11. Hukuk Dairesi 2012/14208 E. , 2013/14491 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/06/2012 tarih ve 2011/206-2012/200 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları
**11. Hukuk Dairesi 2012/14208 E. , 2013/14491 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/06/2012 tarih ve 2011/206-2012/200 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı ...'ün maliki, diğer davalı ...'ın sürücüsü olduğu... plakalı araçla nakliyesi yapılan yağ cinsi emtianın müvekkili tarafından nakliyat emtia sigortası ile sigortalandığını, davalılara teslim edilen emtianın davalı ...'ın beyanına göre 15.03.2009 tarihinde çalındığını, 25.03.2009 tarihinde kasası boş bir şekilde bulunduğunu, olay nedeniyle 36.926,00 TL hasar tazminatının 11.06.2009 tarihinde sigortalısına ödendiğini ileri sürülerek, 36.926,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren uygulanacak avans faiziyle birlikte müteselsil olarak davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı ... vekili, müvekkilinin sahibi bulunduğu 34 DE 9930 plakalı aracı 30.09.2009 tarihinde diğer davalı ...'a haricen satıp, teslim ettiğini, teslimden birkaç gün sonra müvekkilinin Cumhuriyet Savcılığınca telefonla arandığını, bu görüşmeden birkaç gün sonra aracın Nusaybin'de yakalandığını, davalı ...'ın araç bedelini ödememesi nedeniyle müvekkilinin yetkili makamlara başvurarak aracı teslim aldığını, müvekkilinin taşıma işiyle alakasının bulunmadığını, davalı ...'ın müvekkilini dolandırarak aracı satın alıp, daha sonra yük hırsızlığı yaptığı savunarak davanın reddi talep edilmiştir. Davalı ... usulüne uygun tebligata rağmen yargılamaya katılmamıştır. Mahkemece, davacı tarafından sigortalanan emtianın 14.03.2009 tarihinde şoförü ... olan taşıyıcı ...'e ait... plakalı kamyona yüklendiği, davalı ... 'in belirtilen kamyonu Hasan'a haricen satması nedeniyle taşıma işiyle bağlantısının olmadığını savunmakta ise de, araçla yurtiçi taşımacılık yapma yetkisi veren K1 belgesinin, taşıma işine konu emtiaya ilişkin düzenlenen fatura ve sevk irsaliyesinin, vergi kaydının ve motorlu araç tescil belgesinin davalı ... adına olması sebebiyle bu savunmasına itibar edilmediği, davalı taşıyıcının TTK 784. maddesi gereğince ziyadan sorumlu olduğu, davalı ...' ın ise haksız fiil hükümleri gereğince zarardan sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 36.926,00 TL'nin müteselsil olarak davalılardan tahsiline ve alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir. Kararı, davalılardan ... vekili temyiz etmiştir. Dava, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mümeyyiz davalı taşıyıcı olmadığını, aracı olay tarihinden önce haricen ...'a sattığını savunmuş ve bunun delili olarak da olay tarihinden önce ...'a verdiği vekaletnameye ve ceza dosyası içeriğine dayanmıştır. Her ne kadar 2918 sayılı Yasa uyarınca harici satım işletenin değişmesi sonucunu doğurmaz ise de; somut uyuşmazlıkta araçta taşınan yük hasarı dava konusu edildiğinden ve bu durumda mümeyyiz davalının sorumluluğu 2918 sayılı Yasa'ya değil, genel hükümlere tabi bulunduğundan, mümeyyiz davalının tazminattan sorumlu tutulabilmesi için taşıyıcı olduğunun davacı tarafça kanıtlanması gerekir. Mümeyyiz davalının delil olarak dayandığı Kızılcahamam Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2009/180 Esas, 2010/77 Karar sayılı ilamında ...'ın kendi aracı ile söz konusu eylemi gerçekleştirdiği sonucuna varıldığından mahkemece o davada verilen kararın işbu dava bakımından bağlayıcı olacağı, daha doğru bir deyişle ile kuvvetli delil niteliğinde olacağı gözönünde bulundurularak, ceza davasının neticesinin kesinleşmesinin beklenilmesi ve ona göre mümeyyiz davalı hakkındaki davayı neticelendirmek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'e iadesine, 08.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.