T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/849 Esas KARAR NO: 2025/1612 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 28/02/2024 NUMARASI : 2023/109 Esas, 2024/73 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)|Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli) KARAR TARİHİ: 11/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanm…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/849 Esas KARAR NO: 2025/1612 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 28/02/2024 NUMARASI : 2023/109 Esas, 2024/73 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)|Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli) KARAR TARİHİ: 11/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalının adresinde yapılan icra işlemi sonucunda 9193 adet .... Klasik markalı, 779 adet .... Zirve markalı, 299 adet .... Çifte Haz markalı ve 299 adet .... Sıcak Temas markalı toplam 10570 kutu (105.700 saşe) ürüne katıları bilirkişinin görüşleri doğrultusunda tedbiren elkonulmuş olup bu ürünler yediemine teslim edildiğini, İcra edilen ihtiyati tedbir işlemleri doğrultusunda, davalı şirketin Müvekkilin tescilli ve tanınmış “....” markalarını taklit ederek, işyeri adresinde satışa sunmakta olduğu bir kez daha tespit ve teyit edildiğini, icra mahallinde mahkemece görevlendirilen bilirkişi huzurunda çekilen fotoğraflar ekinde mahkemeniz huzuruna sunulduğunu davalının satışa sunmuş olduğu “...” markalı bu ürünlerin üretimi hususunda ne davalıya ne de sair hiçbir kişi ve kuruma izin vermediğini, davalının, işyerinde satışa sunulan bu ürünler, Müvekkilinin tescilli markalarına karşı marka tecavüzü ve haksız rekabet yaratmakta olduğunu beyan ederek; davacıya ait " ..." markaları aleyhine yaratılan marka tecavüzü ve haksız rekabet durumunun tespitine, tecavüzün önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması, tecavüz teşkil eden kullanımların engellenmesi ve ilgili ürünlerin imhasını talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Mahkemenin yetkisiz olduğunu, talebin net olmadığını, müvekkilinin iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, ürünlerin sahte ya da taklit olduğu konusunda herhangi bir bilgisi olmadığını, davacının başvurusu ile haberdar olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "...1-Açılan davanın KABULÜ ile; Davacının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli "...” markaları aleyhine yaratılan MARKA TECAVÜZÜ ve HAKSIZ REKABET durumunun TESPİTİNE; tespit edilen marka tecavüzü ve haksız rekabet durumunun ÖNLENMESİ ve SONUÇLARININ ORTADAN KALDIRILMASINA, bu cümleden olmak üzere, davacının markalarına iltibas yaratan mütecaviz kullanımların engellenmesine" Şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf isteminde özetle; müvekkilinin iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu ve herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, ürünlerin sahte ya da taklit ürün olduğuna dair herhangi bir bilgisi bulunmadığını, davacı tarafın yargı yoluna başvurması ile durumdan haberdar olduğunu, TMK 3 maddesinin dikkate alınmasını, TTK kapsamında düzenlenen basiretli tacir kavramını prezervatif cinsi ürünlerin sahteliğini anlayamayacak durumda olduğu savunması kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin üretici olmadığını, paketlenmiş tıbbi ürünlerin satışını gerçekleştirtiğini, prezervatifin sahte olup olmayacağının tespitini yapabileceğini düşünmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; delil tespit dosyasındaki rapora göre davacının markasının davalı ürünlerinde aynen yer aldığı, ambalajların benzer olduğu ve ürünlerin orjinal olmadığının tespit edilmiştir. Davalının ürünün taklit olmadığı yönünde savunmasının olmadığı, satıcı konumda olmasının sorumluluğu ortadan kaldırmayacağı, taklit ürünün ticari amaçla bulundurulması nedeni ile markaya tecavüzün oluştuğunun kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu dikkate alındığında neticeten ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 210TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/12/2025