19. Hukuk Dairesi 2019/1041 E. , 2020/452 K. "" Davacı ... vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... arasında görülen dava hakkında Tire 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 2015/232 esas ve 2016/316 karar sayılı ve 31.05.2016 tarihli hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 2016/19470 esas ve 2018/5267 karar sayılı ve 25.10.2018 tarihli ilamına karşı davacı vekilince süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. - KARAR…
**19. Hukuk Dairesi 2019/1041 E. , 2020/452 K.** **"İçtihat Metni"** Davacı ... vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... arasında görülen dava hakkında Tire 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 2015/232 esas ve 2016/316 karar sayılı ve 31.05.2016 tarihli hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 2016/19470 esas ve 2018/5267 karar sayılı ve 25.10.2018 tarihli ilamına karşı davacı vekilince süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. - KARAR - Davacı vekili, davalı tarafından davacı aleyhine ... İcra Müdürlüğü’nün 2013/2885 esas sayılı takip dosyası ile icra takibi yapıldığını, takibe konu senetten kaynaklanan borcun davalının banka hesabına havale yapılarak ödendiğini iddia ederek davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, dosyadan ödenen miktarın istirdadına ve davalı aleyhine kötü niyetli takip tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının iddia ettiği banka havalelerinin takibe konu edilen senet borcuyla ilgisi olmadığını, söz konusu ödemelerin taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan davacı borcuna istinaden yapıldığını, kaldı ki ödeme dekontunda ödemelerin senede ilişkin olduğuna yönelik bir açıklamanın da bulunmadığını, davacının ödemeye ilişkin iddiasını İİK 169-a maddesi gereğince ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine tazminata karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının davaya konu senetten kaynaklı olan borcunu ödediğini iddia ettiği, ibraz ettiği havale dekontundaki kişilerin senet ilişkisinde taraf olmadığı ve ödemelerin senet alacağına mahsuben yapıldığının belge ile ispatlanamadığı, davalının ise yapılan ödemelerin taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı davacı borcuna mahsuben yapıldığını kanıtladığı gerekçesiyle davanın reddine ve takibin durdurulmamış olması nedeniyle davalının kötü niyet tazminatına ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 2016/19470 esas ve 2018/5267 karar sayılı ve 25.10.2018 tarihli ilamı ile onanmış, iş bu onama ilamına karşı davacı vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.