1. Ceza Dairesi 2024/1017 E. , 2025/3145 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1283 E., 2023/1323 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir ol
**1. Ceza Dairesi 2024/1017 E. , 2025/3145 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1283 E., 2023/1323 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2022 tarihli ve 2021/53 Esas, 2022/122 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 29, 62 ve 53/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.10.2023 tarihli ve 2022/1283 Esas, 2023/1323 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastı ile hareket etmediğinden bahisle suç vasfına, delillerin hatalı değerlendirildiğine, eksik incelemeye, meşru savunmanın yasal koşullarının oluştuğuna ilişkindir. 2.Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın eylemini tasarlayarak ve kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlediğinden bahisle suç vasfına, sanık hakkında takdiri indirim ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, sanığın eylemi ile orantılı olarak üst sınırdan ceza tayin edilmemesinin hatalı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, sanığın eylemini hastanede güvenlik görevlisi olan katılanın yerine getirdiği kamu görevi nedeni ile değil, önceden yaşanan arbede esnasında darp edilmesine duyduğu tepki altında işlemesi karşısında eylemin TCK'nin 82/1-g maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, eylemin sanık tarafından öldürme kastı ile gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre bozma nedenleri saklı kalmak kaydıyla ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, meşru savunma koşullarının bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulandığı anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Dosya içeriğine göre; olay günü sanık ...'ın Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Covid nedeniyle karantina altında olan annesini görmek ve kendisine söylenilen ilacı vermek için hastaneye gittiği, hastane kapısında bulunan güvenlik görevlisi ...'ın sanığa yukarıya çıkmasının yasak olduğunu söylemesi üzerine gittiği ve kapıya çıktıktan sonra tekrar içeriye girdiği, hastanede güvenlik görevlisi olarak çalışan katılan ... ile konuşarak yukarıya çıkmak istediğini söylediği, katılanın kendisine izin veremeyeceğini söylemesine rağmen ısrar ederek bir şekilde yukarıya çıktığı, katılanın durumu anlattığı amiri ...'in kendisine tutanak tutulması için kimlik bilgilerini öğrenmesini söylediği, sanık hastaneden çıkarken katılanın kimlik bilgilerini almak istemesi üzerine aralarında çıkan arbedeye diğer güvenlik görevlilerinin de dahil oldukları, çevrede bulunanlar tarafından kavganın aralandığı, gelen kolluk görevlilerinin tarafların şikayetçi olmaması üzerine oradan ayrıldıkları, sanığın katılan ve yanındaki güvenlik görevlilerine sinkaflı küfürler ederek ve "siz göreceksiniz" diyerek ayrıldığı, bir süre sonra sanığın Acil Servis bölümünde oturmakta olan katılana doğru saldırarak onu elinde bıçakla 8 farklı yerinden sağ brakial arter, sinir ve tendon kesisi nedenleriyle yaşamını tehlikeye sokarak, yüzde sabit ize neden olarak ve sağ üst ekstremitedeki fonksiyonel kayıp nedeniyle organlardan birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olacak şekilde yaraladığı, sanığın katılandan sonra diğer güvenlik görevlileri olan ... ve ...'e doğru koştuğu ancak bu kişilerin odaya saklandıkları, sanığın elinde bıçakla saldırganca hareketlerine devam ettiği, hastane içerisinde bulunan çift taraflı açılan camlı kapıları kırdığı, en son güvenlik görevlisi ...'yı görerek saldırdığı, ...'ın dış kapıyı kapatmasına sinirlenen sanığın hastanenin dış cam kapısını kırdığı, dışarıda ...'ı da bıçaklamaya çalıştığı ancak çevredekilerin müdahalede bulunduğu, sanık hastane bahçesindeyken birkaç güvenlik görevlisinin sanığa müdahale ederek etkisiz hale getirmesi ile olayın son bulduğu anlaşılmakla; katılanda oluşan yaralanmanın niteliği ile meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığı birlikte dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 35. maddesinin uygulanması sırasında, makul ile üst sınır arasında ceza tayini yerine cezanın yazılı şekilde 11 yıl olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Karantina nedeniyle sanığın annesinin bulunduğu kata çıkmasına izin vermeyen katılan ile sanık arasında çıkan arbedede ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği ve şüpheli durumun sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından, haksız tahrike ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinin uygulaması sırasında, asgari oranda bir indirim yapılması yerine yazılı şekilde makule yakın oranda (2/5) indirim uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde (2) ve (3) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebepleri "haksız tahrik ve teşebbüsün derecesi" yönünden yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.10.2023 tarihli ve 2022/1283 Esas, 2023/1323 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.