11. Ceza Dairesi 2013/739 E. , 2013/14197 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek HÜKÜM : Beraat 1-Katılan vekilinin “2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen '2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek ' suçunun yas
**11. Ceza Dairesi 2013/739 E. , 2013/14197 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek HÜKÜM : Beraat 1-Katılan vekilinin “2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen '2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek ' suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 2-Katılan vekilinin '2005 takvim yılında sahte fatura düzenlemek’ suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; Sanığın ortağı ve yetkilisi göründüğü ... Toprak Mahsulleri San. ve Tic. Ltd. Şirketinin 2005 takvim yılında gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasında bulunmaksızın sahte faturalar düzenlediğinin iddia olunması, sanığın yeterli okuma yazması olmadığını, şirket ile ilgisinin bulunmadığını yaklaşık 10 yıl önce Mersin serbest bölgede bir paketleme firmasında çalışmak üzere müracaat ettiğinde ... isimli bir yetkili ile muhatap olduğunu, işe giriş için istenen ikametgah ilmühaberi, nüfus cüzdanı, fotoğraf vesair belgeleri bu şahsa teslim ederek bir kısım evraklar imzaladığını bilahare işe başlamak için verilen günde fabrikaya gittiğinde ise şirketin kapalı olduğunu beyan etmesi, davanın dayanağını oluşturan Vergi Tekniği ve Suçu Raporlarında söz konusu şirketin bilinen adreslerinde bulunmadığı, tanınmadığı, faaliyette olduğuna dair hiçbir verinin bulunmadığından, mükellefiyet kaydının 31.12.1999 tarihinde resen terkin edilmesine rağmen diğer mükelleflerin "ba formlarıyla" 2004 ve 2005 takvim yıllarında mükelleften mal aldıklarını beyan ettiklerinin tespit edilmiş olması, sözkonusu faturaların dosya içerisinde bulunmaması nedeniyle tarihlerinin belirlenememesi ve bu rapor ekinde sahte fatura kullandığı iddia olunan kişi ile şirketlere ilişkin herhangi bir belgeye rastlanmaması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanması bakımından, savunmada adı geçen ... tanık sıfatıyla celbedilip dinlenerek, “ba” formlarında yeralan faturalara ilişkin vergi incelemesi olup olmadığı ilgili vergi dairesinden sorulup, sahte olduğu iddia olunan faturalar da dosyaya getirtilerek, kullanan şirketler hakkında karşıt inceleme yapılıp yapılmadığı araştırılıp, yapılmış ise haklarında düzenlenen vergi inceleme ve sair raporların onaylı suretleri getirtilerek incelenmesi, kamu davası açılıp açılmadığının sorulması, açıldığının tespiti halinde dava dosyasının intikalinin sağlanarak ayrıntılı özetinin tutanağa geçirilmesi ve bu davayı ilgilendiren bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin alınarak dosyaya konulması, gerektiğinde faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişiler de dinlenerek sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak aldıkları ve sanığı tanıyıp tanımadıkları saptanarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 02.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.