7. Hukuk Dairesi 2005/2765 E., 2005/2838 K. 7. Hukuk Dairesi 2005/2765 E., 2005/2838 K.- 2942 S. KAMULAŞTIRMA KANUNU [ Madde 11 ] - 3194 S. İMAR KANUNU [ Madde 17 ] - 3194 S. İMAR KANUNU [ Madde 18 ] "" Kadastro tespitine dayalı olarak oluşan tapu kaydının iptali istemiyle açılan davada mahkemece verilen kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı Rüstem tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakimi…
7. Hukuk Dairesi 2005/2765 E., 2005/2838 K. **7. Hukuk Dairesi 2005/2765 E., 2005/2838 K.**- 2942 S. KAMULAŞTIRMA KANUNU [ Madde 11 ] - 3194 S. İMAR KANUNU [ Madde 17 ] - 3194 S. İMAR KANUNU [ Madde 18 ] **"İçtihat Metni"** Kadastro tespitine dayalı olarak oluşan tapu kaydının iptali istemiyle açılan davada mahkemece verilen kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı Rüstem tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü; Kadastro sırasında dava ve temyize konu 549 parsel sayılı 3.519.612 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak Hesna ve paydaşları adına tesbit ve hükmen tescil edilmiştir. Daha sonra çekişmeli taşınmaz kayden satış yoluyla davalı Devrim ve paydaşları adına tapuya tescil edilmiştir. Davacı Rüstem satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 549 parsel sayılı taşınmazın dava dilekçesine ekli Turan tarafından düzenlenen haritada 60 parsel sayılı taşınmaz olarak gösterilen 72.50 m2 yüzölçümündeki kesiminin adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı Rüstem tarafından temyiz edilmiştir.. Mahkemece yanlar arasında koşulları usulün 237. maddesi hükmünde tanımlanan biçimde kesin hüküm bulunduğu gerekçe gösterilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Kural olarak taraflar arasında koşulları usulün 237. maddesi hükmünde tanımlanan biçimde kesin hükmün varlığı halinde aynı taşınmaz yada taşınmazlar hakkında sonraki günlü uyumazlıkların önceki günlü kesin hükme göre çözümlenmesi zorunludur. Gerçekten kesin hüküm kamu düzenine ilişkin olup istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekli olumsuz dava koşuludur. Kesin hükmün varlığı halinde başkaca delil aranmasına gerek yoktur. Kesin hükmün akdi yada irsi haleflerini bağlayacağı kuşkusuzdur. Usul hukukumuzda kesin hüküm, "KESİN DELİLLERDENDİR." Nevarki, dava dosyasına getirtilen kesin hükmün dayanağı kayıt ve belgelerin tümü dosyasında bulunmamaktadır. Özellikle kesin hükmün dayanağı ve ilamın eki sayılan haritanın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan dava dilekçesi ve dosya içeriğine göre Y. Köyü 549 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün dava ve temyize konu olduğu, B. köyü 60 parsel sayılı taşınmazın ise davacı Rüstem adına tespit edilmediği, dava dışı başka kişilere hükmen tescil edildiği anlaşılmaktadır. Kaldıki sözü edilen kesin hüküm ve dayanağı harita taşınmaz başında yöntemine uygun biçimde keşif yapılarak yerine uygulanıp kapsamı da belirlenmemiş, dava ve temyize konu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı saptanmamıştır.