7. Hukuk Dairesi 2011/2834 E. , 2011/8280 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafça istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece görülen davanın açılmasına esas ortaklığın giderilmesi davası sırasında muhdesatın davacı tarafça meydana getirilip getirilmediği yönünde bir uyuşmazlık
**7. Hukuk Dairesi 2011/2834 E. , 2011/8280 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafça istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece görülen davanın açılmasına esas ortaklığın giderilmesi davası sırasında muhdesatın davacı tarafça meydana getirilip getirilmediği yönünde bir uyuşmazlık olmadığı, bu nedenle davada hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir. Duraksamadan belirtmek gerekir ki;taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesinde muhtesatın maliklerden biri veya birkaçına ait olduğuna ilişkin kayıt bulunması veya tüm taşınmaz maliklerinin muhtesatın belirli bir veya birkaç malik tarafından kendi adına ve hesabına meydana getirildiğini oybirliği ile kabul etmeleri halinde, ortaklığın giderilmesi davasına bakan mahkemenin taşınmaz satış bedelinin paylaştırma oranını belirlerken muhtesata isabet edecek satış bedelinin sadece bu muhtesatı meydana getiren malik veya maliklere verilmesini sağlayacak şekilde oranlama yapması ve buna göre hüküm vermesi, tapu kütüğünde muhtesata ilişkin bir kayıt yoksa veya taşınmaz malikleri arasında bu konuda oybirliği sağlanamazsa mahkemenin bu konuyu ön mesele yapması gerekir. Ayrıca bu tür tespit davaları taşınmazın aynı ile ilgili olmadığından taşınmaz malikleri arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmamaktadır. Bu hukuki olgunun doğal sonucu olarak muhtesat aidiyetinin tespiti davalarında ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında muhtesatın davacı tarafça meydana getirildiği açıkça kabul edenler dışında kalan ve muhtesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olan tüm tapu maliklerinin davada taraf olmaları zorunludur. Şu halde yerleşik uygulamanın aradığı koşul, bu konuda uyuşmazlık bulunmamasından ziyade muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin ortaklığın giderilmesi davası sırasında diğer paydaşlarca açıkça kabul edilip edilmediğidir. Somut olaya gelince, taraflar arasında görülen ortaklığın giderilmesi davasında tüm paydaşların az yukarıda açıklandığı gibi muhdesat yönünden sağlanmış bir oybirliği bulunmadığı gibi, bir kısım paydaşların muhdesatların davacı tarafça meydana getirildiğine ilişkin açık kabulleri de bulunmamaktadır. Hal böyle olunca davacı tarafın görülen davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir. O halde; hukuki yararın var olduğu kabul edilerek davanın esasına girilmeli, taraflarca gösterilen ve gösterilecek tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece davanın esasına girilmesi gerekirken delillerin taktirinde yanılgıya düşülerek ve yersiz gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 20.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.