7. Ceza Dairesi 2023/15415 E. , 2024/6517 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/228 E., 2022/1113 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir
**7. Ceza Dairesi 2023/15415 E. , 2024/6517 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/228 E., 2022/1113 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; atılı suçu işlemediğine, sigaraların kişisel kullanım amacıyla iş yerinde ve ikamette bulunduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve re'sen gözetilecek diğer sebeplere ilişkindir. II. GEREKÇE Farklı bir soruşturma kapsamında alınmış iş yeri ve ikamette arama kararlarına istinaden sanık tarafından işletildiği anlaşılan "..." isimli iş yerinde, sanığın iş yerinde bulunduğu sırada yapılan aramada, tezgah altında bulunan karton kutuda farklı markalara ait 63 paket, sanık tarafından da ikamet olarak kullanıldığı dosyada mevcut kolluk araştırmasından anlaşılan ikamette ise malzemelik olarak ayrılmış bir odada 12 karton olmak üzere toplam 183 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanığın aşamalardaki savunmasında; atılı suçlamaları kabul etmediğini, kızının ve dünürünün içmesi amacıyla bulundurduğunu, satma amacı olmadığını beyan ettiği görülmüştür. İlk Derece Mahkemesi tarafından sanığın savunmasına itibar edilmediği ve suçun sübuta erdiği sabit görülerek sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın ve katılan ... İdaresi vekilinin istinaf başvuruları üzerine dosya üzerinden yapılan ilk yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından lehe yasal düzenlemelerin ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43 üncü maddesinin değerlendirilmesi için hükmün bozulmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma sonrası yapılan yargılamada lehe hükümlerin tatbik edilmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi bakımından değerlendirilme yapılması sonrası sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmıştır. Kararın sanık ve katılan ... İdaresi tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılarak yapılan yargılamada; sanık hakkında kaçakçılık suçundan mükerrir olduğundan bahisle önceden uygulanan etkin pişmanlık hükümleri uygulanmadan mahkûmiyet kararı verildiği, kararın sanık tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır. Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Olayın oluş biçimi, sanığın yakalanma şekli, aşamalardaki savunması ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Dosya içerisinde yer alan 14.05.2019 tarihli makbuz aslından, sanık tarafından gümrüklenmiş değerin iki katı olan meblağın ödendiğinin görüldüğü, sanığın adli sicil kaydında bulunan ve Mahkemece 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına da engel kabul edilen ilâmın 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un (4733 sayılı Kanun) 8 nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında bulunduğu, 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, “(2) Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır. (3) İkinci fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemede belirtildiği üzere, etkin pişmanlık hükümlerinden istifade şartı olarak failin kaçakçılık suçundan mükerrir olmaması gerektiği, sanığın tekerrüre esas ilâmının 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçu olduğu, kaçakçılık suçu olmadığı gözetilmeksizin etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına engel kabul edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2.Sanığın tekerrüre esas adlî sicil kaydının 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği gözetilerek sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilâmla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.06.2024 tarihinde karar verildi.