9. Ceza Dairesi 2023/14143 E. , 2024/4595 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/254 E., 2023/301 K. Katılan mağdur vekilinin verdiği süre tutum dilekçesinde herhangi bir temyiz gerekçesi göstermediği gibi gerekçeli karar tebliğinden sonra ayrıca gerekçeli temyiz dilekçesi de sunmadığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca …
**9. Ceza Dairesi 2023/14143 E. , 2024/4595 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/254 E., 2023/301 K. Katılan mağdur vekilinin verdiği süre tutum dilekçesinde herhangi bir temyiz gerekçesi göstermediği gibi gerekçeli karar tebliğinden sonra ayrıca gerekçeli temyiz dilekçesi de sunmadığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR 1.Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İnegöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.12.2021 tarihli ve 2020/410 Esas, 2021/445 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi sonucunda bu suçtan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü ve 62 nci maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 26.04.2023 tarihli ve 2023/1005 Esas, 2023/2511 Karar sayılı kararıyla, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe kısmında sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edildiği belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında alt sınırdan uygulama yapılmak suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulmasının hukuka aykırı olduğundan bahisle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.