Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/2443 E. , 2024/2800 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2443 Karar No : 2024/2800 DAVACI : ... Otomotiv Turizm Hayvancılık Sanayi ve Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı - (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün 15/11/2021 tarih ve 2021/31 sayılı "Distribütörler Haricindeki İthalatçılar Tarafından Gerçekleştirilen Araç İthalatında Gümrük Kıymetinin Tespiti İ
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/2443 E. , 2024/2800 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2443 Karar No : 2024/2800 DAVACI : ... Otomotiv Turizm Hayvancılık Sanayi ve Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı - (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün 15/11/2021 tarih ve 2021/31 sayılı "Distribütörler Haricindeki İthalatçılar Tarafından Gerçekleştirilen Araç İthalatında Gümrük Kıymetinin Tespiti İşlemleri" konulu Genelge'sinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI: Distribütörlerin rakibi durumunda olan araç ithalatçılarından istenen belgelerden, ilk üretici faturasının onaylı örneği, ihraç ülkesi gümrük idaresince düzenlenen beyanname ve data kartlarının ithalat aşamasında elinde kamu gücü bulunmayan ithalatçılar tarafından elde edilmesinin mümkün olmadığı, bu durumun kendileri bakımından ithalat engeli oluşturduğu, söz konusu belgelerin ticari sır kapsamında üçüncü kişilere verilmesinin yasak olduğu; Gümrük Yönetmeliği'nde beyannameye eklenecek belgelerin sayıldığı, bunların dışında Genelge ile belge istenmesinin yasal dayanağının bulunmadığı; Genelge'nin yürürlüğe girmesiyle birlikte, distribütörler ile distribütör haricindeki ithalatçılar arasında eşitsizlik meydana geldiği, distribütörlerin rekabette avantajlı ve tekel durumuna getirildiği; eşyanın kıymetinin, Gümrük Kanunu'nun 23 ilâ 31. maddelerine istinaden, aksi somut delillerle ispatlanmadıkça “satış bedeli” olduğu, distribütörden alınan fiyatın veri olarak kabul edilmesinin mevzuat hükümleri ile uluslararası anlaşmalara aykırılık teşkil ettiği; kıymeti düşük beyan eden paravan veya sermayesi düşük şirketlerden amme alacağının tahsilinde güçlük yaşandığı ileri sürülerek uygulamaya konulan düzenlemenin hakkaniyete ve cezaların şahsiliği ilkesine aykırılık oluşturduğu; Genelge'nin yürürlüğe girmesinden sonra binlerce aracın ithalatının yapılamadığı, gümrükte bekletilmek zorunda bırakıldığı, düzenlemede kamu yararının gözetilmediği, amaç ile araç arasında orantısızlık bulunduğu; vergilerin yasallığı ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI: Distribütörler dışında paralel ithalat yapan şirketlerin tamamına yakınının çok düşük sermayeye sahip olduğu, yeterli mali güçleri bulunmayan şirketler tarafından yapılan milyonlarca Euro değerindeki ithalatların, distribütörlerin ithalatlarından fazla olduğu; distribütör haricindeki paralel ithalatçıların çoğunlukla Yeşilköy Gümrük Müdürlüğünden lüks araç ithalatı yaptıkları, araçların donanım ve aksesuarlarının tamamının ithalat işlemleri sırasında gümrük idaresince tespitinin güç olduğu, bazı araçların kendi değeri kadar ilave donanım taşıdıklarının görüldüğü; yapılan incelemelerde, paralel ithalatçılar tarafından kıymetin düşük beyan edildiği, sonradan kontrol kapsamında geriye dönük olarak alınan ek tahakkuk ve para cezası kararlarının ise tahsilinde güçlük çekildiği, şirketlerin kapandığı veya ödeme gücü bulunmadığı, bunun önüne geçilmesi için kıymet, donanım ve aksesuarların gümrük işlemleri yapılırken tespitinin önem arz ettiği; yurt dışı araştırması ve sonradan denetimlerin etkinliğinin düşük olduğu, paralel ithalatçılar tarafından oluşturulan kayıt dışı ithalattan kaynaklanan Hazine zararının ve distribütörler aleyhine oluşan haksız rekabetin önlenmesi amacıyla dava konusu Genelge'nin ihdas edildiği, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Genelge'nin 4. maddesinde yer alan "ve aracın ilk satışında üreticisi tarafından düzenlenen faturanın" ibaresi, distribütörler ile distribütör haricindeki ithalatçılar arasında rekabet eşitsizliğine neden olduğundan, Genelge'nin anılan kısmının iptali, kalan kısımlarına yönelik ise davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün 15/11/2021 tarih ve 2021/31 sayılı "Distribütörler Haricindeki İthalatçılar Tarafından Gerçekleştirilen Araç İthalatında Gümrük Kıymetinin Tespiti İşlemleri" konulu Genelge'sinin iptali istemiyle açılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 73. maddesinin 3. fıkrasında vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı hükme bağlanmıştır. 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 11. maddesinde, gümrük işlemleriyle doğrudan veya dolaylı olarak ilgili bulunan kişilerin, Gümrük Müsteşarlığının veya gümrük idareleri ve diğer yetkili kurumların talebi üzerine gümrük işlemleri ile sınırlı olmak kaydıyla belirlenen süreler içinde gerekli bütün belge ve bilgileri vermek ve her türlü yardımı sağlamakla yükümlü olduğu, kendilerinden bu konularda bilgi istenilen kişilerin, özel kanunlarında yazılı gizlilik hükümlerini ileri sürerek bilgi vermekten kaçınamayacağı; 65. maddesinin 1. bendinin (a) alt bendinde, gümrük idarelerinin beyanların doğruluğunu araştırmak üzere beyanname ile ilgili ve beyannameye ekli belgeleri kontrol edebileceği ve beyannamenin içerdiği bilgilerin doğruluğunu araştırmak amacı ile beyan sahibinden diğer belgeleri de vermesini isteyebileceği belirtilmiştir. Dünya Ticaret Örgütü Kıymet Anlaşmasının 17. maddesinde de, mezkur anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı veya bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağını hususu yer almıştır. Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün 15/11/2021 tarih ve 2021/31 sayılı "Distribütörler Haricindeki İthalatçılar Tarafından Gerçekleştirilen Araç İthalatında Gümrük Kıymetinin Tespiti İşlemleri" konulu Genelgesinde, "1. İthale konu aracın distribütör sıfatıyla ithal edilip edilmediği, ithalatçıdan temin edilecek sözleşmeler incelenerek tespit edilecektir. 2. Beyan edilen gümrük kıymetinin gerçeklik veya doğruluğu konusunda makul şüphe oluşması halinde, kıymet tespit yöntemleri ile kıymet araştırması ve incelemesine ilişkin olarak 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve Bakanlığımızca yapılan ikincil düzenlemeler uyarınca, beyan sahibinden, gümrük idaresince belirlenecek ilave ispatlayıcı bilgi ve belgeler istenilerek işlem yapılacaktır. 3. İthale konu aracın distribütörünün bulunması halinde, gümrük kıymetinin tespitinde, distribütörden temin edilen kıymet bilgisi, gümrük kıymeti ile ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde veri olarak dikkate alınacaktır. 4. İthale konu araca ait, ihraç ülkesi gümrük idaresi tarafından düzenlenen ihracat beyannamesinin ve aracın ilk satışında üreticisi tarafından düzenlenen faturanın onaylı örneği beyannameye eklenecek ve gümrük idarelerince bu husus kontrol edilecek, söz konusu belgelerin eklenmediği beyannamelerin muayene ve/veya kontrol işlemleri tamamlanmayacaktır. 5. Data Kartı (Teknik Evsaf Kartı) olan markalar için bu kart beyannameye eklenecektir. 6. Beyannameye eklenen faturaların, Gümrük Yönetmeliğinin “Fatura” başlıklı 115. maddesinde belirtilen hususlara uygun olup olmadığı ile söz konusu faturalarda, araç üstünde bulunan ilave donanım ve aksesuar bilgileri ile bunların kıymetlerinin yer alıp almadığı kontrol edilecektir. 7. Eşyanın muayene ve/veya kontrolü yapılırken, araç üzerinde standart ve/veya ilave hangi donanım ve aksesuarların bulunduğu, bunların kıymetleri, standart donanım kapsamında bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise faturada ayrıca belirtilip belirtilmediği özellikle incelenecektir. 8. Beyan edilen gümrük kıymeti ve/veya araçta bulunan donanım ve aksesuarların tespiti için her hâlükârda, ilgili markanın Türkiye distribütöründen aracın şasi numarası esas alınarak, taşıdığı donanım ve aksesuarlar ile kıymeti konusunda bilgi istenilecek; distribütörün bulunmaması halinde üniversitelerin ilgili bölümlerinden aracın aksesuar ve donanımları ile ilgili teknik rapor istenilecektir. 9. Yurt dışı araştırmasına gidilmesine ihtiyaç duyulması durumunda, ihracatçı ülkeden cevap alınabilmesini teminen, talep yazısında, yurt dışı araştırmasına ihtiyaç duyulma nedenleri maddeler halinde açık ve anlaşılır şekilde belirtilecektir." düzenlemesine yer verilmiştir. Davacı dava konusu düzenleyici işlem ile distribütör harici firmalarca yapılan araç ithalatının engellendiği, Gümrük Yönetmeliğinde beyannameye eklenecek belgelerin sayıldığı, bunların dışında Genelge ile belge istenmesinin mümkün olmadığı, kıymetin distribütör beyanına göre belirlenmesine ilişkin yasal bir zorunluluk bulunmadığı, düzenlemenin açıkça hukuka aykırı olduğunu ileri sürmektedir. Davalı idare, distribütörler dışında paralel ithalat yapan şirketlerin tamamına yakınının çok düşük sermayeye sahip olduğu, ithalata yetecek miktarda mali güçlerinin bulunmadığı, ithal edilen araçların donanım ve aksesuarlarının tamamının gümrük idaresince tespitinin güç olduğu, bazı araçların kendi değeri kadar ilave donanım taşıdıklarının tespit edildiği, söz konusu ithalatlarda sonradan yapılan kontrollerde kıymetin düşük beyan edildiğinin tespiti üzerine gelir eksikliği bulunması halinde şirketlerin kapanmış olması veya ödeme gücünün kalmaması nedeniyle vergilerin tahsilinde güçlük çekildiği, yurt dışı araştırması ve sonradan denetimlerin etkinliğinin düşük olduğu, kayıt dışı ithalat nedeniyle oluşan Hazine zararının ve haksız rekabetin önlenmesi amacıyla dava konusu düzenleyici işlemin tesis edildiğini belirtmektedir. Yukarıda yer verilen mevcut düzenlemeler ile gümrük idaresine beyan edilen kıymetin gerçeklik ve doğruluğunu teyit etmek üzere araştırma yapma yetkisi kapsamında yükümlüsünden ilave bilgi ve belge talep etme ve ithalatçıdan belgeler veya başka kanıtlar da dahil olmak üzere daha fazla açıklama sunmasını isteme yetkisi tanındığı, böylece ithalatçıya da açıklama yapabilme yönünde makul bir fırsat verildiği açıktır. Davalı idare tarafından gerçek ithalat tutarının gizlenmesi gibi hazine kaybına sebep olan birtakım uygulamaların tespiti üzerine, satışa sunmak üzere ithal edilen taşıtlarla ilgili olarak ihracatçı ile arasında distribütörlük ilişkisi kurulmasından dolayı satış işlemleri belirli resmi koşullara bağlanmış bulunan distribütörler dışında, aynı taşıtların ithalini gerçekleştiren ya da Türkiye'de distribütörlüğü bulunmayan lüks taşıtların ithalatını gerçekleştiren ticari işletmeler tarafından gümrük vergisine esas alınacak teslim bedelinin noksan beyan edilmesinin önüne geçilmesi ve bu kapsamda uygulama birliği sağlanması amacıyla dava konusu düzenlemenin yapıldığı anlaşılmıştır. Davacı, idare tarafından taşıtın üreticisine ait satış faturasının istenilmesinin hukuki olmadığını, distribütörlerin tekelleşmesine yol açacağını ileri sürülmekte ise de; ithalatçı firma taşıtın distribütörü olmasa dahi, gerçekleştirdiği ithalat nedeniyle yurt dışında bulunan ihracatçı tarafından teslimler karşılığı kendisine fatura düzenlenmesi, uluslararası alışveriş de olsa ticari ve hukuki gereklilik olduğundan, Genelgede ifade bulan üretici faturasının teminine olanak bulunmadığı halde de idarece yapılacak kıymet araştırması kapsamında istenilmesi halinde taşıtın ithalat bedeli karşılığı ihracatçı tarafından düzenlenen ihracat faturası ve ithale konu araçla ilgili olarak ihraç ülkesi gümrük idaresi tarafından düzenlenen ihracat beyannamesi ile ithalat bedelinin tevsiki sağlanabileceğinden, ayrıca ithalatçı işletmelere gerçekleştirdiği ithalat karşılığı ihracatçı tarafından düzenlenen satış faturasının istenilmesinde hukuki bir engel bulunmadığı gibi distribütörlerin korunması ya da tekelleşmeleri amacıyla İdarece dava konusu düzenlemelerin getirildiği yolundaki davacı iddiası da yerinde değildir. İdarenin gümrük kıymetinin doğru tespiti için Data Kartı (Teknik Evsaf Kartı) olan markalar için bu kartın beyannameye eklenmesi yönündeki düzenlemesinde aykırılık görülmemiştir. Dolayısıyla, dava konusu genelgenin 4458 sayılı Kanununun 11. maddesinde kurala bağlanan bilgi ve belge ibrazı yükümlülüğü ile aynı Yasanın 65'inci maddesinde kurala bağlanan; gümrük idarelerinin beyanların doğruluğunun araştırılması amacıyla ilgililerden gümrük işlemlerine ilişkin olmak kaydıyla beyanname eki belgeler yanında başka belgeler de isteyebileceğine dair düzenlemelere uygun olduğu, diğer maddeleri yönünden de hukuki aykırılığın bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, Genelgenin üst norm kurallarına aykırı olduğundan ve Kanunla verilen yetkinin aşılarak bir hakkın kullanımına sınırlama getirdiğinden de söz edilemeyeceğinden düzenlemelerde yasaya aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, duruşma için belirlenen günde, davacıyı temsilen Av. ...'ın, davalı idareyi temsilen Av. ...'ün geldiği görülerek Danıştay Savcısı ...'ın katılımıyla yapılan duruşmada taraflara usulüne uygun olarak söz verilip, Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY: Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün 15/11/2021 tarih ve 2021/31 sayılı "Distribütörler Haricindeki İthalatçılar Tarafından Gerçekleştirilen Araç İthalatında Gümrük Kıymetinin Tespiti İşlemleri" konulu Genelge'sinin iptali istenilmektedir. İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti, bir hukuk devleti olarak nitelendirilmiş olup, hukuk devleti; eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayıp yargı denetimine açık olan devlet olarak tanımlanmıştır. Anayasa'nın 2. maddesinde herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu düzenlenmiştir. Temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen Anayasa'nın 13. maddesi de, hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlanabileceğini temel bir ilke olarak benimsemiş olup, Anayasa'nın 35. maddesinin 2. fıkrasında, mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gerektiği ifade edilmiştir. Anayasa'nın ''Vergi ödevi'' başlıklı 73. maddesinin 1. fıkrasında, herkesin, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlü oldukları; 3. fıkrasında ise vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı hükmü yer almaktadır. Anayasa'nın 124. maddesinde ise, kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, düzenleme yetkisinin bulunduğu kurala bağlanmıştır. 4458 sayılı Kanun'un 11. maddesinde, gümrük işlemleriyle doğrudan veya dolaylı olarak ilgili bulunan kişilerin, Gümrük Müsteşarlığının veya gümrük idarelerinin talebi üzerine gümrük işlemleri ile sınırlı olmak kaydıyla belirlenen süreler içinde gerekli bütün belge ve bilgileri vermek ve her türlü yardımı sağlamakla yükümlü oldukları, kendilerinden bu konularda bilgi istenilen kişilerin, özel kanunlarda yazılı gizlilik hükümlerini ileri sürerek bilgi vermekten kaçınamayacakları; 65. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, gümrük idarelerinin, beyanın doğruluğunu araştırmak üzere, beyanname ile ilgili ve beyannameye ekli belgeleri kontrol edebileceği ve beyannamenin içerdiği bilgilerin doğruluğunu araştırmak amacı ile beyan sahibinden diğer belgeleri de vermesini isteyebileceği; 74. maddesinde ise, Türkiye Gümrük Bölgesine gelen eşyanın serbest dolaşıma girişinin, ticaret politikası önlemlerinin uygulanması, eşyanın ithali için öngörülen diğer işlemlerin tamamlanması ve kanunen ödenmesi gereken vergilerin tahsili ile mümkün olduğu düzenlemelerine ye verilmiştir. Gümrük Yönetmeliği'nin "Beyannameye eklenecek belgeler" başlıklı 114. maddesinde, sayılan belgelerin gümrük beyannamesine eklenmesinin zorunlu olduğu belirtilmiş, Bakanlıkça belirlenecek haller ve eksik beyana ilişkin hükümler saklı tutulmuştur. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A) Dava konusu Genelge'nin 4. maddesi yönünden yapılan incelemede; Genelge'nin anılan kısmında yer alan düzenleme uyarınca, distribütör haricindeki ithalatçılar tarafından yapılacak araç ithalatında, ithal edilecek aracın ilk satışında üreticisi tarafından düzenlenen faturanın onaylı örneğinin beyannameye eklenmesinin gerektiği ve bu belgenin gümrük idarelerince kontrol edileceği; bunun beyannameye eklenmemesi halinde ise, ithalat beyannamelerinin muayene ve/veya kontrol işlemlerinin tamamlanmayacağı belirtilmektedir. Buna göre, aracın üreticisi tarafından yapılan ilk satış sırasında düzenlenen faturanın Genelge'ye muhatap olan ithalatçılar tarafından ibraz edilmemesi halinde, yaptırım niteliğinde olacak şekilde, araçların ithalat işlemlerinin tamamlanmayacağı, dolayısıyla araçların serbest dolaşıma giremeyeceği açıkça vurgulanmıştır. Distribütör haricindeki ithalatçılara yönelik ihracat yapan yurt dışında yerleşik firmalar, aracı doğrudan üreticisinden satın alabileceği gibi, sonraki aşamalarda da satın almaları mümkündür. Bu durumda, aracın ithalatçısı veya ihracatçı firmanın, üretimden sonraki ilk satışında kurulan ticari ilişkide taraf olmaması halinde, aracın ilk satışında üreticisi tarafından düzenlenen faturanın onaylı örneğinin ithal edilmek istenen her bir araç için istenilmesi ve ithalatçıların kendisine aracın tesliminden önceki safhalarının tespit edilerek üretici faturasının temin edilmeye çalışılması ithalat sürecini ve maliyetlerini artıracağı gibi, temin edilememesi halinde, ithalatın gerçekleştirilememesine bağlı olarak aracın ilk iktisabını yapmak amacıyla sipariş veren yurt içindeki müşterisine karşı edimin ifasını olanaksız hale getirecektir. Bunun sonucunda, Genelge'de yer alan düzenleme ithalatçıların müşteri kaybına neden olarak piyasada distribütörler lehine sonuçlar doğuracak ve rekabet eşitsizliğine yol açacaktır. Kaldı ki, aracın üreticisi tarafından düzenlenen ilk faturanın temin edilmesi halinde de, söz konusu faturada yer alan fiyat bilgisinin ithal edene verilmesi, ihracatçı ile ithalatçı arasındaki ticari ilişkiyi olumsuz şekilde etkileyecek niteliktedir. Bu bakımdan, Genelge'nin 4. maddesinde yer alan "ve aracın ilk satışında üreticisi tarafından düzenlenen faturanın" ibaresi, distribütörler ile distribütör haricindeki ithalatçılar arasında eşitsizliğe neden olduğundan, hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. B) Genelge'nin hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılan kısmı dışındaki diğer düzenlemeler yönünden yapılan incelemede; 4458 sayılı Kanun'un 11. maddesinde, idarece istenilmesi halinde bilgi ve belge ibrazı yükümlülüğü ile Kanun'un 65. maddesinde, beyanın doğruluğunun araştırılması amacıyla beyannameye ekli belgeler haricinde diğer belgelerin de istenebileceğinin düzenlendiği; ayrıca, Gümrük Yönetmeliği'nin 114. maddesinde sayılan beyannameye eklenecek belgelerin dışında Bakanlıkça belirlenecek hallerin saklı tutulduğunun anlaşılması karşısında; yukarıda yer verilen üst hukuk normlarına aykırılık taşımadığı sonucuna ulaşıldığından, dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar dava konusu düzenlemenin kalan kısımlarının iptalini gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün 15/11/2021 tarih ve 2021/31 sayılı "Distribütörler Haricindeki İthalatçılar Tarafından Gerçekleştirilen Araç İthalatında Gümrük Kıymetinin Tespiti İşlemleri" konulu Genelgesi'nin 4. maddesinde yer alan "ve aracın ilk satışında üreticisi tarafından düzenlenen faturanın" ibaresinin İPTALİNE, 2. Söz konusu Genelge'nin kalan kısımları yönünden DAVANIN REDDİNE, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin, davalı idareden alınarak davacıya; davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Bakılan dava; kısmen kabul, kısmen retle sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam 725,68 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre takdiren ... TL tutarındaki kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, geriye kalan ... TL tutarındaki kısmının ise davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 5. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içerisinde Danıştay Vergi Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava konusu Genelge'nin 4. maddesinde yer alan "ve aracın ilk satışında üreticisi tarafından düzenlenen faturanın" ibaresinde de üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığından, davanın tamamının reddi gerektiği düşüncesiyle, Dairemiz kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasına katılmıyorum.