Başvuru, çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilmek üzere ceza infaz kurumuna verilen dilekçelerin fotokopileri ve evrak kayıt numaralarının verilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilmek üzere ceza infaz kurumuna verilen dilekçelerin fotokopileri ve evrak kayıt numaralarının verilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 13/11/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Türkiye 15 Temmuz 2016 gecesi silahlı bir darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış ve Bakanlar Kurulu tarafından ülke genelinde 21/7/2016 tarihinden itibaren doksan gün süreyle olağanüstü hâl (OHAL) ilan edilmesine karar verilmiştir. OHAL üçer aylık sürelerle uzatılarak 18/7/2018 tarihine kadar devam etmiştir. Darbe teşebbüsüne ilişkin süreç, OHAL ilanı, OHAL döneminin gerektirdiği tedbirlere ilişkin detaylı açıklamalar Anayasa Mahkemesinin Aydın Yavuz ve diğerleri ([GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-20, 47-66) kararında yer almaktadır. Darbe teşebbüsü öncesinde Cumhuriyet savcısı olan başvurucu, darbe teşebbüsü sonrasında silahlı terör örgütüne [Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY)] üye olma ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçları kapsamında yürütülen soruşturma sürecinde Yalvaç Sulh Ceza Hâkimliğinin 17/7/2016 tarihli kararıyla tutuklanmış ve sonrasında İzmir 3 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (Ceza İnfaz Kurumu) konulmuştur. Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulunun (Kurul) 11/8/2017 tarihli kararıyla bir kısım hükümlü/tutuklunun çeşitli kurum ve kuruluşlara gönderdikleri dilekçe ve yazışmaların fotokopisinin çekilmesi ve dilekçe çıkış numaralarının kendilerine verilmesi taleplerinin reddine karar verilmiştir. Karar gerekçesinde; Ceza İnfaz Kurumunda barındırılan hükümlü/tutuklularca günlük 500-600 talep ve şikâyet dilekçesi yazıldığı, günlük 300-350 dilekçenin ilgili makamlara gönderildiği ve hâlen hükümlü/tutuklu mevcudunun 400 civarında olduğu belirtilmiştir. Gerekçede; Kurum kapasitesi ile iş yoğunluğunun fazlalığına (kapalı-açık görüş, avukat, noter görüşü, duruşma, hastane sevk işlemi, sağlık işlemleri, telefon görüşü gibi) vurgu yapılmıştır. Bu iş yoğunluğu içinde işlem gören ve çıkışı yapılan dilekçelerin tekrar çıkış numarası verilerek fotokopisinin çekilmesinin ve tekrar hükümlü/tutuklu odalarına dağıtılmasının mevcut iş yükünü daha da artırmakta olduğu ifade edilmiştir. Diğer yandan mahkemelere ve çeşitli kurum ve kuruluşlara aynı gün gönderilmesi gereken süreli dilekçelerin gönderilmesinde aksaklıklar yaşandığı, çıkış numarası ve evrak fotokopisi işlemlerinin hükümlü tutukluların avukatları, vasileri, yasal temsilcileri tarafından ilgili kurum ve kuruluşlardan takibinin yapılabileceği dile getirilmiştir. Başvurucu 14/8/2017 tarihli dilekçesinde, Kurul kararının hukuka aykırı olduğunu ve bilgi edinme hakkı çerçevesinde kanunla verilmiş bir hakkın idarenin kararı ile kısıtlanamayacağını belirterek Karşıyaka İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) şikâyet başvurusunda bulunmuştur. Başvurucu, şikâyetinde somut olarak hangi amaçla ve hangi makama göndermek istediği dilekçenin fotokopisi ve kayıt numarasının verilmediğine ilişkin bir açıklamada bulunmamıştır. Başvurucunun Kurul kararının kaldırılması talebiyle yaptığı şikâyet başvurusu İnfaz Hâkimliğinin 15/9/2017 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Karar gerekçesinde, Kurul kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmayıp hukuka uygun olduğu ve takdir hakkının kötüye kullanıldığına dair bir delilin de bulunmadığı açıklanmıştır. Başvurucunun anılan karara itirazı Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesinin (Ağır Ceza Mahkemesi) 25/10/2017 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Kararda, İnfaz Hâkimliği kararının usul ve yasaya uygun olduğuna ilişkin değerlendirmeye yer verilmiştir. Nihai karar 8/11/2017 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 13/11/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgelerden Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 28/6/2017 tarihli iddianamesi ile başvurucu hakkında kamu davasının açıldığı, Antalya Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada 1/2/2018 tarihli karar ile FETÖ/PDY'ye üye olma suçundan başvurucunun mahkûmiyetine ve hükmen tutukluluk hâlinin devamına karar verildiği anlaşılmaktadır. Anılan karara karşı başvurucunun istinaf başvurusu Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin 24/5/2018 tarihli kararı ile esastan reddedilmiş ve başvurucunun temyiz istemi de Yargıtay Ceza Dairesinin 10/6/2019 tarihli kararı ile esastan reddedilerek hüküm onanmıştır.