10. Ceza Dairesi 2023/8760 E. , 2023/10050 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin "düşme" hükmü kaldırılarak, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Temyize konu dosya, aralarındaki fiili ve hukukî bağlantı nedeniyle, Dairemizin 2022/5034 Esas sayılı dosyası ile birlikte incelenmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın;
**10. Ceza Dairesi 2023/8760 E. , 2023/10050 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin "düşme" hükmü kaldırılarak, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Temyize konu dosya, aralarındaki fiili ve hukukî bağlantı nedeniyle, Dairemizin 2022/5034 Esas sayılı dosyası ile birlikte incelenmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2021 tarihli ve 2021/302 Esas, 2021/418 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan kamu davasında, eylemin değişen suç niteliğine göre "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğu kabul edilerek, adli sicil kaydından "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29.12.2020 tarihli, 2020/190371 Soruşturma sayılı kararı ile "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı verildiği anlaşılmakla, davaya konu eylemin "ihlal" niteliğinde olması nedeniyle, açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarıca düşmesine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2022/330 Esas, 2022/617 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının aleyhe istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 8.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun yasal unsurlarının bulunmadığına, 2. Eylemin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğuna, 3. 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Dosya kapsamında yer alan olay tutanağının, uzmanlık raporunun içerikleri, sanık ...'in ve bağlantılı dosya sanığı Hüseyin'in aşamalardaki savunmaları ile tutanak düzenleyen kolluk görevlisi Süleyman T.'nin mahkeme huzurundaki yeminli tanıklık beyanı birlikte değerlendirildiğinde, istihbari çalışmalar sonucu uyuşturucu imal edildiği bilgisi alınan ikamet çevresinde yapılan takip sırasında, ikametten çıktığı ve aracına bindiği görülen sanık ...'in aracının durdurulduğu, yapılan aramada üzerinde ve aracında suç unsuruna rastlanmadığı, araçtan yoğun uyuşturucu madde kokusu gelmesi nedeniyle sorulduğunda, Adil'in sözlü beyanında, fiziki takip yapılan sanık Hüseyin'e ait ikamette kök halinde uyuşturucu madde olduğunu, kendisine ait ikamette de uyuşturucu madde bulundurduğunu bildirmesi üzerine, alınan yazılı arama emrine istinaden sanık Hüseyin'e ait ikamette yapılan aramada, nem ölçer, vantilatör, ışıklandırma ve havalandırma sistemini içeren düzenekler, dikili halde 32 kök daralı 31.500 gram hint keneviri bitkisi ile birlikte kurutulmaya bırakılmış daralı 10.400 gram, 6.500 gram, 2.400 gram ve 0,4 gram olmak üzere toplam daralı 19.300,4 gram hint kenevirinin; sanık ...'in ikametinde yapılan aramada ise daralı 361 gram hint kenevirinin ele geçtiği olayda, sanıkların aşamalardaki savunmaları, tutanak düzenleyen kolluk görevlisinin yeminli tanıklık beyanı ve olay tutanağının içeri birlikte dikkate alındığında, sanık ...'in, bağlantılı dosya sanığı Hüseyin'in ikametinde ele geçen uyuşturucu maddelerle ilgisi olduğuna, Hüseyin'in eylemine iştirak ettiğini ilişkin şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı, kendisine ait ikamette ele geçen esrarın kullanım sınırında kaldığı ve ikametinde ele geçen uyuşturucu maddeler yönünden değişen suç niteliğine göre "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu işlediğinin sabit olduğu, sanık hakkında, adli sicil kaydından "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29.12.2020 tarihli, 2020/190371 Soruşturma sayılı kararı ile "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı verildiği anlaşılmakla, davaya konu eylemin "ihlal" niteliğinde olması nedeniyle, açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarıca düşmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın ikametinde istihbari bilgi ile uyumlu şekilde miktar itibari ile kullanım sınırının üzerinde uyuşturucu maddenin ele geçirilmesi, tutanak düzenleyen kolluk görevlisinin yeminli tanıklık beyanı ve uzmanlık raporu göz önüne alındığında, sanığın eylemine ilişkin hukuki nitelendirmenin dosya kapsamına uygun olmadığı, eylemin "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu oluşturduğu gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırıldığı, temel cezanın alt sınırdan belirlendiği, suç haber alındıktan sonra beyanı ile kendi suçunu ortaya çıkardığından, 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca indirim uygulandığı ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak takdiri indirim yapıldığı gerekçesiyle, sanığın "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın, suçun haber alınmasından sonra uyuşturucu maddenin bulunduğu yere ilişkin beyanda bulunması nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrasının uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin söz konusu temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, ancak; Dosyada yer alan olay ve arama tutanaklarının, uzmanlık raporunun içerikleri, tutanak düzenleyen kolluk görevlisinin yeminli tanıklık beyanı ve sanıkların aşamalardaki savunmalarına göre, olay tarihinde uyuşturucu madde imal ve ticaretinde kullanıldığına ilişkin istihbari bilgi alınan ve sonrasında bağlantılı dosya sanığı Hüseyin'e ait olduğu anlaşılan ikamet çevresinde yapılan fiziki takip sırasında, söz konusu ikametten çıkarak aracına binen sanık ...'in, aracı durdurulduğunda, üzerinde ve aracında suç unsuruna rastlanmadığı, araç içerisinden yoğun uyuşturucu madde kokusu gelmesi nedeniyle sorulduğunda, uyuşturucu madde kullandığını ve ikametinde bulundurduğunu beyan etmesi üzerine, ikametinde yapılan aramada kullanım sınırında daralı 361 gram (76,5 gram toz esrar) kubar esrarın ele geçtiği olayda; sanık ...'in, bağlantılı dosya sanığı Hüseyin'in ikametinde ele geçen uyuşturucu maddelerle ilgisi olduğuna ve sanık Hüseyin'in eylemine iştirak ettiğine ilişkin şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı, eyleminin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçununu oluşturduğu gözetilmeden, İlk Derece Mahkemesince "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan kurulan hükme yönelik istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekirken, delil takdirinde ve suç niteliğinde hataya düşülerek, yazılı şekilde, İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılıp, "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı görülmüş, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2022/330 Esas, 2022/617 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.11.2023 tarihinde karar verildi.