Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığına bağlı işyerinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında alt işveren şirketler nezdinde çalışmakta iken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) hükümlerine göre 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davalı Bakanlık ile davacı arasında sürekli işçi kadrosuna geçirilirken imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde asgari ücretin belirli bir oran fazlasının davacının ücreti olarak öng…
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile fark alacaklarının bulunup bulunmadığına, varsa alacakların hesabına ilişkindir. 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde, 08.09.2021 imza tarihli ve 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin "Ücret Zammı" başlıklı 33. maddesi uyarınca, bireysel iş sözleşmesi doğrultusunda belirlenen 01.01.2021 tarihindeki temel ücrete %12 oranında ücret zammı uygulanması isabetli olmuştur. Ancak davacının 01.07.2021 tarihindeki ve 01.01.2022 tarihindeki ücret seviyesinin hatalı zam oranları esas alınarak tespit edildiği anlaşılmıştır. Şöyle ki 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin "Ücret Zammı" başlıklı 33/II-(b) hükmüne göre 01.07.2021 tarihinde işyerlerinde çalışmakta olan işçilerin 30.06.2021 tarihindeki günlük brüt ücretlerine, 01.07.2021 tarihinden geçerli olmak üzere %5 oranında zam yapılacağı ancak ... Kurumunun 2003=100 Temel Yılı Tüketici Fiyatları Türkiye Geneli Aralık 2021 indeks sayısının, Haziran 2021 indeks sayısına göre değişim oranının %5'i aşması hâlinde aşan kısmın tamamının ikinci yıl birinci altı ay ücret zammı oranına ilave edileceği belirtilmiştir. Bu durumda davacının 01.07.2021 tarihindeki ücreti tespit edilirken toplu iş sözleşmesi hükmü gereği 30.06.2021 tarihindeki ücrete sadece %5 oranında zam uygulanması gerekirken hükme esas alınan bilirkişi raporunda Aralık 2020-Haziran 2021 tüketici fiyat endeksinin %5'i aşması hâlinde aşan kısmının tamamının ücret zammına ilave edileceği gerekçesiyle %8,4527 oranında bir zam yapılarak toplu iş sözleşmesinin ilgili hükmü hatalı değerlendirilmiştir. 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesinin 33/II-(c) hükme göre ise ikinci yıl birinci altı ay zammı belirlenirken, 31.12.2021 tarihindeki ücrete 01.01.2022 tarihinde başlayan dönemdeki ilk altı ay için %5 oranında ücret zammı ile toplu iş sözleşmesinin 33/II-(b) hükmünde belirtilen enflasyon farkı (%20,47) ve bu şekilde bulunan son ücrete 03.02.2022 tarihli 2021 yılı Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Anlaşma Protokolü’ne Ek Çerçeve Anlaşma Protokolü (III) uyarınca %2,5 oranında zam uygulanmalıdır. Bu durumda davacı işçinin 01.01.2022 tarihindeki ücreti tespit edilirken yapılacak iş 31.12.2021 tarihindeki ücretine toplam %25,47 oranında zam yapıldıktan sonra bulunacak ücrete anlaşma protokolü gereği %2,5 oranında daha zam uygulamaktan ibarettir. Buna rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda, toplu iş sözleşmesinde Aralık 2021 tüketici fiyat endeksinin %5'i aşması hâlinde aşan kısmın tamamının ücret zammına ilave edileceğinin öngörüldüğü ve buna göre %42,31 oranına ilave %2,5 zam oranı ile toplam %44,81 zam uygulanması gerektiği şeklinde hatalı bir kabulle hesaplama yapıldığı görülmüştür. Bu dosyada yapılacak ücret tespitinin ileriye yönelik etkisi göz önüne alındığında Mahkemece konusunda uzman bilirkişiden rapor aldırılmak suretiyle yukarı paragraflarda açıklanan oranlar nispetinde davacı işçinin 01.07.2021 ve 01.01.2022 tarihlerindeki ücret seviyeleri doğru şekilde tespit edilmeli; usuli kazanılmış haklar da gözetilerek davacının fark alacaklarının bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.