1. Hukuk Dairesi 2007/5069 E. , 2007/6202 K. "" MAHKEMESİ : NİĞDE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/01/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakan babası Tom'un.... parsel sayılı taşınmazını mirastan mal kaçırmak amacıyla damadı olan davalıya muvazaalı biçimde devrettiğini ileri sürerek tapunun iptaliyle miras payı oranında tescilini istemiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, kanıtlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Kar…
**1. Hukuk Dairesi 2007/5069 E. , 2007/6202 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : NİĞDE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/01/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakan babası Tom'un.... parsel sayılı taşınmazını mirastan mal kaçırmak amacıyla damadı olan davalıya muvazaalı biçimde devrettiğini ileri sürerek tapunun iptaliyle miras payı oranında tescilini istemiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, kanıtlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ..... raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Getirtilen resmi akit tablosu ve veraset ilamından, çekişme konusu ..parsel sayılı taşınmazın miras bırakan M..T...a ait iken 14.6.1999 tarihli vekaletnameyle vekil kıldığı .. tarafından 21.6.1999 tarihinde davalı D..a satılarak devredildiği ; miras bırakanın 21.1.2002’de ölümüyle geriye mirasçısı olarak dava dışı karısı Asiye ve kızı S..ile davacı oğlu B....’ın kaldığı, davalı Durmuş’un ise miras bırakanın kızı S..’ın kocası olduğu görülmektedir. Davacı, taşınmazın temlikinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı biçimde gerçekleştirildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini istiyebilirler.