12. Ceza Dairesi 2020/11316 E. , 2024/4653 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/239Esas, 2016/98 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama Sanıklar hakkında kurulan hükmün; sanık ... müdafii, sanık ..., o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi,…
**12. Ceza Dairesi 2020/11316 E. , 2024/4653 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/239Esas, 2016/98 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama Sanıklar hakkında kurulan hükmün; sanık ... müdafii, sanık ..., o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6 ay süre ile mesleğini icra etmekten yasaklanmasına karar verilmiş, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1 yıl süre ile mesleğini icra etmekten yasaklanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafinin temyiz isteminin; dosya kapsamında ölen işçinin kusur durumunun belirlenmesi gerektiği, ölen işçinin tedbirsiz şekilde ve rutinin dışına çıkarak makine içerisine girdiğinden kendi kusurunun bulunduğundan kararın bozulması istemine ilişkindir. Sanık ... Niyazi’nin temyiz isteminin; dosya kapsamındaki raporlar arasında çelişki bulunduğu, söz konusu cihazlarda raporlarda bahsedilen sistemlerin olmasının mümkün olmadığı, işyeri kurallarına aykırı davranan ölen işçi ile diğer sanık ...’nın kusurlu olduklarını, hakkında lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkindir. O yer cumhuriyet savcısının temyiz isteminin; sanık ...’in 65 yaş üzeri olduğu ve bu sebeple TCK 51/1-2. cümlesi uyarınca koşulları oluştuğu halde erteleme hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ... ’in Tokat ili Reşadiye ilçesi ... Mahallesinde faaliyet gösteren ... Parke isimli parke isimli işyerinin sahibi, sanık ...’nın ise aynı iş yerinde parke makinası operatörü, ölen ...’ın ise temizlik işçisi olarak çalıştığı, olay günü olan 22.11.2013 tarihinde sanık ...’nın kullandığı parke makinasının günlük çalışma işlemini bitirdiği, ölenin parke taşı yapmak için mikserin beton karıştırılan haznenin iç kısmının temizlik işlemini yapmak üzere haznenin içerisine girdiği, sanık ...’nın tesisin kumanda merkezinde bulunduğu esnada makinanın başka bir bölümünü çalıştırmak isterken ölenin bulunduğu kısmı çalıştıran butonuna basarak hazneyi çalıştırdığı bu esnada haznenin içerisinde bulunan ve temizlik yapan ölenin ağır şekilde yaralandığı ve akabinde öldüğü iş kazasında, soruşturma aşamasında alınan 29.04.2014 tarihli elektrik mühendisi, A sınıfı iş güvenliği uzmanı, makine mühendisinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinin ibraz etmiş olduğu raporuna göre; ... parke unvanlı iş yeri işvereni sanık ...'in olayın meydana gelmesinde harç karma kazanının emniyetli olmaması, açıldığında makineyi durduracak siviçli emniyet tertibatı yaptırmaması, inisiyatifi çalışana bırakması, işçilerini işin tehlikeleri konusunda bilgilendirmemesi ve iş sağlığı güvenliği konusunda işçilerini ve kazazedeyi gereği gibi eğitmemesi, güvenli çalışma alışkanlığı sağlamaması, gerekli kontrol ve gözetim yaptırmaması nedeniyle asli kusurlu olduğunu, harç makinesi operatörü sanık ...'nın harç karma makinesinin elektrik bağlantısı devre dışı bırakılması sağlanmadan temizlik yapılmasına izin vermesi, harç karma makinesinin içerisinde temizlik amaçlı giren olabileceğini dikkate almadan yanlışlıkla da olsa çalıştırma butonuna basmayacak şekilde tedbir almaması ve tedbirli davranmaması nedeni ile asli kusurlu olduğu belirlenmiş, 24.04.2014 hakim havale tarihli bir iş yeri hekimi, bir B sınıfı iş güvenliği uzmanı tarafından ibraz edilen rapora göre; sanık ...'nın ölen ile mikserde temizlik yapacağına dair konuşmasına rağmen ana kumanda panosuna giderek mikseri çalıştırdığı, sanığın bilinçli davrandığı, sanık ...'in de 4857 sayılı iş kanununun 77. maddesi gereğince iş sağlığı ve güvenliği konusunda önlem almadığı, bu nedenle her iki sanığın eşit oranda asli kusurlu olduğu belirlenmiş, 05.01.2015 tarihli İş Güvenlik Uzmanı, A sınığı iş güvenliği uzmanı ve hukukçu'dan oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinin ibraz etmiş olduğu raporuna göre; sanık ...'in iş yerinde gerekli iş sağlığı ve güvenliği ortamını sağlayan önlemleri almadığı, işin başına teknik bir nezaretçi vermediği, işi işçilerin insiyatifine bıraktığı, işçileri iş sağlığı ve güvenliği eğitimi vermediği/verdirmediği, iş yeri ve makinelerin risk analizlerini yaptırmadığı, işçilerine ağır ve tehlikeli işlerde çalışabileceklerine dair sağlık raporu aldırmadan işe başlattığı iş yeri makine çalışma talimatlarını yaptırmadığı, talimatnameleri işçilerie okutup imzalatmadığı, iş yerinde alınması gereken iş güvenliği hizmetlerini aldırmadığı, iş yerinde iş güvenliği uzmanının bulunmadığı, iş sağlığı ve güvenliği defterinin olmadığı, yazılmadığı, işçilerin mesleki eğitimleri olmadan işyerinde çalıştırıldığı için iş kanunu, yönetmelik ve Yargıtay içtihad kararları hükümlerine aykırı hareket ettiğinden dolayı taksirli iş kazasının olmasında asli kusurlu olduğu, harç karma ve sistemin operatörlüğünü yapan sanık ...'nın maktulün kendisine yanına gelerek hazneye girip temizlik yapacağını söylediği halde sistemde gerekli iş güvenliği tertibatını almadığı, işçinin girdiği haznenin enerjisini kesmediği, işçinin başına bir nezaretçi konulmasını işverenden istemediği, işçiyi hazneye çalışmaya gönderip çalışma butonuna basarak çalıştırdığı, bu çalıştırmanın hiç bir mazeretle anlatılamayacağı, bu nedenle sanık ... Haytanın asli kusurlu olduğu belirlenmiş, 05.08.2015 hakim havale tarihli bir inşaat mühendisi, bir makine mühendisi, bir avukatdan oluşan üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen raporuna göre; sanık ... 'in şirket yetkilisi olarak gereken sorumluluğu göstermediği, sanık ...'nın da operatör olarak işinin getirdiği sorumluluğu yerine getirmediğinden asli kusurlu oldukları belirlenmiş, Yerel Mahkemece sanık ...’in mikser harç karma makinası operatörü olduğuna dair belgesinin de bulunmadığı, sistemi ve makinaları monte eden tesisi kuranlardan iş başında pratik bilgiler aldığı, olay esnasında gerekli iş güvenliği tertibatını almadığı, ölenin girdiği haznenin enerjisini kesmediği, ölenin başına nezaretçi konulmasını iş yeri sahibi olan diğer sanık ... Niyazi’den istemediği, bu halde ölen işçiyi hazneye gönderip bu kısmın çalışma butonuna basarak çalıştırdığı, parke fabrikasının sahibi ve iş vereni sanık ... ’nin suça konu olayın meydana geldiği iş yerinde gerekli iş sağlığı ve güvenliği ortamını sağlayan önlemleri almadığı, kazanın meydana geldiği işin başına teknik bir nezaretçi vermediği, işi işçilerin insiyatifine bıraktığı, ilgili yönetmelik hükümlerine göre işyeri ve makinelerin risk analizlerini yaptırmadığı, dosyada mevcut bilirkişi raporlarına göre de her iki sanığın suça konu olayda asli kusurlu oldukları kabul edilerek, sanıklar hakkında ayrı ayrı 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık ... müdafii, sanık ...'in ve o yer Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Taksirle işlenen suçlarda iştirak hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilerek, yargılama giderinin her bir sanığa sebebiyet verdikleri tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle, Reşadiye Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık ... müdafii, sanık ...'in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasındaki yargılama giderleri ile ilgili paragrafa "sanıkların sebebiyet verdikleri oranda" ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2024 tarihinde karar verildi.