14. Hukuk Dairesi 2014/2512 E. , 2014/5111 K. "" MAHKEMESİ : Erzin Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 18/12/2012 NUMARASI : 2011/24-2012/275 Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.01.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.12.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra d…
**14. Hukuk Dairesi 2014/2512 E. , 2014/5111 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Erzin Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 18/12/2012 NUMARASI : 2011/24-2012/275 Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.01.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.12.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesi gereğince dava konusu taşınmazın davalı adına oluşturulan tapu kaydının iptali ile H.. H.. adına tescili isteğine ilişkindir. Davalı, çekişme konusu taşınmazı tapu kaydına güvenerek satın aldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın evveliyatının mera olduğu ve 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesinde yazılı koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiş aynı zamanda adli yardım talebinde bulunmuştur. 1-6100 sayılı HMK'nın 336/3. maddesinde adli yardım talebinin kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtay'a da yapılabileceği belirtilmiş, aynı Kanunun 337/1. maddesinde de duruşma yapılmaksızın talep hakkında karar verilebileceği hükme bağlanmıştır. Temyiz dilekçesine eklemiş olduğu belgelerden davalının, kendisinin ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin temyiz harç ve giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu kanaatine ulaşıldığından, başka bir deyişle HMK'nın 334/1. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleştiği anlaşıldığından, davalının adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. 2- Davalının, davanın kabulüne ilişkin temyiz itirazlarına gelince; İmar planı içindeki meralar planın onayıyla birlikte hukuki bakımdan meralık vasfını yitireceğinden, bu yerlerden genel hizmete ayrılanların (yol, park, yeşil saha, gibi) belediye veya özel idareye bedelsiz terkini gerekir. İmar planında genel hizmetler dışında özel mülkiyete konu olabilecek konut, sanayi ve ticaret alanı olarak belirlenmiş alanlarda kalan meralar bu vasıflarını yitirmeleri halinde H.. H.. adına tescili gerekir. (Danıştay 1. Dairesinin 1988/328 Esas 1989/19 Karar sayılı mütalaası) Belediye adına tescili gerekmeyen yerler belediye veya gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri adına tescil edilmiş ise "Yolsuz Tescil" olacağından H.. H.. her zaman bu iddia ile dava açabilir. Ne var ki, başlangıçtaki tescil işlemi yolsuz tescil olsa da 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesi hükmü koşulların oluşması halinde tescilin belediye veya gerçek ya da özel hukuk tüzel kişileri adına devam etmesi olanağı sağladığından, artık burada 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesi şartları üzerinde durulması gerekir.