8. Ceza Dairesi 2022/5423 E. , 2024/1162 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/537 E., 2022/95 K. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci mad
**8. Ceza Dairesi 2022/5423 E. , 2024/1162 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/537 E., 2022/95 K. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 24.07.2018 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 5 inci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Ankara 8.Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararı verilmiştir. 3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 28.01.2022 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... Politikalar Bakanlığı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 62 nci maddesi, 51 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası cezalandırılmasına,cezanın ertelenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi mağdurun sanığın evine tamamen rızası ile gittiğine, komşuluk ilişkileri gözetilerek sanığın cezalandırılmaması gerektiğine, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, seyahat hürriyetinin mutlak surette kişilerin tasarruf edebileceği haklardan olup Anayasa'nın 23 üncü maddesi ile koruma altına alındığına bu anlamda mağdurun seyahat hürriyetinin kısıtlandığına, mağdurun rızasının yaş küçüklüğü nedeniyle geçersiz kabul etmenin ceza hukuk bakımından mümkün olmadığına, tamamen dostane yapılan davete icabet etmenin cezalandırılamayacağına, suçun unsurlarının oluşmadığına,sanığın mağdurun yaşı konusunda hataya düşmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın atılı suçu işlediği hususu şüpheli kaldığından ve delil yetersizliğinden sanık hakkında beraat kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanığın tüm aşamalarda 2017 yılı Kasım ayında askerden izne gelince bir yıldan fazla arkadaşlık ettiği, mağduru evine kahvaltıya çağırdığını, birlikte kahvaltı yapıp vakit geçirdiklerini ikrar ettiği, mağdurun aşamalarda tutarlı şekilde 2017 yılı sonbahar aylarında sanığın evine gidip kahvaltı yaptıklarını ve vakit geçirdiklerini beyan ettiği, olaydan önce 1 yıl boyunca sanığın mağdurla arkadaşlık etmesi ve mağdurun öğrenci olduğunu, 2 yıl sonra mezun olacağını bildiği hususları dikkate alındığında mağdurun yaşı konusunda sanığın 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi kapsamında kaçınılmaz hataya düştüğünün kabul edilemeyeceği hususları dikkate alındığında sanığın 15 yaşından küçük mağduru cebir, tehdit, hile olmaksızın evine götürdüğü, mağdurun rızasının geçersiz olduğu, bu nedenle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Nüfus kaydına göre, suç tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdurenin herhangi bir cebir, tehdit veya hile kullanılmaksızın aralarında gönül ilişkisinin mevcut olduğu anlaşılan sanığın evine giderek orada üç dört saat kaldığı tüm dosya kapsamından anlaşıldığı; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 01.12.2015 tarihli 2014/14-198 Esas, 2015/428 Karar, 17.02.2015 tarihli 2014/14-307 Esas 2015/8 sayılı Kararları nazara alındığında, on beş yaşını tamamlamamış olan mağdurenin kendi özgür iradesi ile serbestçe hareket etme hakkı, niteliği itibariyle üzerinde mutlak surette tasarrufta bulunabileceği bir hak olmadığından, bu hakkının ihlaline yönelik olarak sanık tarafından gerçekleştirilen eylemle ilgili gösterdiği rıza, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden bir hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edilemeyeceğinden, bölge adliye mahkemesi tarafından verilen mahkûmiyet kararında hukuka aykırlık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17.Ceza Dairesinin, 28.01.2022 tarihli 2019/537 Esas sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 8.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2024 tarihinde karar verildi.