Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; başvurucuya yüklenen suçların işlenmediğinin sabit olması gerekçesiyle beraat kararı verilmemesi ve yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; başvurucuya yüklenen suçların işlenmediğinin sabit olması gerekçesiyle beraat kararı verilmemesi ve yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 10/12/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş sunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: İlçe müftüsü ve aynı zamanda Türkiye Diyanet Vakfı Çekerek Şubesinin (Vakıf) yönetim kurulu başkanı olan başvurucu hakkında Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından zimmet, irtikâp, görevi kötüye kullanma, sahtecilik, kamu görevlisinin ticareti ve dolandırıcılık suçlarından cezalandırılması talebiyle kamu davaları açılmıştır. Başvurucu yargılama sırasında 5/5/2007 ile 25/6/2007 ve 24/10/2007 ile 23/6/2008 tarihleri arasında tutuklu kalmıştır. Aralarındaki hukuki ve fiilî irtibat nedeniyle davalar birleştirilerek yargılamaya Yozgat Ağır Ceza Mahkemesinin E.2006/104 sayılı dosyasında devam edilmiştir. Yozgat Ağır Ceza mahkemesi 18/4/2011 tarihli kararıyla başvurucunun yargılama aşamalarındaki savunmaları, mağdur ve katılanların beyanları, tanık anlatımları vebilirkişi raporunu esas alarak Vakıf tarafından yapılan ihalenin katılımcısı İ.S.ye yönelik irtikâp; Vakfın parasıyla şahsi aracına akaryakıt alma suretiyle güveni kötüye kullanma ve belgede sahtecilik suçlarına ilişkin kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine karar verilmiştir. Mahkeme aynı karar ile Vakıf adına imamlar vasıtasıyla başvurucunun para ve buğday toplaması, başarılı öğrencilere verilmek üzere esnaftan toplanan çeyrek altınların bir kısmının mal edinilmesi, müftülüğe ait binadan çıkan camekanların satışından elde edilen paranın kuruma aktarılmaması, kurum adına yapılan icra takibi sonucunda tahsil edilen paranın kurum hesaplarına yatırılmaması, memuriyet nüfuz ve yetkisini kullanarak kuruma ait çeşitli hizmetlerde kullanılmak üzere görevlilere ait geçici yollukların kendisine verilmesini sağlaması eylemleri nedeniyle güveni kötüye kullanma ve irtikâp suçlarından cezalandırılmasına karar vermiştir. Hüküm başvurucu tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay Ceza Dairesi 20/6/2014 tarihli karar ile hükmün beraate ilişkin kısmını onamış, güveni kötüye kullanma suçundan açılan davanın ise düşmesine karar vermiştir. Diğer mahkûmiyet hükümleri ise bozulmuştur. Başvurucu düşme kararını 10/11/2014 tarihinde öğrenmiştir. Başvurucu 10/12/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.