(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/11541 E. , 2009/5567 K. "" Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere ... kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde o…
**(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/11541 E. , 2009/5567 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere ... kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili davalı ile müvekkili arasında 15.09.2003 tarihli bir bayilik sözleşmesi ve bunun mütemmim cüz’ü şeklinde bir protokol imzalandığını, buna göre davalıya yıllık 1300 m³ akaryakıt alım taahhüdü karşılığı kredi verildiğini ve taahhüdün alınmayan kısmı için m³ başına 20,-USD cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığını; davalının yıl içinde sadece 596 m³ alım yaptığını, eksik alım miktarından %20’lik indirim yapılması sonucu hesaplanan 8.880,-USD.nin tahsili için girişilen takibe davalı yanca itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının %40 oranında icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı mahkemenin yetkisine itiraz ettikten sonra; geçerli olan sözleşmenin 15.09.2003 tarihli bayilik sözleşmesi olduğunu, bundan önceki tarihte düzenlenen tarihsiz protokolün, sözleşmenin eki niteliğinde olmadığını, protokolden vazgeçilmesi nedeniyle davacı yanca protokolün imzalanmadığını; davacıya gönderilen ihtarda 1300 m³’lük alım hakkından vazgeçildiğini, protokole eklenen ceza koşulunun uygulamadan kaldırıldığının bildirildiğini, davacının bu konuda verdiği sözlere aykırı olarak takibe giriştiğini; bir köyde kurulu bulunan davalı işletmesinde bu miktarda akaryakıt satılmasının mümkün olmadığını davacının da bildiğini, satış imkansızlığının mücbir sebep sayılacağını, taahhüt süresi olan bir yılın geçmesinden sonra cezai şartın istenemeyeceğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuş, alacağın likit olmadığını ileri sürerek icra inkar tazminatına hükmedilmemesi ve kötüniyetli davalının tazminata mahkum edilmesini istemiştir.