Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/551 E. , 2024/2368 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/551 Karar No : 2024/2368 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU:... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/551 E. , 2024/2368 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/551 Karar No : 2024/2368 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU:... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından gerçekleştirilmesi planlanan "Turizm Konaklama Tesisi" projesine ilişkin olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen... tarih ve ... sayılı ÇED Gerekli Değildir kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; işbu davanın konusunu oluşturan ...tarih ve ... sayılı ÇED Gerekli Değildir kararının iptali istemiyle başka bir davacı tarafından ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açılan davada Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun dosyada mevcut bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesinden; proje alanında arkeolojik açıdan herhangi bir kalıntı bulunmadığı, alana en yakın sit alanının koruma altına alınarak etrafının çevrilmesi nedeniyle yapılması planlanan turizm konaklama projesinin koruma alanlarına arkeolojik açıdan herhangi bir olumsuz etkisinin olmayacağı, proje tanıtım dosyasının ilgili yönetmeliklere uygun olarak hazırlandığı, inşaat ve işletme kaynaklı olarak tesisin çevresel etki düzeyinin yönetmelikler kapsamında kabul edilebilir düzeyde kalacağı, parsel içinde ve proje alanında kıyısal ekosistem gözlemlenmediği, alanın doğal özeliklerini büyük oranda kaybettiği, proje ve etki alanında yer alan türler içerisinde korunması kesin gerekli herhangi birin türün bulunmadığı, alanda bulunan familya ve türlerin proje tanıtım dosyasında belirtilenlerle uyumlu olduğu, alanın düşük florstik zenginliğe sahip bulunduğu, doğal bitkisel zenginliği taşımadığı, proje tanıtım dosyasının tür listesi, alanın floristik özellikleri ve alınacak tedbirleri göstermesi bakımından yeterli bulunduğu, uyuşmazlık konusu taşınmaz ve çevresinin fauna yaşamı için gerekli beslenme, yuva ve üreme ortamı özelliklerinin büyük ölçüde olmadığı, tam anlamı ile habitat ortamı özellikleri göstermediği, çevresinde fauna yaşamı için daha uygun yaşam ve beslenme, yuva ve üreme ortamı sunan alanlar bulunduğu, dava konusu projenin yapılması ile faunal yapının etkilenme potansiyelinin az olduğu, alan içinde açılan yolların inşası sırasında alanın tamamına yakın bir kısmının doğal özelliğini yitirdiği, fauna yapısının değiştiği, azaldığı veya türlerin alternatif yaşam alanlarına göç ettiği, alanda belli başlı kuş türleri dışında omurgalı hayvan türü olmadığı, uyuşmazlık konusu alanın etrafındaki diğer doğal alanlarla ile aynı ekolojik özelliklere sahip olmadığı, bu alanda meydana gelen fiziki bozulmaların diğer doğal alanları da etkileme potansiyelinin düşük bulunduğu, proje tanıtım dosyasında fauna için verilen tehditlere karşı alınacak önlemlere uyulması koşulu ile fauna yapısı açısından yapılmak istenilen projenin uygun bulunduğu, proje kapsamında kıyı alanı ve denizel ortamda doldurma, iskele, platform, havuz gibi herhangi bir yapının yer almadığı, balıkçılık faaliyeti yapılan alanlarla proje alanı arasında ciddi uzaklıklar olması nedeniyle söz konusu alanların faaliyetlerden etkilenmesinin söz konusu olmayacağı, Akdeniz fokunun devamlı üreme, yuva ortamı yani yaşam alanı olabilecek bir alan olarak değerlendirilemeyeceği, alanda herhangi bir tarımsal üretimin olmadığı, tesisin çevredeki tarım alanlarına etkisinin olmayacağı, proje tanıtım dosyasında formata uygun olarak inşaat öncesi, inşaat sürecinde ve işletme aşamasında oluşması muhtemel çevresel etkiler ile ilgili tüm önlem ve açıklamalara yer verildiği, önlemlere uyulduğu takdirde projenin çevreye olan etkisinin, projenin çevresindeki diğer turizm tesisleri ile aynı olacağı, tesis çevresinde bulunan benzer özellikteki birçok turizm tesisinin faaliyette bulunduğu ve bu tesisler ile ilgili bilimsel ve kayıtlı herhangi bir olumsuz etkinin dava dosyasına sunulmadığı, tesisin bitkilerin vejetatif ve generatif gelişimini olumsuz etkileyecek nitelik taşımadığı, yapılması planlanan projenin yüzey ve yeraltı su kaynaklarına bir etkisinin olmayacağı, kıyı bölümünün olduğu gibi korunduğu, tesislerin kıyı alanları dışında kara alanlarında inşa edildiği, dolayısıyla uyuşmazlık konusu Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararının yasal düzenlemelere uygun bulunduğu, çevresel etkilerin ayrıntılı biçimde incelendiği ve yapılan incelemelerle hazırlanan proje tanıtım dosyasında yer alan tespitlerin, hesaplamaların ve değerlendirmelerin yeterli düzeyde veri, bilgi ve belgeye dayandırıldığı, çevreye olabilecek olumsuz etkilerin kabul edilebilir düzeyde olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, proje tanıtım dosyasında, deniz suyunun arıtılması (ters osmoz) suretiyle kullanma suyu ihtiyacının giderileceğinin belirtildiği, ancak deniz suyunun sisteme alınması sırasında deniz suyu alınacak noktanın sahile uzaklığının, çekilecek su miktarının deniz yaşamına etkisinin, deniz habitatı açısından oluşacak olumsuzlukların ve alınacak tedbirlerin belirtilmediği, deniz suyunun arıtımı sonrası tekrar denize deşarj edilecek olan tuzluluk oranı yüksek atık suyun çevre üzerinde oluşturacağı olumsuz etkilere değinilmediği, yağmur suyu yönetimine ilişkin alınacak önlemlere proje tanıtım dosyasında yer verilmediği, kış aylarında yeşil alan sulaması olmayacağından evsel nitelikli atık suyun ne şekilde deşarj edileceği hakkında bilgi sunulmadığı, bitişik parsele ilişkin ... Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararının iptali istemiyle açılan dava neticelenmeden herhangi bir işlem yapılmasının doğru olmadığı, villaların havuzlarının bir kısmının kıyı kenar çizgisinin ikinci 50 metrelik kısmında yer alan günübirlik tesis alanına taşdığı, bu havuzların Kıyı Kanunu uyarınca günü birlik tesis alanında yapılabilecek havuzlardan olup olmadığının ve havuzlu villalardan oluşan bu yerleşim düzeninin Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelikte düzenlenen tesislerden olup olmadığının irdelenmediği, proje alanının 1. derece arkeolojik sit, 2. derece doğal sit, 3.derece arkeolojik sit ve ... yarımadası önemli doğa alanı sınırları içinde kaldığı, ... Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünce uygun görüş verilmiş olsa dahi 3.derece arkeolojik sit alanının korunmasının etkileşim içinde olduğu çevresindeki 1.ve 2.derece arkeolojik sit alanlarının korunması için önem teşkil ettiği, projenin yan parseldeki 1.derece arkeolojik sit alanı üzerinde bozulma riski oluşturacağı, projenin akdeniz foku ve büyük nalburlu yarasa gibi tehlike ve tehdit altındaki türler içeren fauna ve florayı tehdit edeceği, ters osmoz siteminden kaynaklı arıtılmış suyun denize deşarj edilmesinin sucul ekosistem üzerinde ciddi zararlara neden olacağı, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı, projenin hidrojeoloji, meteoroloji ve şehir plancılığı disiplinleri yönünden de incelenmesi gerektiği, bilirkişi raporunda su kaynaklarının projeden ne şekilde etkilenebileceğine dair bilimsel ve ayrıntılı değerlendirme yapılmamış olduğu, DSİ'den projenin su kaynakları üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi amacıyla hiçbir görüş alınmadığı, projenin arkeolojik sit alanları üzerine olan etkilerinin değerlendirilmediği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare ve davalı yanında müdahil tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlığın çözümü amacıyla, dava dilekçesindeki iddialar ve proje alanının özellikleri dikkate alınmak suretiyle oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetiyle mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve bunun sonucunda düzenlenecek raporun incelenmesi suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4.Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 03/04/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dosyanın Dairemizin E:... ve E:... sayılı dosyalarıyla birlikte incelenmesinden, anılan dosyalarda başka davacılar tarafından işbu dosyada iptali istenilen aynı işlemin iptalinin istendiği, E:... sayılı dosyada Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunun iş bu dosyada Mahkemece taraflara tebliğ edildiği ve taraflarca yapılan itirazlar bilirkişi raporunda yer alan tespitleri kusurlandırıcı nitelikte görülmeyerek bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Öncelikle, dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararının ilişkin olduğu proje kapsamında yapılması planlanan toplam 58 villanın her biri tek oda olarak kabul edilmek suretiyle proje 29.07.2022 tarih ve 31907 sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin "Ek-2 Listesi; 29-50 oda ve üzeri oteller, tatil köyleri, turizm kompleksleri vb." düzenlemesi kapsamında kabul edilerek proje tanıtım dosyası hazırlanmış ise de Çevre Kanununda ya da Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinde proje kapsamında yapılması planlanan villaların her birinin tek oda olarak kabul edilmesine dayanak oluşturacak herhangi bir düzenleme mevcut olmadığından projenin anılan Yönetmeliğin ek-1 listesi ya da ek-2 listesi kapsamında kaldığına ilişkin değerlendirmenin villaların toplam oda sayısı dikkate alınmak suretiyle yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Diğer taraftan, gerçekleştirilmesi planlanan proje kapsamında kullanım suyunun ters osmoz yoluyla denizden elde edilmesinin planlandığı buna ilişkin açıklamalara proje tanıtım dosyasında yer verildiği ancak ters osmoz sistemi kapsamında karada ve deniz alanında yapılacak yapı, iş ve işlemlere dair hiç bir bilgiye proje tanıtım dosyasında yer verilmemiş olduğu, bilirkişi raporunda da bu hususta herhangi bir değerlendirmenin yapılmamış olduğu görülmektedir. Bu durumda, bakılan dosya ile Dairemizin E:...ve E:... sayılı dosyalarında işbu dava konusu işlem ile aynı işlemin iptalinin istenildiği göz önünde bulundurulduğunda, uyuşmazlığın çözümü amacıyla, Mahkemece dava dilekçelerindeki iddialar ve proje alanının özellikleri dikkate alınmak suretiyle oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetiyle anılan dosyalara ilişkin olarak birlikte ve aynı bilirkişi heyetiyle keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak hazırlanan bilirkişi raporunun incelenmesi suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.