4. Hukuk Dairesi 2021/27385 E. , 2024/9810 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1248 Esas - 2021/1531 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi - İstinaf Talebinin Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/218 Esas - 2021/291Karar Taraflar arasındaki yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalılar ... ile ... y
**4. Hukuk Dairesi 2021/27385 E. , 2024/9810 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1248 Esas - 2021/1531 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi - İstinaf Talebinin Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/218 Esas - 2021/291Karar Taraflar arasındaki yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalılar ... ile ... yönünden davanın husumetten reddine; davalı Kültür Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş. yönünden esastan reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'nun olay tarihinde Giresun Valisi, eşi olan diğer davacı ... 'nun Giresun Prof. Dr. A. İlhan Özdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesinde uzman doktor olarak görev yaptığını; davalıların imtiyaz sahibi, genel yayın yönetmeni ve haber müdürü olduğu www.krttv.com.tr isimli haber sitesinde yayınlanan 19.04.2020 tarihli haberde kullanılan söz ve ifadeler ile müvekkillerinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, gerçek dışı yayının basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek her bir davacı için 100.000,00 TL olmak üzere 200.000,00 TL manevi tazminatın 19.04.2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; eldeki davada İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkilleri ... ve ...'e husumet yöneltilemeyeceğini, basının sorumluluğunun görünür gerçeklik ile sınırlı olduğunu, bu kapsamda haberin görünür gerçeğe uygun olarak yapıldığını, dava konusu haberin ODA TV'den alıntı olarak yayınlandığını, davacıların kişilik haklarına saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'a göre haber müdürü olan ... ve genel yayın yönetmeni olan ...'a husumet yöneltilemeyeceği; davalı imtiyaz sahibi şirket yönünden ise yayının güncel olduğu, toplumun bilgi edinme, basının haber verme hakkı kapsamında kaldığı, habere yönelik toplumsal ilginin bulunduğu, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığı, davacıların kişilik haklarına saldırı bulunmadığı gerekçesi ile davalı Kültür Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş. yönünden davanın esastan reddine; diğer davalılar yönünden husumet nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; ... ve ...'un içerik sağlayıcı olmaları nedeniyle 5651 sayılı Kanun'a göre sorumlu olduklarını, pandemi gibi hassas bir dönemde müvekkili doktorun çalışmadığı yönünde yapılan gerçek dışı haberin saygınlığı zedelemeye yönelik olduğunu, haberin etkilerinin halen çalışma hayatlarına yansıdığını, haberin "kamu düzenini bozucu" nitelikte olduğunu, basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini, haberin ODA TV'den alınmasının sorumluluğu ortadan kaldırmayacağını, kişilik haklarına ağır saldırı bulunduğunu, ilk derece mahkemesi kararının hakkaniyete uygun olmadığını belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 5651 sayılı Kanun'a göre haber müdürü olan ... ve genel yayın yönetmeni olan ...'a husumet yöneltilemeyeceği; dava konusu haberde davacı valinin eşi olan diğer davacının koronavirüsten korunmak için çalıştığı hastaneye gitmediğine yönelik iddiaların aktarıldığı, haber içeriğinde ise aktarılanların iddia olduğuna yönelik açıklamalara yer verildiği, yayının basın ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğu, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; ... ve ...'un içerik sağlayıcı olmaları nedeniyle 5651 sayılı Kanun'a göre sorumlu olduklarını, pandemi gibi hassas bir dönemde müvekkili doktorun çalışmadığı yönünde yapılan gerçek dışı haberin saygınlığı zedelemeye yönelik olduğunu, hedef gösterildiklerini, haberin etkilerinin halen çalışma hayatlarına yansıdığını, haberin "kamu düzenini bozucu" nitelikte olduğunu, basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini, haberin ODA TV'den alınmasının davalıların sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, kişilik haklarına ağır saldırı bulunduğunu, ilk derece mahkemesi kararının hakkaniyete uygun olmadığını belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; "www.krttv.com.tr" isimli haber sitesinde 19.04.2020 tarihinde yapılan haber nedeniyle davacıların kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 49 ve 58 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 24 ve 25 inci maddeleri, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 10 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; dava konusu yayında güncel bir konu ile ilgili davacılar hakkındaki iddiaların dile getirildiği, yayının toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığı, o anda var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulamayacağı, özle biçim arasındaki dengenin korunduğu, ifade özgürlüğü ve bu bağlamda basın özgürlüğünün asıl, sınırlamanın ise istisna olduğu, sınırlamanın kanuni olması, meşru amaca dayanması ve demokratik toplumda gerekli ve orantılı olmasının gözetilmesi gerektiği; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğu, haberin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22 Nisan 2013 tarihli ve 48876/08 başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, “demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğinin...” ifade edildiği; tüm bu açıklamalar ışığında dava konusu yayında geçen söz ve ifadelerin, davacıların kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağı anlaşıldığından, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.