6. Ceza Dairesi 2022/3499 E. , 2024/217 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/777 E. 2020/681 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu
**6. Ceza Dairesi 2022/3499 E. , 2024/217 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/777 E. 2020/681 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03.11.2016 tarihli iddianamesi ile; sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) ve (h) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır. B. Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2019 tarihli ve 2019/437 Esas, 2019/682 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) ve (h) bentleri, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 18.03.2020 tarihli ve 2020/777 Esas, 2020/681 Karar sayılı kararı ile; "Olay günü gece vakti katılan ...’in tedavi gördüğü hastaneden ayrıldıktan sonra yürüyerek ... caddesine geldiğinde sanıklar tarfından durdurulduğu ve bıçak tehdidiyle bir adet Artech marka tableti, bir adet eski tip cep telefonunu, bir adet blutooth speaker ile bir miktar da parasının alındığı olayda; yağma suçunun yol kesmek suretiyle işlendiğinin kabulü için eylemin yalnızca yol üzerinde gerçekleşmiş bulunması yeterli olmayıp, suçun mağdurunun yoldan geçmesini beklemek suretiyle önceden tasarlayıp, maddi engeller koymak veya tehditle geçişi engellemek ve/veya tertibat alarak yolun kesilmiş olması gerektiği gözetilmeden, sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-a-c-h maddeleri ile hüküm kurulması gerekirken koşulları oluşmadığı halde, olayda aynı madde ve fıkranın (d) bendinin de uygulanması, Usul ve yasaya aykırı olmakla, sanıklar müdafilerinin istinaf istemleri bu nedenle yerinde ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hukuka aykırılık, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a ve 303/1 maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olup, duruşma açılmaksızın anılan Kanun ve maddeleri gereğince düzeltilmesi mümkün görüldüğünden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a ve 303/1 maddelerinin verdiği yetkiye istinaden; Hükmün yağma suçuna ilişkin “C” başlıklı bölümünün 1. bendinin a fıkrasında yer alan “ 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 149/1-a-c-d-h maddesi gereğince” ibaresinden, yol kesmeye ilişkin olan “d” ibaresinin çıkartılmasına, Karar verilmek sureti ile, 5271 sayılı CMK'nin 280/1-a maddesi gereğince hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine," Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A-Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri Dosyada sanık ...'in cezalandırılmasına yeterli somut delil bulunmadığı, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. B-Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğu, soruşturma aşamasındaki teşhisn usulüne uygun olmadığı, dosyada sanık ...'ın cezalandırılmasına yeterli somut delil bulunmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Olay günü gece vakti katılan ...’un Toros Devlet Hastanesi Acil Servisine giderek bir süre tedavi gördükten sonra hastaneden ayrılarak yürümeye başladığı, ... caddesine geldiğinde sanıklar ..., ...'ın da bulunduğu dokuz kişilik Suriyeli grubun bıçak göstererek katılanı durdurdukları, katılanın üzerinde bulunan bir adet Artech marka tablet, bir adet eski tip cep telefonu, bir adet blutooth speaker ile bir miktar parayı zorla aldıkları, zararın karşılanmadığı anlaşılmıştır. 2. Katılan aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunmuş, mahkeme aşamasında sanıklarla yüzleştirildiğinde sanık ...'u kesin olarak teşhis etmiş, ancak sanık ...'dan emin olmadığını belirtmiştir. 3. Sanık ... tercüman aracılığı ile alınan savunmalarında; katılandan sadece sigara istediğini, başka bir eyleminin olmadığını, yanında kimsenin olmadığını belirtmiştir. 4. Sanık ... tercüman aracılığı ile alınan savunmalarında; olay günü kızını hastaneye götürdüğünü arkadaşlarını gördüğünde doktor sormak için orada durduğunu ve o esnada polislerin geldiğini, olay ile ilgisinin olmadığını belirtmiştir. 5. Kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, yol kesmeye ilişkin nitelikli halin somut olayda gerçekleşmediği yönündeki düzeltme dışında, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Katılanın aşamalardaki tutarlı beyanları, mahkeme aşamasında sanıklarla yüzleştirildiğinde sanık ...'u kesin olarak teşhis etmesi, sanık ...'un tevil yollu ikrar içeren savunması ve kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar karşısında, sanık ...'un eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Ceza yargılaması hukukumuzda teşhise ilişkin açık bir düzenleme bulunmamakta olup, bu konu ilk kez 02.06.2007 gün ve 5681 sayılı Kanunun 5. maddesiyle 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanununun Ek 6. maddesinde yapılan değişiklikle mevzuatımıza girmiş, anılan maddeye göre; Teşhis işlemine tâbi tutulan kişilerin birden fazla ve aynı cinsten olması, aralarında yaş, boy, ağırlık, giyinme gibi görünüşe ilişkin hususlarda benzerlik bulunması gerekir. Teşhis için gerekli olması halinde şüphelinin görünüşü ile ilgili gerekli değişiklikler yapılabilir. Teşhis işlemine tâbi tutulan kişilerin her birinde teşhis sırasında bir numara bulundurulur. Teşhiste bulunan kişi ile teşhis işlemine tâbi tutulan kişilerin birbirini görmemesi gerekir. Teşhis işlemi en az iki kez tekrarlanır ve teşhiste bulunması istenen kişiye şüphelinin teşhis edilecek kişiler arasında yer almıyor olabileceği hatırlatılır. Teşhis işlemine tâbi tutulan kişilerin, bu işlem sırasında birlikte fotoğrafları çekilerek veya görüntüleri kayda alınarak, soruşturma dosyasına konur. Şüphelinin fotoğrafı üzerinden de teşhis yaptırılabilir. Ancak tek bir fotoğraf veya aynı kişinin farklı fotoğrafları üzerinden teşhis yaptırılamaz. Değişik kişilerin fotoğraflarının aynı büyüklük ve özellikte olmaları gerekir. Teşhis işlemi tutanağa bağlanır. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; kolluk tarafından yapılan araştırmada şüphe üzerine ulaşılan beş kişiden birinin sanık ... olduğu, katılan ...'a karakolda yaptırılan canlı teşhiste yalnızca bu beş şüphelinin gösterildiği ve katılanın beş şahsı da teşhis ettiğini belirttiği, mahkeme aşamasındaki yüzleştirmede ise katılanın sanık ...'dan emin olmadığını belirttiği, bu itibarla sanık ...'ın katılan tarafından teşhisinin usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla; Sanık ...’ın yüklenen suçu işlediğine ilişkin, hükümlülüğüne yeterli, hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde, hukuka aykırılık bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 18.03.2020 tarihli ve 2020/777 Esas, 2020/681 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 18.03.2020 tarihli ve 2020/777 Esas, 2020/681 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 09.01.2024 tarihinde karar verildi.