanımında olan yerlerde kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilebilmesi ve uygulama yapılabilmesi için ilgili belediyenin talebi ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca bu yönde karar alınması şarttır. … Büyükşehir belediye ve mücavir alan sınırları içinde kentsel dönüşüm ve gelişim projesi alanı ilan etmeye büyükşehir belediyeleri yetkilidir. Büyükşehir belediye meclisince uygun görülmesi halinde ilçe belediyeleri kendi sınırları içinde kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilir.” 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun maddesi şöyledir: " Yargıtay kararlarına karşı tefhim veya tebliğden itibaren 15 gün içinde aşağıdaki sebeplerden dolayı karar düzeltilmesi istenebilir; 1- Temyiz dilekçesi ve kanuni süresi içinde verilmiş olması şartiyle karşı tarafın cevap dilekçesinde ileri sürülüp hükme etkisi olan itirazların kısmen veya tamamen cevapsız bırakılmış olması, 2- Yargıtay kararında birbirine aykırı fıkralar bulunması, 3- Yargıtay incelemesi sırasında hükmün esasını etkileyen belgelerde bir hile veya sahteliğin ortaya çıkması. 4- Yargıtay kararının usul ve kanuna aykırı bulunması, Yargıtay evvelce cevapsız bırakılan itirazları kendi görüşüne göre hükme etki yapacak nitelikte bulmazsa karar düzeltilmesi isteği üzerine vereceği kararda bu itirazları reddederken herbiri hakkında gerekçe göstermek zorundadır ."