8. Hukuk Dairesi 2022/1678 E. , 2024/6856 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/18 E., 2021/75 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davalılar Hazine ve Kadastro Müdürlüğüne yönelik davanın pasif husumet yokluğundan reddine, dahili davalılara yönelik davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün dahili davalı ... vekili tarafından duruşm
**8. Hukuk Dairesi 2022/1678 E. , 2024/6856 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/18 E., 2021/75 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davalılar Hazine ve Kadastro Müdürlüğüne yönelik davanın pasif husumet yokluğundan reddine, dahili davalılara yönelik davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün dahili davalı ... vekili tarafından duruşma talepli olarak temyizi üzerine duruşma talebi değerden reddedilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, Tekirdağ ili Malkara ilçesi Kürtüllü Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 1285 parsel sayılı 62.700,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 119 ada 19 parsel numarasıyla ve 57.938,83 metrekare yüzölçümlü olarak; dahili davalı ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 1286 parsel sayılı 106.100,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 119 ada 18 parsel numarasıyla ve 102.097,60 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı ... dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında adına kayıtlı bulunan taşınmazın yüzölçümünün azaldığını ileri sürerek, dava açmıştır. Davalı ... vekili; müvekkilinin hissedarı olduğu taşınmazda ve ada bazında yüzölçümde azalmanın olduğunu, müvekkiline ait taşınmazın sınırı ile ilgili davacının iddiası ve talebinin olmadığını, dava konusu taşınmazların geldisi tesis kadastrosu parseli olan 484 sayılı taşınmazın ifrazı sonucu oluşan taşınmazların hiçbirinde tesis kadastrosu paftası ile uygulama paftasının birebir örtüşmediğini, rızai olarak ifraz edilen ana taşınmaz sınırlarında hiç bir değişiklik olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine dair verilen karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "eksik araştırma ile hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu belirtilerek; öncelikle eksik belgelerin ilgili yerlerden getirtilerek dosya arasına alınması, davacı tarafa çekişmeli 119 ada 18 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıt malikini davaya dahil etmesi için süre ve imkan tanınması, bundan sonra harita mühendisi ile jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi sıfatına sahip bilirkişilerin de dahil olduğu, üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle inceleme ve araştırma yapılarak denetime elverişli rapor alınması, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "incelenen 1955, 1965 ve 1971 tarihli hava fotoğraflarında dava konusu taşınmazlar arasında sabit sınırın bulunmadığı, uygulama kadastrosu paftasının hatalı olduğu, dava konusu taşınmazların geldi tesis kadastro parselinin hükmen ifrazıyla oluşan krokinin dikkate alındığı; Hazinenin komşu parsel maliklerinden olmadığı, davalı parsel malikleri lehine sınır değişikliği olduğu" gerekçesiyle davalılar Hazine ve Kadastro Müdürlüğüne yönelik davanın pasif husumet yokluğundan reddine, dahili davalılara yönelik davanın kabulüne, çekişmeli 119 ada 18 ve 19 parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastro tespitlerinin iptali ile 119 ada 18 parsel sayılı taşınmazın 01.10.2021 havale tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 5.136,03 metrekarelik bölümünün ifrazı ile 119 ada 19 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle bu taşınmazın 63.074,86 metrekare; 119 ada 18 parsel sayılı taşınmazın ise 96.961,57 metrekare yüzölçümlü olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup dahili davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL'nin peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.