11. Hukuk Dairesi 2009/3268 E. , 2010/9600 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.01.2008 tarih ve 2008/699 - 2009/8 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve
**11. Hukuk Dairesi 2009/3268 E. , 2010/9600 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.01.2008 tarih ve 2008/699 - 2009/8 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinden ...’nın davalı ...’dan faizle ödünç para aldığını, senetlerin diğer davalı adına yapıldığını, müvekkilinin ödemede zorlanması üzerine davalının dost gibi görünerek müvekkillerine telkinlerde bulunduğunu, bunun neticesinde müvekkillerinin taşınmazı için satış vaadi sözleşmesi yapılıp, anonim şirket hisselerinin de diğer alacaklıların çarçur etmesinden korumak amacıyla çeşitli hukuki kalıplar içerisinde muvazaalı şekilde davalılara devredildiğini, devirden sonra davalıların müvekkillerine sırtlarını döndüklerini, alacaklılara ödeme yapılmadığını, verilen sözlerin yerine getirilmediğini, şirketlerin davalılar tarafından kullanılması nedeniyle müvekkillerinin borçlarını ödeme güçlerinin tamamen ortadan kaldırıldığını, yapılan sözleşme ve devirlerin asıl amacının alacaklıya borcun teminatını sağlamak olduğunu, göstermelik olarak yapılan devirlerin akit tarafların rızalarındaki fesat nedeniyle batıl olduğunu ileri sürerek, gayrimenkul satış vaadinin ve hisse devir sözleşmelerinin muvazaadan ötürü hükümsüzlüğünün tespiti ile muamelelerin iptaline ve müvekkillerinin malvarlığına iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacıların aldıkları borçları ödediklerini ispat etmelerinin ardından teminat olarak verilen taşınmaz ve hisseleri geri isteyebileceklerini, ...A.Ş. hisselerinin davacılardan alınmadığını, davacıların devir yaptığı kişilerden alındığını, taşınmaz ve ...A.Ş. deki hisse devrinin müvekkilleri tarafından verilen borçların teminatı olduğunu, borcun bugün ödenmesi halinde taşınmazın iade edilip, hisselerin geri verileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, bu kez davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava, taraflar arasında düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile anonim şirket hisse devir işlemlerinin muvazaa nedeniyle hükümsüzlüğün tespiti, muamelelerinin iptali ve malvarlığına iadesi istimine ilişkindir. Vekalet ücreti hüküm tarihindeki tarife hükümlerine tabi olup, mahkemece davalı lehine denetleme olanağı da bulunmayan bir şekilde gerekçesinde gösterilmeksizin 20.016-YTL. vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.