7. Hukuk Dairesi 2016/19043 E. , 2016/17764 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, feshin geçerli bir nedeni bulunmadığını öne sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mah…
**7. Hukuk Dairesi 2016/19043 E. , 2016/17764 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, feshin geçerli bir nedeni bulunmadığını öne sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, davalı şirket tarafından davacının iş akdinin fesih sebebinin kuruma 04 kodu ile belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden fesih olarak bildirildiği gibi iş akdinin haklı ve geçerli nedenlerle feshedildiğine dair de herhangi bir savunmada bulunulmadığı ve delil ibraz edilmediği, kuruma bildirilen fesih sebebine göre fesih bildiriminin yazılı olarak yapıldığına ve fesih sebebinin bildirildiğine dair de herhangi bir delil ibraz edilmediği açıklanan nedenlerle feshin geçerli veya haklı nedenlerle yapıldığı davalı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.03.2007 tarih ve 2007/8-161 E., 2007/155 K. sayılı kararı ile de belirtildiği üzere adil yargılanma ve dinlenilme hakkının bir gereği olarak hakim, taraflara duruşmalarda hazır bulunmak, iddia ve savunmalarını bildirmek için imkan vermeli, tarafları usulüne uygun bir biçimde duruşmaya davet etmelidir. Fakat tarafların kendilerine tanınan bu imkana rağmen, duruşmaya gelmek zorunluluğu yoktur. Hukuk davalarında duruşmaya gelmemenin müeyyidesi, dava dosyasının işlemden kaldırılması veya yargılamanın gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilmesidir. Dava ile ilgili olan kişilerin davaya ilişkin bir işlemi öğrenebilmesi için, tebligatın usulüne uygun olarak yapılması, duruşma gün ve saatinin muhataba bildirilmesi gerekmektedir. Duruşma günü ile tebligatın çıkarıldığı tarih arasında makul bir süre olmalıdır. Aksi takdirde tarafların hukuksal dinlenme ve savunma hakkı kısıtlanmış olur. AİHM'ye göre de iç hukuktaki duruşmada hazır bulunma hakkını kullanıp kullanmamaya karar verecek olan davanın bir tarafına, duruşmaya katılma imkanı verecek şekilde duruşmanın bildirilmemesi, silahlarda eşitlik ve çekişmeli yargılama ilkelerini özünden yoksun bırakır.