11. Hukuk Dairesi 2011/2351 E. , 2012/9000 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27/07/2010 tarih ve 2010/389-2010/282 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, …
**11. Hukuk Dairesi 2011/2351 E. , 2012/9000 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27/07/2010 tarih ve 2010/389-2010/282 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili firmanın 1994 yılı başından bu yana “Adese” markası ve unvanıyla mağazacılık-alış veriş merkezi işletmeciliği yaptığını, bu tarihten itibaren de müvekkilinin hemen tüm sınıflarda tescil işlemini yaptırdığını, ancak davalı firmanın 29 ve 30. sınıflardaki “krema, kazein, laktoz, peynir altı suyu tozu, pastörize süt, süt tozu, bal, turşu, ketçap, salça, konserve” emtialarını 16.09.1994 tarihinde adına tescil ettirmiş olduğundan bu emtialar ile ilgili tescil başvurusunun reddedildiğini, kamuoyu tarafından müvekkili şirkete aidiyeti her alanda genel kabul görmüş bu markanın üçüncü şahıslarca kullanılmasından müvekkilinin zarar göreceğini, yaptırılan tespitte davaya konu markanın davalı tarafından kullanılmadığının tespit edildiğini ileri sürerek, davalı firma adına tescilli bulunan “Adese” markasının 556 sayılı KHK.nin 14. maddesi uyarınca iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı-karşı davacı vekili, davaya konu markanın müvekkili tarafından halen kullanıldığını, davacının iddialarının doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiş; açılan karşı davada ise davalı adına tescilli 13.12.1994 tarihli markanın daha önce müvekkili adına tescil edilmiş markanın ayırt edicilik karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceğini ileri sürerek, söz konusu markanın sicilden terkinini talep ve dava etmiştir. Davacı-karşı davalı vekili karşı davaya yanıtında, müvekkilinin davalı-karşı davacının tescil tarihinden çok önce 24.01.1994 tarihinde Konya Ticaret Odasına kayıtlı olarak faaliyette bulunduğunu, bu nedenle davalı-karşı davacının marka tescilinden önce müvekkilinin “Adese” unvanını, markasını kullandığını, müvekkiline ait marka ile davalı-karşı davacının markasının farklı emtialar bakımından tescil edilmiş bulunduğunu, somut olayda 556 sayılı KHK.nin 8 nci maddesindeki şartların oluşmadığını savunarak, karşı davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davalı-karşı davacının markası yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, karşı davaya yönelik kararın ise onanarak kesinleştiği gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, davalı-karşı davacının markasının hükümsüzlüğüne, karşı dava yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.