8. Hukuk Dairesi 2023/2925 E. , 2024/6499 K. MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/204 E., 2023/169 K. DAVA TARİHİ : 24.07.2018 KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/298 E., 2021/12 K. Taraflar arasında Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen derneğin feshi davası sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Antal…
**8. Hukuk Dairesi 2023/2925 E. , 2024/6499 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/204 E., 2023/169 K. DAVA TARİHİ : 24.07.2018 KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/298 E., 2021/12 K. Taraflar arasında Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen derneğin feshi davası sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesinde; davalı ... Yardımlaşma Derneği'nin dernek merkezinde Denizli 2. Sulh Ceza Hakimliği'nin kararına istinaden Ahlak Büro Amirliği ekiplerince yapılan kontrolde dernek başkanı ... Yakar hakkında kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan adli işlem yapıldığı, yine ... İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 02.01.2018 tarih 204 sayılı yazısında 31.12.2017 tarihinde davalı derneğin adresinde kumar oynandığı şeklinde ihbar geldiği, gelen ihbarlar üzerine yapılan kontrolde kumar oynandığının tespit edildiği ve kumar oynayan şahıslar hakkında idari yaptırım kararı uygulandığının bildirildiği, buna istinaden belirtilen adresin mühürlendiği bilgisinin yer aldığı, yine ... İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 29.01.2018 tarih 1691 sayılı yazısında 28.01.2018 tarihinde davalı derneğin aynı adresinde dernekler yönetmeliğinin 70 nci maddesine istinaden mühürlenerek kapatıldığı halde tekrar çalıştırıldığı şeklinde gelen bilgiler üzerine yapılan kontrolde, bahse konu dernekte oyun masalarının olduğu ve okey tabir edilen oyunun oynandığı ve yaklaşık 15 kişinin olduğu, derneğin içerisinde oyun masalarının çalışır vaziyette olduğu, bu nedenle davalı derneği dernek merkezinden uzak lokal gibi işletildiği tespit edilmesi üzerine tekrar mühürlendiği bilgisinin yer aldığı, aynı şekilde davalı derneğin 08.04.2016 tarihinde yapılan şikayet üzerine 18.04.2018 tarihinde izinsiz lokal açmaktan dolayı daha önce de mühürlendiğinin tespit edildiği, tüm bu nedenlerle davalı ... Yardımlaşma Derneği'nin amacı ve varlığı kanuna ve yönetmeliklere aykırı hale geldiğinden feshedilmesi ve tasfiyesi istenmiştir. İlk Derece Mahkemesince; yönetim kurulu üyesi olan bir kaç kişi hakkında münferit amaçlı kumar oynanması için yer temin etme suçundan ceza verilmesi, eğlence amaçlı okey oyununun oynandığının belirlenmesi, yönetim kurulu üyelerinin derneği suç kaynağı haline getirdiklerine ilişkin somut nitelikte delillerin bulunmaması, bir derneğin suç sayılan eylemlerin kaynağı haline geldiğinin, süregelen ve birden çok eylemin varlığının tespit halinde mümkün olup, ancak o takdirde dernek kurucularının asıl amaçlarının dernek faaliyeti yürütmek olmayıp dernek adı altında suç işlemeye ve ahlaka aykırı çalışmalar yapmaya zemin hazırlamak olduğundan söz edilebilmesi, münferit yönetim kurulu üyelerinin eylemlerinden dolayı davalı derneğin suç sayılan eylemlerin merkezi haline geldiğinden feshine karar verilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; dava ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Dava, davalı dernekte kanuna ve ahlaka aykırı eylemler meydana geldiği gerekçesi ile 4721 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi gereği derneğin feshi istemine ilişkindir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre hukukumuzda bir derneğin cezai olarak sorumlu tutulması mümkün değildir. Başka bir deyişle dernek üyelerinin işlemiş olduğu suçlardan dolayı dernek cezalandırılamaz. Bununla birlikte belli koşulların varlığı hâlinde derneklerin kapatılabilmesi mümkündür. Bir derneğin kapatılabilmesi, o derneğin suç sayılan eylemlerin kaynağı hâline geldiğinin süregelen ve birden çok eylemin varlığının saptanması hâlinde mümkündür. Ancak o takdirde dernek kurucularının asıl amacının dernek faaliyeti olmayıp dernek adı altında suç işlemeye veya ahlaka aykırı çalışmalar yapmaya yasal zemin hazırlamak olduğundan söz edilebilir. Bunun için isnat edilen eylemlerin davalı derneğin bir suçun kaynağı hâline geldiğini göstermeye yeterli kabul edilmesi gerekir (Yargıtay 2. HD, E.2009/494, K.2010/410, 24/02/2011; Yargıtay 18. HD, E.2012/4065, K.2012/4951, 3/05/2012; Yargıtay 7. HD, E.2011/21, K.2011/6226, 20/10/2011). Anayasa Mahkemesi, derneğin feshi kararına yönelik yapılan başvuru sonucu 22.02.2017 tarih ve 2014/4711 Başvuru numaralı kararında; bir derneğin kapatılması kararının Mahkemelerin yetkisi içinde olduğu, bu bağlamda başvuru konusu olay bakımından yapılacak değerlendirmelerin temel eksenin, müdahaleye neden olan ilk derece mahkemelerinin kararlarında dayandıkları gerekçelerin dernek hakkını kısıtlama bakımından “demokratik bir toplumda gerekli” ve “ölçülülük ilkesi”ne uygun olduğunun inandırıcı bir şekilde ortaya konulup konulamadığının olacağı, oldukça sert bir tedbir olan bir derneğin kapatılmasının ve suç işleyen üyelerin cezalandırılmasının bu hakka zarar vermesinin muhtemel olduğu, bununla birlikte mevcut davanın koşullarında başvurucu Derneğin faaliyetlerinin ne genelde gözlemlendiği gibi ifade özgürlüğü ile ne de Anayasa'da korunan diğer haklarla bir ilgisinin bulunmadığı, dolayısıyla Anayasa'da yer alan diğer haklara bir müdahalenin de söz konusu olmadığı, sonuç olarak Mahkemelerinin konuyu ele almak için en makul olan yaptırımı seçtikleri kabul edilerek başvuruya konu suçun kanunlarda öngörülen cezasını belirleme yetkisinin kanun koyucuya ait olduğu ve mahkemelerin bu konudaki takdir payı gözetildiğinde Derneğin kapatılmasının demokratik bir toplumda gerekli ve ölçülü olduğu sonucuna varılarak başvurucuların Anayasa’nın 33 üncü maddesinde güvence altına alınan dernek hakkının ihlal edilmediğine karar verilmiştir. Özetle; bir derneğin suç sayılan eylemler nedeniyle feshine karar verilebilmesi için o derneğin suç sayılan eylemlerin kaynağı haline geldiğinin süregelen birden çok eylemin varlığı ile saptanması halinde mümkündür. Ancak o taktirde dernek kurucularının asıl amacının dernek faaliyeti olmayıp, dernek adı altında suç işlemeye veya ahlaka aykırı çalışmalar yapmaya yasal zemin hazırlamak olduğundan söz edilebilir. Öte yandan tüzel kişi olan dernekler ancak yönetim organlarında görev alan gerçek kişilerin eylemlerinden dolayı sorumlu tutulabilirler. [adres satırı maskelendi] Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davalı dernek hakkında üst üste dört ayrı işlem yapılmış olup yapılan tespitlerde dernekte kumar oynandığı, mühürleme yapılmasına rağmen mühür kırılarak ısrarla aynı eylemlerin devam ettiği, eylemin tek olmaktan çıktığı ve işleme konu eylemlerin ısrarla işlenmeye devam ettiği ve olayın mühür bozma suçunu işlemeye kadar vardırıldığı anlaşıldığından derneğin amacının kanuna ve ahlâka aykırı hâle geldiği sabit kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Açıklana sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.