10. Hukuk Dairesi 2011/9990 E. , 2012/23748 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi No :11-185 Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelir ile yapılan ödemenin, 5510 sayılı Yasanın 21. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ...
**10. Hukuk Dairesi 2011/9990 E. , 2012/23748 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi No :11-185 Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelir ile yapılan ödemenin, 5510 sayılı Yasanın 21. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava; 26.01.2010 tarihli iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ile, yapılan ödemelerin rücuan tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın 21. maddesidir. Anılan maddede yer alan, “iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir.” hükmü karşısında; ilk peşin sermaye değerli gelirin, Kurum yararına tazmini mümkün kısmının belirlenebilmesi için gerçek zarar tavan hesabı yapılması zorunluluğu bulunmaktadır. Öte yandan, hükme esas alınan kusur raporuna göre haklarında dava açılmayan şebeke amiri ... ile, ekip şefi ...'a toplam % 5 oranında, işverene % 85 oranında, sigortalıya ise, % 10 oranında kusur verildiği anlaşılmakla, davanın teselsüle dayalı olarak açılmamış bulunmasına göre, davalı işverenin kusuru olan % 85'e isabet eden tutarla sınırlı hüküm kurmak gerekirken, yazılı şekilde, 3. kişinin kusuru da ilave edilerek hüküm kurulmuş olması isabetsizdir. Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler uyarınca, her bir hak sahibi yönünden, ayrı ayrı olmak üzere, gerçek zarar miktarları hesaplanarak, gerçek zarar ile kusur karşılığı ilk peşin sermaye değerli gelir miktarlarının karşılaştırması sonucu Kurumun rücu alacağının belirlenmesinden sonra hasıl olacak sonuca göre ve davada tesesüle dayanılmadığı da gözetilerek karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalı Şirket vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 29.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.