11. Ceza Dairesi 2021/16651 E. , 2024/6929 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2012/527 E., 2014/582 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde
**11. Ceza Dairesi 2021/16651 E. , 2024/6929 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2012/527 E., 2014/582 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası,31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından; süre tutum dilekçesi verilmek suretiyle hüküm temyiz edilmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Suça sürüklenen çocuk ile annesinin katılan ...'in evine geldikleri ve katılana Hz.Ali Camiinde yemek vereceklerini, katılanın evinde biraz dinlenmek istediklerini söyledikleri, katılanın önce kabul etmediği ancak ısrar edilmesi üzerine içeri girmelerine izin verdiği bu arada suça sürüklenen çocuğun annesi olan temyiz dışı sanık ...'in katılanın oğlu olan tanık ...'e'' sen erkeksin, biz annen ile konuşacağız diyerek odadan uzaklaştırdığı, daha sonra temyiz dışı sanık ...'in katılana evde büyü olduğunu ve büyüyü bozacağını, kolundaki 4 adet 22 ayar bileziği çıkartarak bir çoraba koymasını, bu çorabı eşinin hırkasına sarmasını, hırkayı da eşarba sarmasını ve bu eşarbı yatak odasındaki dolabın içine koymasını katılana söylediği ayrıca yatak odasındaki dolabın kapısının kilitli olup olmadığını sorarak dolabın kilitli olmadığını öğrendiği, katılanın temyiz dışı sanığın söylediği şeyleri yaptığı daha sonra temyiz dışı sanık ...'in birşeyler mırıldanarak katılanın yüzüne üflediği ve büyünün bozulduğunu söyleyerek evden uzaklaştıkları, daha sonra katılanın yatak odasını kontrol ettiğinde bileziklerin yerinde olmadığını anladığı, iddiasıyla suça sürüklenen çocuk hakkında kamu davası açılmıştır. 2. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediği kanaatiyle temyiz incelemesine konu hüküm kurulmuştur. GEREKÇE 1. Halen geçerliliğini sürdüren 10.06.1942 tarihli ve 26-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.05.2017 tarihli ve 2014/469 Esas, 2017/260 Karar sayılı kararlarında vurgulandığı üzere merci tayini kararları kesin olup değerlendirme konusu yapılamayacağı, somut olaya ilişkin yapılan yargılama sırasında da, Üsküdar 1. Çocuk Mahkemesi ve Üsküdar Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi arasında çıkan görev uyuşmazlığı sonucunda, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 25.06.2012 tarihli ve 2012/6734 Esas, 2012/7186 Karar sayılı ilamıyla Üsküdar 1. Çocuk Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verildiği belirlendiğinden, bu kapsamda yapılan incelemede: 2. Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik'in 20 nci maddesinin 1-7 fıkraları ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35 inci maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği takdirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu, buna karşın mahkemece suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında bu rapor aldırılmadığı gibi bu hususta herhangi bir gerekçe de gösterilmeden hüküm kurulmuş ise de, suça sürüklenen çocuğun temyiz inceleme tarihi itibarıyla 28 yaşında olduğu, belirtilen eksikliğin telafisinin suça sürüklenen çocuğun yaşı itibarıyla imkansız bulunduğu ve dosyaya bir katkı sağlamayacağı anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamıştır. 3. Suça sürüklenen çocuk ile annesinin katılan ...'in evine geldikleri ve katılana Hz.Ali Camiinde yemek vereceklerini, katılanın evinde biraz dinlenmek istediklerini söyledikleri, katılanın önce kabul etmediği ancak ısrar edilmesi üzerine içeri girmelerine izin verdiği bu arada suça sürüklenen çocuğun annesi olan temyiz dışı sanık ...'in katılanın oğlu olan tanık ...'e'' sen erkeksin, biz annen ile konuşacağız diyerek odadan uzaklaştırdığı, daha sonra temyiz dışı sanık ...'in katılana evde büyü olduğunu ve büyüyü bozacağını, kolundaki 4 adet 22 ayar bileziği çıkartarak bir çoraba koymasını, bu çorabı eşinin hırkasına sarmasını, hırkayı da eşarba sarmasını ve bu eşarbı yatak odasındaki dolabın içine koymasını katılana söylediği ayrıca yatak odasındaki dolabın kapısının kilitli olup olmadığını sorarak dolabın kilitli olmadığını öğrendiği, katılanın temyiz dışı sanığın söylediği şeyleri yaptığı daha sonra temyiz dışı sanık ...'in birşeyler mırıldanarak katılanın yüzüne üflediği daha sonra büyünün bozulduğunu söyleyerek evden uzaklaştıkları, katılanın yatak odasını kontrol ettiğinde bileziklerin yerinde olmadığını anladığı, bu şekilde suça sürüklenen çocuk ve annesinin başlangıçtan beri dolandırıcılık kastıyla hareket edip, hileli söz ve davranışlarla dini duygularını istismar ettikleri katılandan haksız menfaat sağladıkları anlaşılmakla, eylemlerinin 5237 sayılı kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından sonuç ceza miktarı itibarıyla suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 21.05.2024 tarihinde karar verildi.