14. Hukuk Dairesi 2011/8076 E. , 2011/12255 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.02.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.06.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle tayin olunan 18.10.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. ... ilekarşı taraftan …
**14. Hukuk Dairesi 2011/8076 E. , 2011/12255 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.02.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.06.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle tayin olunan 18.10.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. ... ilekarşı taraftan davacı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, yayla olduğu iddia edilen çekişmeli taşınmaza ait tapu kaydının iptali ve özel siciline işlenmesi istemiyle açılmıştır. Mahkemece, dava kabul edilmiş, hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Gerçekten, 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 3. maddesinde yapılan tanıma göre, yaylak; çiftçilerin hayvanları ile birlikte yaz mevsimini geçirmeleri, hayvanlarını otlatmaları ve otundan yararlanmaları için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerlerdir. Mera, yaylak ve kışlakların özel mülkiyete geçirilmesi, amacı dışında kullanılması, kazandırıcı zaman aşımı yoluyla mülk edinilmesi olanaksız olduğu gibi sınırlarının daraltılması da mümkün değildir. Çekişme konusu taşınmaz ... Mahallesi, Yeniköy Mevkiinde bulunmaktadır. ...adlarıyla bilinen yaylalarla çevrilidir. Burası ülkemizin en büyük yaylalarının yer aldığı “Tekir Yaylası” olarak anılmaktadır. Ancak, dosyada yer alan haritasından ve keşif yerinde dinlenen yerel bilirkişi beyanından, dava konusu taşınmazın Tekir Yaylası olarak bilinen yerin daha kuzeyinde, kadim olduğu bildirilen Şıhlı Köyü yakınlarında bulunduğu görülmektedir. Yaşamını genellikle çiftçilikle sürdüren kişilerin hayvanlarını otlatmakta olduğu yaylaya yakın bölgelerde ikamet etmek, ziraat yapmak, bağ ve bahçe yetiştirmek için tarım taşınmazlarına ihtiyaç olacağı ve bu amaçlarına uygun kazanmaya elverişli bazı taşınmazları mülk edinebilecekleri olgusunu göz ardı etmek, mera yaylak ve kışlak gibi bölgelerden insanları soyutlamak mümkün değildir. İddia ile yukarıda anlatılanlara göre, dava sağlıklı bir sonuca ulaşmak için dava konusu taşınmazın kadim Şıhlı Köyü sınırları içinde kalıp kalmadığının ve bu köyün ikamet edilen veya tarım alanları kapsamında olup olmadığının saptanması önem kazanmaktadır.