21. Hukuk Dairesi 2012/18699 E. , 2013/22415 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/02/1992 - 31/10/1996 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra
**21. Hukuk Dairesi 2012/18699 E. , 2013/22415 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/02/1992 - 31/10/1996 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, davacının 01/02/1992-31/10/1996 tarihleri arasında davalı nezdinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının hizmet akdine dayalı çalışma olgusu ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve inceleme sonucu varılmıştır. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/8. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalıya ait apartman işyerinin kapıcılık faaliyetinden dolayı 01/02/1992 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı ve halen faal olduğu, davacı adına 01/02/1992 tarihli imzalı işe giriş bildirgesinin davalı tarafından Kuruma verildiği, hizmet döküm cetvelinde 1994/3. dönemi hariç 1994/1. dönemi ile 01/11/1996 tarihleri arasındaki çalışmaların tamamının bildirildiği, 1994 ve sonraki döneme yönelik bordroların bulunduğu ancak 1992-1994 tarihleri arasındaki döneme yönelik davalı tarafından dönem bordrolarının Kuruma verilmediği, sigorta sicil kartında işe giriş tarihinin 01/02/1992 tarihinin kayıtlı olduğu, Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen alacak davasında 01/02/1992-31/10/1996 tarihleri arasındaki dönemin alacaklarına hükmedildiği, emniyet müdürlüğü araştırmasında komşu işyeri tanıklarının tespit edilemediği, tarafların gösterdiği tanık beyanlarında davacının güvenlikçi olarak çalıştığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, davacı adına bildirim yapılmayan 1992-1994 yılları arası dönemde davalı tarafından Kuruma bordro verilmediğinden bordro tanığı bulunmadığı, yapılan kolluk araştırmasında ise, komşu işyeri sahibi ve çalışanlarının tespit edilemediğinin belirtildiği ancak belediye başkanlığı yazısında davalıya ait işyeri çevresinde komşu işyerlerinin bulunduğu ve bazı kişilerin bildirildiği, bu kişilerden birininde davalı tarafından tanık olarak gösterildiği görülmektedir. Öte yandan davacı ve davalı tarafından gösterilen tanıkların beyanı birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde davacının 1992 tarihinden itibaren çalıştığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar emniyet müdürlüğü araştırmasında komşu işyeri tanıklarının tespit edilemediği belirtilmiş ise de, belediye yazısından davalıya ait işyeri çevresinde başka işyerlerinin bulunduğu, ayrıca işyeri apartman olup, uyuşmazlık konusu dönemde apartmanda oturan şahısların tespit edilip tanık olarak dinleme cihetine gidilmediği görülmektedir. Bu nedenlerle davacının uyuşmazlık konusu dönemde davalıya ait işyerlerinde geçen çalışmalarının yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Yapılacak iş, bordro tanığı bulunmadığından, öncelikle uyuşmazlık konusu olan 1992-1994 tarihleri arasını kapsayacak şekilde vergi dairesinden, Kurumdan sorulmak suretiyle veya ayrıntılı zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarının beyanlarına başvurmak, komşu işyeri tanıklarının çalışma süresini tereddütsüz belirlemek amacıyla gerek görüldüğü takdirde hizmet döküm cetvellerini getirtmek, ayrıca işyeri apartman olup, bu dönemde apartmanda oturan şahısları tespit edip beyanlarını almak, eğer bu şekilde herhangi bir tanık tespit edilemez ise, davalı tarafından işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmiş olması, kuvvetli delil niteliğindeki Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen alacak davası, tarafların gösterdiği tanık beyanları dikkate alınarak ve davacıya ait sigorta sicil kartının hangi yıllara ait serilerden olduğu Kurumdan sorulup, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 02/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.