5. Ceza Dairesi 2009/13296 E. , 2010/5895 K. "" Reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçundan sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda; reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkümiyetine dair, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.02.2008 ve 2004/309 Esas, 2008/113 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle …
**5. Ceza Dairesi 2009/13296 E. , 2010/5895 K.** **"İçtihat Metni"** Reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçundan sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda; reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkümiyetine dair, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.02.2008 ve 2004/309 Esas, 2008/113 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Anayasa Mahkemesinin 23.11.2005 günlü 2005/103-89 sayılı kararı ile 5237 sayılı Yasanın 104/2. maddesinin iptal edilmesi karşısında, reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunan sanığın eyleminin aynı Yasanın 104. madesinin 1. fıkrası kapsamında kaldığı, bu suç şikayete tabi olup, zarar gören gerçek kişi şikayetçi olduğundan 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddelerine göre uzlaşma kapsamında kaldığı, uzlaşmanın da bir kovuşturma şartı olduğu, 5560 sayılı Kanunun 24. maddesi ile değişik CMK.nun 253. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmiş ise de, lehe yasa ve müktesep hak hükümleri nazara alınarak öncelikle uzlaştırma işlemi yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.