Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkili ... ... San. ve Tic. A.Ş. arasında, müvekkili şirketin bünyesinde bulunan ... için 06/09/2019 tarihli Oda Satış Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında müvekkilinin, davalının göndereceği müşterilere işletmekte olduğu otelde konaklama hizmeti vermeyi, davalının ise hizmet karşılığında taraflar arasında belirlenen meblağı ödemeyi kabul ve taahhüt ettiklerini, sözleşme gereğince, taraflardan ... Otelcilik sözleşme bitimine kadar hizmet bedeli için avans olarak kullanılmak üzere ayrı ayrı çek keşide etmiş olup, sözleşmenin 5. Maddesinin 4. Bendi uyarınca, işbu çek bedellerini aşan hizmet bedellerinin, sezon sonunda çek bedellerinin mahsup edilmesinden sonra kalan bakiye miktarların ödenmesi için sezon sonu olarak kararlaştırılan 31/10/2020 tarihinde ödeneceği hüküm altına alındığını, pandemi nedeniyle sözleşmenin ifası iki taraf için de oldukça zor bir hale geldiğini, davalı tarafın kendileri kadar müvekkilinin de çok ağır derecede etkileyen ve mücbir sebep virüsü gerekçe göstererek, taraflar arası tanzim edilen sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmek için ... Beyoğlu Noterliği ... Yevmiye Numaralı ve 20/04/2020 tarihli ihtarnameyi müvekkiline gönderdiğini, ancak sözleşmedeki hükümler ve dürüstlük kuralı gereğince, sözleşmenin tek taraflı feshedilemeyeceğine dair ... Noterliği ... Yevmiye Numaralı ve 30/04/2020 tarihli ihtarnamesi ile cevap verildiğini, İhtarnamelerden sonra tarafların tekrar bir araya gelerek sözleşmenin devamı kararı aldıklarını ve bununla birlikte ek bir sözleşme daha tanzim ettiklerini, sözleşmeyi değişen koşullara uyarladıklarını ve Ana sözleşme uyarınca davalı tarafça müvekkili namına keşide edilerek müvekkiline teslim ettiklerini, çeklerin ek sözleşme uyarınca davalıya iade edildiğini, ... Şubesi'ne ait 30/03/2020 tarihli 29111190 Seri Numaralı 100.000 TI bedelli, ... Şubesi'ne ait 30/04/2020 tarihli ... Seri Numaralı 150.000 TI bedelli, ... Şubesi'ne ait 30/05/2020 tarihli ... Seri Numaralı 100.000 TI bedelli, Çeklerin ise sözleşmenin avansı olarak müvekkili şirkette bırakıldığını, Ana sözleşme ve ek sözleşme uyarınca müvekkili şirket bünyesinde bulunan otelde konaklayan davalı müşterilerine ait, otelce düzenlenen otel giriş kayıtları ve otelce müşterilerden temin edilen kimlik bilgileri ile bu kapsamda düzenlenen konaklama belgeleri uyarınca düzenlenen konaklama bedellerine ilişkin faturaları da usulüne uygun bir şekilde 586.158,14 TL tutarlı faturaları Elektronik Fatura olarak, davalı şirkete tebliğ ettiğini, davalının kısmi ödemeler yaparak bakiye 190.554.98 TL borcunun kaldığı halde ödeme yapılmadığnıdan aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2020/... E sayılı dosyası sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yaptığını, davalının süresi içerisinde borca ve tüm ferilere itiraz ederek, takibin durduğunu ifade ederek, İtirazın iptali ile takibin devamını, Davalının %20'tan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, talep ve dava etmiştir.Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Tarafların yaptıkları sözleşme uyarınca üstlendikleri edimlerin ifası, mücbir sebep olarak nitelendirilen bu salgın hastalık ve salgın hastalıkla mücadele ederken devletlerin aldığı önlemler sebebiyle doğrudan veya dolaylı olarak etkilendiği ve bazen de imkansızlaştığını, Ülkemizde ilk etapta eğlence yerleri ve kahvehanelerin kapatılmasıyla başlayan önlemler gün geçtikçe sıkılaşmış, şehirler arası ulaşımın yasaklanması ve devamında sokağa çıkma yasağı uygulamasına kadar genişletildiğini bu durumun hayatın olağan akışını etkilemiş ve birçok sektörün özellikle de turizm sektörünün oldukça zarar görmesine sebep olduğunu, TBK'nın 138. Maddesinin sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir..." hükmüne havi olduğu, Somut olayda da COVI1D-I19, sözleşme esnasında öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum olduğu, Sözleşmenin, Sözleşmenin feshi başlığı altında, müvekkili şirketin haklı nedenler dahilinde her zaman sözleşmeyi her zaman feshedebileceği hüküm altına alındığını ve bu hükme rağmen müvekkilinin son bir kez daha anlaşma yoluna giderek, sözleşmenin uyarlandığını, davalının ileri sürdüğü gibi toplam bedel 586.158,14 TL iken Müvekkilinin istikrar içerisinde zorluk yaşasa dahi keşide edilen çek bedelleri ve yapılan ödemeler düşüldüğünde 190.554,98 TL kadar bir borcu kaldığı iddia edildiğini ve bununda tüm şartlara rağmen müvekkili şirketin ödemekten kaçınır bir hareket içinde olmadığı anlamını taşıdığını, Davacının dava dilekçesinde müvekkili şirketin faturalara 8 günlük süre içinde itiraz etmediğini ileri sürse de bu hususun doğru olmadığını, uygulama esasından zımnen vazgeçildiği ya da müvekkili şirket tarafından kesin olarak kabul edildiği anlamına gelmeyeceğinin beyan edildiği kabul edildiğini, İlgili maddenin devamında ise müvekkil şirketin tebliğ aldığı faturalara tebliğ tarihinden itibaren 6 ay içerisinde her zaman itiraz hakkına sahip olduğu belirtildiğini ifade ederek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.