11. Hukuk Dairesi 2009/5945 E. , 2010/10291 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Antalya 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.06.2008 tarih ve 2004/129 - 2008/226 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.10.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalılardan ..., ... avukatları ... gelip, diğer davalılar avukatları tebligata rağmen gelmediklerinden, temyiz dilekçes…
**11. Hukuk Dairesi 2009/5945 E. , 2010/10291 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Antalya 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.06.2008 tarih ve 2004/129 - 2008/226 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.10.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalılardan ..., ... avukatları ... gelip, diğer davalılar avukatları tebligata rağmen gelmediklerinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, Davalı ... Turizm A.Ş. ile Antalya merkez Hurma Köyü 8904 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerine inşaat yapılması hususunda arsa sahipleri ile 16.04.1993 tarihli Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul satış Vaadi ve daire Karşılığı Kat yapım sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye göre davalı şirketin her biri 10 kat, her katta ikişer daire ve her blokta ikişer dükkan olan 29 blok bina yapacağını ve arsa sahiplerine 11 blok haricindeki dairelerin tapusunu vereceğini, daha sonra ... A.Ş’nin bu sözleşmeden doğan haklarını ve binaları yapma taahhüdünü 19.12.1994 tarihli Düzenleme Şeklinde Daire Karşılığı İnşaat Yapım sözleşmesi ile müvekkili kooperatife devir ettiğini, bu sözleşmeye göre toplam 29 blokta bulunan 580 daire, 59 dükkandan 11 blokta bulunun 220 daire ve 22 dükkanın arsa sahiplerine, 254 daire ve 29 dükkanın da müvekkili kooperatifin olacağını, davalı şirkete de sözleşme gereği 106 daire ve 8 dükkan verileceğini, müvekkili tarafından arsa sahiplerine verilecek olan dairelerin 2001 yılında arsa sahiplerine teslim edildiğini, bundan sonra müvekkilin hak ettiği dairelerin tapularının verilmesi için arsa sahiplerine ihtar çekildiğini, bunun üzerine bir kısım dairelerin tapularının devir edilip, bir kısmının devir edilmediğini ileri sürerek, davalı arsa sahipleri adına tescilli ve müvekkiline verilmesi gereken dairelerin tapularının iptali ile müvekkili kooperatif adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili, davalı ... A.Ş. ile yapılan sözleşmenin 8. maddesinde işin başkasına devir edilemeyeceğinin düzenlendiğini, ancak inşaatler devam ettiği için itiraz edilmediğini, 11.07.2003 tarihinde kooperatif ile müvekkilleri arasında ön mutabakat tutanağının düzenlendiğini, bu tutanakta dairelerdeki eksikliklerin tesbit edildiğini, müvekkillerinin daireleri kullanmasının teslim anlamına gelmediğini, dairelerin zamanda da teslim edilmediğini, davacının kendi edimini ifa etmeden müvekkillerinden talep bulunmasının doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., davacının edimini yerine getirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili, müvekkilinin arsa sahipleri ile yaptığı sözleşme uyarınca müvekkilinin bu sözleşmeden doğan haklarını devir edemeyeceğini, bu nedenle BK’nun 162/1. maddesindeki alacağın temlikinin gerçekleşmediğini, yapılan sözleşmenin eser sözleşmesi olduğunu, müvekkilinin inşaatleri belli bir seviyeye getirdekten sonra davacı ile anlaşma yapıldığını, müvekkiline bu nedenle verilmesi gereken 290 daire dışında 36 daire daha verilmesinin kararlaştırıldığını, 290 dairenin 220’sinin arsa sahiplerine verileceğini ve 70 dairenin de müvekkilinde kalacağını, davacının doğrudan tapunun iptali için arsa sahiplerine dava açamayacağını, inşaatlerin hiç birinin kararlaştırılan sürede bitirilmediğini, davacının edimlerinin tamamladığı sürece daire devirlerinin de yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı şirket arasındaki sözleşmenin uygulandığı, buna göre inşaatlerin devam ettiğidikkate alındığında arsa maliklerinin sözleşmeye zımnen rıza gösterdiklerinin kabulünün gerektiği, arsa sahiplerine ait dairelerin tamamlanıp teslim edildiği, genel iskanın alınmış olduğu, 1 blok hariç tüm blokların yapıldığından 1 blok hariç davacının hak kazandığı tapuların devir edilmesi gerektiği, davacının 20.06.2008 tarihli dilekçesinde belirtilen tapusu devir edilmeyen taşınmazların tapularının devrinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı ... vekili, davalılar ... ve M.... vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin ve davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Ancak, davacı kooperatif ile davalı ... A.Ş. arasında yapılan ve arsa malikleri tarafından da itiraz edilmeyerek fiilen uygulanan 19.12.1994 tarihli Düzenleme Şeklinde Daire Karşılığı İnşaat Yapım Sözleşmesinin 10. maddesi aynen “son bloğun tapusu da genel çevre düzenlemesinin bitirilmesi, genel iskanın alınmasını müteakip kooperatife verilecektir” hükmüne haiz olup, dava konusu olayda genel iskanın dava tarihinden sonra 29.11.2007 tarihinde alındığı anlaşılmaktadır. Yine yargılama sırasında davacı vekili tarafından verilen 20.06.2008 tarihli dilekçe ile bir kısım davalılar hakkındaki davadan feragat edilerek bu davalılar yönünden yargılama gideri ve vekalet ücreti istenmediği belirtilmiştir. Her ne kadar her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre hükme bağlanacağı ilkesi var ise de, haklarındaki davaya devam edilen üç arsa maliki yargılama sırasında genel iskan alınmasına rağmen uyuşmazlığı sürdürmeye devam etmiştir. Bu itibarla mahkemece, bu üç davalıya düşen yargılama gideri ve hüküm tarihinde geçerli Avukatlık asgari ücret tarifesine göre vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, haklarında hüküm kurulan davalılar ..., ... ve ...’ın sorumlu oldukları yargılama giderine ait döküm yapılmadan ve açıklanan hususlar dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin ve davalılar ... ve ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin ve davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak temyiz eden davalı ...'a verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 14.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.