11. Hukuk Dairesi 2023/3504 E. , 2024/5654 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1804 Esas, 2023/328 Karar HÜKÜM : Kararın kaldırılması İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/690 E., 2019/1025 K. Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, meni, refi, maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından
**11. Hukuk Dairesi 2023/3504 E. , 2024/5654 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1804 Esas, 2023/328 Karar HÜKÜM : Kararın kaldırılması İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/690 E., 2019/1025 K. Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, meni, refi, maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin profesyonel konfeksiyon ürünlerinin satış ve pazarlanması ile iştigal etliğini, bu kapsamda “Hocehstmass” firmasının tek Türkiye satıcısı ve distribütörü olduğunu, davalı şirketin de aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin “Hoechstmass” firmasının ürünlerini piyasada kendisinden daha ucuz bir bedelle sattığı yönünde duyumlar aldığını, bunun üzerine İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1430 D. İş sayılı dosyası ile alınan bilirkişi raporunda, davalı şirketin “Toechstmass” markasına ait ürünlerin neredeyse bire bir aynısını Çin'de taklit olarak ürettirerek orijinal ürünmüş gibi piyasaya sürdüğünün tespit edildiğini, davalının haksız rekabete sebebiyet verdiğinden bahisle, taklit ürünlere el konulmasına ve imhasına, davalının haksız rekabet oluşturan eylemlerine son verilmesine, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 75.000 TL maddi tazminata hükmedilmesini, mahkeme kararının yurt genelinde yayın yapan bir gazetede ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin anılan ürünleri satmadığını, tek kutu mezura olan ürünlerin kutusunda “SATILAMAZ” ibaresi bulunduğunu, ürünlerin Çin'deki bir fuardan alınan numuneler olduğunu, haksız rekabetin söz konusu olmadığını, dava konusu mezuraların iktisadi mallar olmadığını ve sürekli tüketim malzemesi olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davalı taraf eylemlerinin davacı yan yönünden haksız rekabet oluşturduğu kanaati ile haksız rekabetin menine, söz konusu haksız rekabet teşkil eden eylemler nedeni ile hesap ve takdir edilen 30.713,43 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ispat edilememesi nedeni ile reddine, davalı uhdesinde bulunan mallara el konulması talebi yönünden davalının ... adresindeki ürünlere İzmir 1 ATM'nin 2015/1430 D. İş ve 2015/1430 K. sayılı ilamı ile el konulması yönünde karar verildiğinden bu adrese ilişkin talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, bu malların yediemine teslim edilmiş olması halinde yeddiemin deposunda imhasına, bu adres dışında bir yer davacı tarafça beyan edilmediğinden ve dosya kapsamında da bulunmadığından el konulması yönündeki talebin yukarıdaki adres dışındaki yerlere ilişkin olmak üzere reddine, kararın kesinleşmesinden sonra TTK 61. madde ye göre masrafın davalı tarafından karşılanmak sureti ile kesinleşmiş karar özetinin yurt genelinde yayın yapan bir gazetede ilanına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın maddi tazminata işletilen faiz türü yönünden hatalı olduğunu, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre ticari işlerde ve tacirler arası ilişkilerde ticari faiz uygulanacağını, kararın anılan yönden düzeltilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir., 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; haksız rekabete dayalı tazminat davalarında zamanaşımı süresinin fiilin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl, her halde fiilin işlenmesinden itibaren 3 yıl içinde açılması gerektiğini, davacının taraf tespit davasını 08.12.2015 tarihinde açtığını, iş bu davanın ise 30.12.2016 tarihinde açıldığını, davacı tarafın bunu tespit tarihi itibari ile öğrendiğinin kabulü gerektiğini, 1 yıllık dava zaman aşımı süresi geçtiğini, iş bu sebeple zaman aşımı yönünden davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin yetkili elemanının bunları Mahkeme heyetine kendisinin çıkarıp gösterdiğini, zira müvekkili şirketin bu ürünlerin satışını yapmadığını, bu ürünler Çin'e fuara gittiklerinde çeşitli firmaların dağıttıkları numunelerden olduğunu, zaten kutunun üzerinde büyük harflerle yazılı "SATILAMAZ" ibaresi bulunduğunu, iş yerinde bulunan 1 adet 1,5 metre uzunluğunda mezuranın da müvekkil şirketin işyerinde kendilerinin kullandığı bir mezura olduğunu, mahkemenin bu tespit raporunu karara dayanak ettiğini, ancak bu raporun "marka konusunda uzman bir bilirkişi" tarafından değil bir tekstil mühendisi tarafından hazırlandığını, tekstil mühendisinin marka konusunda uzmanlık gerektiren bir konuda hazırladığı raporun davaya dayanak olamayacağını, ayrıca Mahkemenin gerekçeli kararında; davalının bu ürünlerin orjinal olup olmadığı ile ilgili bir beyanda bulunmadığını, dolayısı ile taklit olduğunu kabul etmiş şeklinde bir gerekçe yazdığını ki en basit hukuk kuralını yok saydığını, müvekkilinin bu konuda bir beyanda bulunmamasının nedeninin Çin'den numune olarak alınan bu ürünlerin orjinal mi yahut taklit mi olduğunu bilmediğinden olduğunu, ki müvekkili şirket yetkililerinin de bunu bilmesinin beklenmeyeceğini, sonuç olarak müvekkili şirketin işyerinde bulunan ürünlerin halen daha taklit mi yahut orjinal mi olduğunun tespit edilmediğini, üzerinde kocaman satılamaz yazan ürünün bunun delili olduğunu, müvekkili şirketin işyerinde bulunan 1 adet mezura ve üzerinde" SATILAMAZ" ibaresi bulunan ürünlerinin satışının yapılmadığının ortada olduğunu, taraflar arasında rekabetin söz konusu olmadığını, zira müvekkili şirketin davacı şirketin mezurasını alıp sattığını, herhangi bir haksız yada haklı rekabet söz konusu olmadığını, gelir elde etme amacı taşımayan faaliyetlerin haksız rekabetin konusunu oluşturamayacağını, haksız rekabeti doğuran fiilin özünde ekonomik bir değer taşıması gerektiğini, Mahkemenin sadece ve sadece davacının 2015 ile 2016 yıllarının kıyaslaması ile hesaplanan kar kaybını baz alarak müvekkili aleyhine haksız yere tazminata hükmettiğini, davacının davasını ve iddialarını ispat etmesinin esas olduğunu, dava konusu ürünlerin taklit olup olmadıkları yönünde inceleme yapılmadığı ve söz konusu ürünlerin de fiilen bulunmaması nedeni ile inceleme yapılamayacağının ortada olduğunu, satışa arz edilen sahte markalı ürün olmadığını, maddi tazminat yönünden, ortada haksız rekabet sayılacak bir fiil olmadığı gibi gerçekleşmiş bir zarar da olmadığını, mahkeme kararının haksız ve mesnetsiz olduğunu beyanla, kararının kaldırılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olmasına, davanın tespit dosyasında verilen ek karar tarihinden (06.01.2016) itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmış bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm istinaf itirazlarının esastan reddine karar verildiği, davanın haksız rekabet nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, temerrüt halinde uygulanması gereken faiz türünün avans faizi olduğunu, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2018/5575 Esas, 2020/3557 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) davacı vekilince dava dilekçesinde davalı aleyhine maddi tazminat hükmedilmesi talep edildiği halde, faiz talebinde bulunulmamış ise de ıslah dilekçesi ile faiz talebinde bulunulduğu, davalı yanca faiz talebine karşı açıkça muvafakat verilmediğinin bildirilmediği, bu nedenlerle; ilk derece mahkemesinde hüküm altına alınan tazminata avans faizine hükmetmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile kararın kaldırılarak, faizin türü yönünden düzeltilerek yeniden hüküm kurularak, davanın kısmen kabulüne haksız rekabetin menine, söz konusu haksız rekabet teşkil eden eylemler nedeni ile hesap ve takdir edilen 30.713,43 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ispat edilememesi nedeni ile reddine, davalı uhdesinde bulunan mallara el konulması talebi yönünden davalının ... adresindeki ürünlere İzmir 1 ATM'nin 2015/1430 D. İş ve 2015/1430 K. sayılı ilamı ile el konulması yönünde karar verildiğinden bu adrese ilişkin talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, bu malların yeddiemine teslim edilmiş olması halinde yediemin deposunda imhasına, bu adres dışında bir yer davacı tarafça beyan edilmediğinden ve dosya kapsamında da bulunmadığından el konulması yönündeki talebin yukarıdaki adres dışındaki yerlere ilişkin olmak üzere reddine, kararın kesinleşmesinden sonra masrafın davalı tarafından karşılanmak sureti ile kesinleşmiş karar özetinin yurt genelinde yayın yapan bir gazetede ilanına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, haksız rekabet nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.