11. Hukuk Dairesi 2011/14116 E. , 2012/20329 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/07/2011 tarih ve 2009/712-2011/391 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları …
**11. Hukuk Dairesi 2011/14116 E. , 2012/20329 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/07/2011 tarih ve 2009/712-2011/391 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının, şirkete ortak olurken koymayı taahhüt ettiği sermayeyi ödemediğini, daha sonra sahip olduğu 18.000 hissenin 17.595 adedini diğer ortak ...'nın oğlu ...'ya devrettiğini ancak ana sözleşme gereğince tamamı devredilemediği için 405 hisseyi uhdesinde tuttuğu ve ana sözleşme gereğince 405 hissenin 2 yıllık süre bitiminde hiç bir bedel talep edilmeden devredilmesinin kararlaştırıldığını, davalının buna ilişkin taahhütnameyi imzaladığı halde bu taahhüdünü yerine getirmediğini, ayrıca diğer ortaklara karşı olumsuz tavırlar sergileyerek ortaklar arasına nifak soktuğunu ve şirketin gelişmesini engellediğini, bu nedenlerle 17.02.2009 tarihli toplantı ile davalının ortaklıktan çıkartılması yönünde karar alınarak noter marifetiyle davalıya bildirildiğini, davalının kararı kabul etmeyerek soyut iddialarda bulunup şirketin tasfiye haline girmesine sebep olduğunu, davalının haksız olarak ortaklık hisselerini elinde bulundurduğunu ve şirketin işleyişi ve gelişmesine engel olduğunu ileri sürerek, davalının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ortaklıktan çıkarılma sebeplerinin gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının TTK madde 551 düzenlemesi çerçevesinde mahkemece şirketten çıkarılması için gerekli şartların olayda gerçekleştiği ve davalı hakkında çıkarılma kararı verilebileceği kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, limited şirkette ortaklıktan çıkarılma istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulü ile davalının, davacı şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmiştir. Ancak, davacı vekili dava dilekçesinde, davalının şirkete koymayı taahhüt ettiği sermaye borcunu ödemediğini, olumsuz tavırlarıyla şirket ortakları arasına nifak soktuğunu ve şirketin işleyişi ve gelişmesine engel olduğunu ileri sürerek davalının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mülga 6762 sayılı TTK'nun 529. maddesi uyarınca, noter marifetiyle ve on beş günden aşağı olmamak üzere tayin edilecek müddetlerle iki defa yapılan ihtara rağmen sermaye koyma borcunu ödemeyen ortak, şirketten çıkarılabilebileceği gibi, 551. maddesi uyarınca da, esas sermayenin yarısından fazlasına sahip bulunan şirket ortaklarının mutlak ekseriyeti tarafından muvafakat edilmek şartıyla şirketin, muhik sebeplerden dolayı bir ortağın şirketten çıkarılmasını mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta, TTK’nun 529. maddesindeki şekil şartları yerine getirilmemiş olup, 551. maddesi uyarınca, muhik sebep olarak ileri sürülen hususlar da ispatlanamadığı gibi, TTK.’nun 187. maddesine göre, şirket maksadının husulünü imkansız kılacak hususlar da davacı tarafça ispatlanamamıştır. Bu durumda, davanın reddine karar vermek gerekirken, kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.