4. Hukuk Dairesi 2022/9343 E. , 2024/4780 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/ 443 D.İş - 2022/445 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2022/20189 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulü/ Davalının itirazının kısmen kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/75186 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafı…
**4. Hukuk Dairesi 2022/9343 E. , 2024/4780 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/ 443 D.İş - 2022/445 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2022/20189 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulü/ Davalının itirazının kısmen kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/75186 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Dava dilekçesinde; davalıya trafik sigortalı araçta yolcu olan davacının 28.09.2020 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde yaralandığını ve %21,8 oranında maluliyeti olduğunu belirtip belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada şimdilik 15.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 1.500,00 TL rapor ücretini davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili talebini 410.000,00 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Cevap dilekçesinde; kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlulukları olduğunu, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiği, başvuru tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceklerini, rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 28.09.2020 tarihinde meydana gelen kazada davacının yaralandığı ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunduğu, dosyaya ibraz edilen Katip Çelebi Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 30.09.2021 tarihli raporunda %21,8 oranında başvuranın maluliyeti olduğu, zarar miktarının tespiti için alınan aktüer raporda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemince yapılan hesaplama neticesinde 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının belirlendiği, davacının talebini artırdığı, davalının hatır taşıması ve müterafık kusur indirimi talebinde bulunduğu, taşımanın karşılıksız ve sadece taşınanın yararına yapıldığına ispata ilişkin ve kazada davacının müterafık kusuru bulunduğuna dair delil olmadığı 13.10.2021 tarihinde davalıya başvuru yapıldığı, 26.10.2021 tarihinde davalının temerrüde düştüğü gerekçesi ile talebin kabulüne, 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 26.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili; başvuranın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 97 nci maddesi uyarınca 15 günlük süre dolmadan başvuruda bulunduğu ve bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiği, maluliyet raporunun rapor vermeye yeterli kurumdan alınmadığı ve bu nedenle Adli Tıp Kurumu (ATK) 3. İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiği, raporun karar vermek için yeterli bulunmadığı, tedavi ve bakıcı giderinin muhatabının Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) olduğu, rapor ücretinin talep edilemeyeceği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 faizin uygulanarak hesaplama yapılmasının genel şartların gereği olduğu, bilirkişice muhtemel yaşam süresinin belirlenme şeklinin yanlış olduğu, bilirkişinin kaza tarihi yerine 180 günlük geçici iş göremezlik süresinin sonundan itibaren hesaplama yapılmasının yanlış olduğu, 2022 yılı için belirlenen gelir üzerinden hesaplama yapılması gerekirken mağdurun dönemsel geliri üzerinden hesaplama yapılamayacağı, emniyet kemeri takmayan başvuranın müterafik kusurlu olduğunun değerlendirilmesi gerektiği, olayda hatır taşımacılığı bulunduğundan indirim uygulanması gerektiği, başvuru tarihinden itibaren yasal faiz istenmesi mümkün iken faiz konusunda yanlış karar verildiği, başvuran lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğu gerekçeleri ile karara itiraz etmiştir. C Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davacının, 13.10.2021 tarihinde davalıya teslim edilen dilekçe ekinde maluliyet raporu ve diğer belgeleri ilave ettiği, davalının 15 günlük süreye ilişkin itirazının reddi gerektiği, davacının bizzat muayene edilerek üç kişilik adli tıp hekimi tarafından hazırlanan raporun hükme esas alınmasında isabetsizlik olmadığı, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereği hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminde yapılmasının usul ve yasaya uygun olduğu, kaza tespit tutanağına göre davacının emniyet kemerinin takılı olduğu, kaldı ki aksinin davalı tarafından ispatı gerektiği, sürücü ile davacı arasında herhangi bir hatır taşımacılığı bulunmadığı, davalının temerrüde düştüğü bu nedenle davalının bu yöndeki itirazlarının reddi gerektiği, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin maktu vekalet ücretin altında olmamak kaydı ile 1/5 oranında olması gerektiğinden davacı lehine 7.340,00 TL vekalet ücreti takdiri gerektiği gerekçesi ile davalının itirazının kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına vekâlet ücreti yönünden yapmış olduğu itirazın kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekâlet ücretine ilişkin 5.c bölümünün kaldırılarak “Başvuru sahibi kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17. fıkrası gereği hesap olunan 7.430,00 TL ücreti vekâletin davalı şirketten alınarak başvuru sahibine ödenmesine” cümlesinin yazılmak suretiyle düzeltilmesine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin tam ve nispi oranda olması gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili, itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ile kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 28.09.2020 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri oranında olması gerektiği yününde hüküm uyarınca, başvuran lehine hükmedilen vekalet ücretinin yerinde olmasına, kaza tarihi itibari ile geçerli yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu alınmış olmasına, kaza tespit tutanağında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olarak işaretlenmiş olmasına, cevap dilekçesinde hatır taşıması indirimi yapılması yönünde definde bulunulmamış olmasına, temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiş olmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6098 sayılı TBK'nın 54 üncü maddesi, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan zararları, haksız fiil sorumluluğu kapsamında tazmini gereken zararlar arasında düzenlemiştir. Davacı taraf da bu düzenleme gereği, davaya konu kazadaki yaralanması sebebiyle bilirkişi raporu doğrultusunda zararın tamamını talep etmiştir. Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamalar hatalı yapılmış olup rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Çalışma gücünün kısmen kaybına ilişkin zarar talebi, kişinin tüm yaşamı boyunca katlanacağı, geleceğe yönelik zararının da giderimi amacını taşıyan bir talep olduğundan, kişinin hak kazanacağı tazminat miktarının doğru belirlenebilmesi bakımından, çalışma gücü kaybına yol açan kaza tarihindeki gerçek ve net gelirinin doğru belirlenmesi önemlidir. Hesaplama yapılırken, davacının kaza tarihinden hesap tarihine kadarki gelirini gösteren belgelerin temin edilmesi, bu belgeler ile saptanan gelir üzerinden hesap tarihine kadar elde edilebilecek gelirlerin belirlenmesi, belirlenen gelirler üzerinden, işlemiş (bilinen) dönem zarar hesabının yapılması; işleyecek dönem hesabında ise davacının hesap tarihinde bilinen son gelirinin uygulanması hususlarına dikkat edilmelidir. Ancak karara esas alınan bilirkişi raporunda bilinen dönem hesabında davacının son aldığı ücretin asgari ücret artış oranlarına göre artacağının kabulü ile hesaplama yapıldığı beyan edilmiş, yine bilinen dönemin kaza tarihi itibari ile hesap tarihinin dönem sonu olan 31.12.2022 tarihine kadar olacağını belirterek bu tarih aralığında bilinen dönem hesaplaması yapılmıştır. Ancak bilinen dönem kaza tarihi ile hesap tarihi arasındaki süre olup, bilirkişi raporu bu hali ile hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu nedenle davacı ücretinin, bilinen/ bilinmeyen dönem sürelerinin denetime elverişli şekilde tespit edilerek davalının usuli kazanılmış hakları da korunmak suretiyle bilirkişiden ek rapor alınmak üzere kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.