11. Ceza Dairesi 2023/4171 E. , 2023/7420 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/38 E., 2018/688 K. SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2018 tarihli ve 2017/38 Esas, 2018/688 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2015 ve 2016 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359
**11. Ceza Dairesi 2023/4171 E. , 2023/7420 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/38 E., 2018/688 K. SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2018 tarihli ve 2017/38 Esas, 2018/688 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2015 ve 2016 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca (2 kez) 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin, istinaf edilmeksizin 15.03.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 22.06.2022 tarihli ve 2022/12980 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2022 tarihli ve KYB-2022/95456 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2022 tarihli ve KYB-2022/95456 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre; sanığın, suç tarihi olan 2015 takvim yılı içerisinde 213 sayılı Kanunun 359/a-2 maddesinde yer alan defter ve belgeleri ibraz etmeme suçunu işlediği, anılan Kanun'un 359/a-2 maddesindeki "Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, hakkında on sekiz ... beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur." şeklindeki düzenleme karşısında, Mahkemesince alt sınırdan uzaklaşıldığına dair bir değerlendirme yapılmaksızın, atılı suçtan temel cezanın 18 ay hapis cezası olarak belirlenmesi gerekirken, 2 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesini müteakip, 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldığında 15 ay hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken, 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmolunmak suretiyle fazla ceza tayin olunmasında isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.01.2017 tarihli ve 2017/1392 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 2015 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarından 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) bendi ve aynı Kanun'un 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi uyarınca kamu davası açılmıştır. 2. Bakırköy 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2018 tarihli ve 2017/38 Esas, 2018/688 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2015 ve 2016 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) bendi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca her takvim yılı için ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. 3. 5271 sayılı Kanun’un, Hükmün konusu ve suçu değerlendirmede mahkemenin yetkisi başlıklı 225 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; "(1) Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. (2) Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir." hükmü yer almaktadır. 4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde;... Vergi Dairesinin...vergi kimlik numaralı mükellefi ...Mühür ve Kırtasiye San.Tic.Ltd.Şti.'nin kanuni temsilcisi olan sanık hakkında, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.01.2017 tarihli ve 2017/1392 Esas sayılı iddianamesi ile 03.10.2016 tarihli ve 2016-A-4714/41 sayılı vergi suçu raporu ve 26.12.2016 tarihli komisyon mütalaasına uygun olarak, 2015 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarından kamu davası açıldığı, 2016 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan açılmış bir dava ya da verilen bir mütalaa olmadığı, 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulması mümkün bulunmadığı gibi birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olan sahte fatura düzenleme ve defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçları yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, "...tüm dosya kapsamına göre sanığın suç tarihi olan 2015-2016 yıllarında sahte fatura düzenlediğinin ve yapılan tebligata rağmen defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinin sabit olduğu ,ancak TCK 44 maddesi gereğince fikri içtima nedeniyle cezası ağır olan eylemi nedeniyle cezalandırılması gerektiği..." şeklindeki hatalı gerekçe ile sanık hakkında 2015 ve 2016 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulması Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi bu nedenle yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2018 tarihli ve 2017/38 Esas, 2018/688 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2023 tarihinde karar verildi. Yazı İşl.Md.Y. - F.U.