12. Ceza Dairesi 2020/4906 E. , 2023/2833 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/350 E., 2016/348 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yü…
**12. Ceza Dairesi 2020/4906 E. , 2023/2833 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/350 E., 2016/348 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2015/350 Esas, 2016/348 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddeleri gereğince neticeten 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl süreyle sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasına karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 21.09.2020 tarihli ve 2016/254420 sayılı temyiz istemlerinin reddiyle onama görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Yerel Mahkemenin Kabulü; 1. Mahkemece ''...Olay günü saat 10:30 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki...plaka sayılı aracı ile Şevket Sümer mahallesinde bulunan 5964 numaralı sokaktan kuzeyden güney istikametine doğru seyir halinde iken kavşaktan geçiş yapacağı sırada, karşıdan karşıya geçmeye çalışan 2005 doğumlu maktul ...'e çarptığı, çarpmanın etkisiyle maktulün öldüğü, sanığın aracı ile maktule çarptığını ancak kazada kusurunun olmadığını savunduğu, dosyada mevcut bilirkişi raporunda sanığın olayda tali derecede kusurlu olduğunun rapor edildiği, sanığın bu şekilde atılı suçu işlediği, sanık savunmaları, olay ve otopsi tutanakları, trafik kazası tutanakları ve bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamından anlaşılmakla sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanığın adli sicil kaydından anlaşılacağı şekilde hakkında daha çok pek çok mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır. Sanığın kişilik özellikleri, duruşmadaki tutum ve davranışları, suç işleme konusundaki eğilimleri göz önünde bulundurularak sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemiştir, sanığın suç işleme konusundaki eğilimleri göz önünde bulundurularak sanığa verilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmemiştir, sanığın kişiliği, sosyal durumları, suçun işlenmesindeki özellikler göz önünde bulundurularak sanığa verilen hapis cezasının adli para cezasına veya diğer bir tedbire çevrilmesine karar verilmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...'' Biçimindeki gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. 2. 29.05.2015 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağında, ''...Kişide ölümün trafik kazası ile husulü mümkün genel beden travmasına bağlı beyin kanaması, kafatası kemik kırıkları sonucu meydana gelmiş olduğu...'' Denilmektedir. 3.Kolluk görevlilerince 29.05.2015 tarihli saat:17.30'da tanzim edilen görgü tespit tutanağında, kazaya karışan aracın, sağ ön çamurluğun çizildiğini, aynı yerde yaklaşık 3 cm derinliğinde, 25 cm uzunluğunda göçük oluştuğu ve ön plastik tamponun kırık olduğu bildirilmiştir. 4.Kolluk güçlerince tanzim olunan 29.05.2015 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan ''a)Kavşaklara yaklaşırken,... hızlarını azaltmak...'' Kuralına uymadığından bahisle kusurlu olduğu, Yayanın ise, aynı Kanunun (b) fıkrasının (3) bendinde yer alan 3.Işıklı işaret veya yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerde veya kavşaklarda güvenlikleri açısından yaklaşan araçların uzaklık ve hızını göz önüne almak,...'' Kuralına uymadığından bahisle kusurlu olduğu belirtilmiştir. 5.Yargılama sırasında 27.04.2016 tarihli mahkemece keşif üzerine aldırılan, emekli trafik polis memuru bilirkişisi tarafından tanzim edilen raporda, müteveffanın, yolun iki tarafında kullanılabilir yaya kaldırımı bulunmasına rağmen taşıt yolu içerisinde yürüyerek, kavşak girişini kullanmaksızın, kontrolsüz şekilde yolun karşısına geçmeye çalıştığından asli kusurlu olduğu, sanığın ise yol, kavşak durumu, çarpma noktası, sürüklenme mesafesi göz önüne alındığında, seyir halinde iken dikkatini yola vermediği, kontrolsüz kavşağa girerken hızını azaltmadığı ve aracın hızını kavşağın şartlarına uydurmadığından bahisle tali kusurlu olduğu hususlarına yer verilmiştir. 6.Sanık aşamalarda, ara sokaklardan Yenipazar'a gitmekte olduğunu, sağa manevra yapacağı sırada, ismini sonradan öğrendiği Umut'un birden önüne çıktığını, frene basacak vakit bulamadığını, kullandığı aracın ön kısmıyla çarptığını, çarpmanın etkisiyle çocuğun aracın altına girdiğini, insanların tepkilerinden korktuğundan aracıyla uzaklaşarak polis merkezine teslim olduğunu, çocuğun aniden koşması sebebiyle kazanın meydana geldiğini, kendisinin kusurunun olmadığını ileri sürmüştür. 7.Ölenin babası müşteki ... aşamalarda, sanıktan şikayetçi olmadığını ve herhangi bir zararının bulunmadığını dile getirmiştir. IV. GEREKÇE 1.Sanık idaresindeki otomobille, gündüz vakti, yerleşim yeri içinde, iki yönlü, ıslak, asfalt kaplama sokakta seyrederken, olay mahalli olan dört yönlü kontrolsüz kavşağa geldiğinde, gidiş yönüne göre soldan sağa doğru 5 metrelik yolun 4 metresini geçmiş 2005 doğumlu yayaya çarpmasıyla, sanığın kavşağa yaklaşırken hızını azaltmayarak, tali kusuruyla bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği olaya ilişkin mahkemenin kabul ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. 2.5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği, mahkemenin bu hususları dikkate alarak takdir hakkını kullandığı gözetildiğinde bu hususta bir isabetsizlik görülmemiştir. 3.5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, sanığın suç tarihinden önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin olmaması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrasında ise, suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan dolayı hakkında üç aydan fazla mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında erteleme hükümlerinin uygulanabileceği ibarelerine yer verildiği, sabıka kaydında anılan tarihte kasıtlı suçlardan dolayı üç aydan fazla mahkumiyeti yer alan sanık hakkında sözü geçen kişiselleştirme kurumlarının yasal engelden dolayı uygulanamayacağı anlaşıldığından, kendisinin hakkında lehe hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 5.Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2015/350 Esas, 2016/348 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2023 tarihinde karar verildi.