4. Hukuk Dairesi 2011/12306 E. , 2012/15028 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 14/12/2009 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından…
**4. Hukuk Dairesi 2011/12306 E. , 2012/15028 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 14/12/2009 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız fiil nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş; karar, davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, hazineye ait dava konusu 2289, 2290 ve 3123 parsel sayılı taşınmazlardan davalı tarafından 13.712 m3 toprak alındığının tespit edildiğini belirterek 54.848,00 TL toprak bedelinin ödetilmesini istemiştir. Davalı ise dava konusu edilen üç taşınmazdan sadece 2289 nolu parselden toprak alındığını, diğer parsellerden toprak alınmadığını, alınan toprak miktarının ise 145 m3 olduğunu, sadece bu miktar yönünden davayı kabul ettiğini, diğer fazlaya ilişkin talep yönünden ise davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, mahallinde keşif icra edilmiş ve keşif neticesi hazırlanan 07/02/2011 tarihli ziraat mühendisi bilirkişi raporu benimsenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir Dosya arasına getirtilip incelenen ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/213 D. iş sayılı tespit dosyasına sunulan ziraat mühendisi bilirkişi raporunda; tespite konu taşınmazlardan 3123 sayılı parselden toprak alınmadığı, üzerinin sazlık, kargı gibi yabancı otlarla kaplı olduğu, 2289 ve 2290 nolu parsellerden muhtelif zamanlarda alınan toprağın 5825 m3 olduğu belirtilerek zarar hesabı yapılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan 07/02/2011 tarihli bilirkişi raporunda ise; dava konusu parsellerin bulunduğu alanların muhtelif yerlerinden 2007-2009 tarihleri arasında kazı yapılarak toprak alındığının açıkça görüldüğünü, 3123 nolu parselin tamamının kamış, kargı ve saz gibi sulak alan bitkileriyle kaplı olduğu, arazinin mevcut hali ile kaç m3 toprak alındığının tespitinin mümkün olmadığı, 2289 ve 2290 nolu parsellerden 2940 m3 toprak alındığının tespit edildiği belirtilerek buna göre zarar hesabı yapılmıştır. Ayrıca her iki bilirkişi raporunda m3 toprak bedeli değeri 2,50 TL olarak belirlenmiş fakat bu miktar değerin neye dayanılarak dikkate alındığı raporda açıklanmamıştır. Şu halde, her iki bilirkişi raporu arasında çelişkiler bulunduğu ve m3 toprak bedeli açısından soyut belirlemelere yer verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, alanında uzman teknik bir bilirkişi kurulundan rapor aldırılarak çelişki giderilmeli ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Açıklanan nedenler gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle taraflar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların öteki temyiz itirazlarının şimdiden incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 15/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.