4. Ceza Dairesi 2023/10939 E. , 2023/21152 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2019/1793 Değişik İş SUÇ : Hakaret KARAR : Ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şüpheli hakkında hakaret suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 02.01.2019 tarihli ve 2018/100318 soruşturma numaralı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına yönelik şikâyetçi vekilinin itirazı üzerine İzmir Sulh
**4. Ceza Dairesi 2023/10939 E. , 2023/21152 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2019/1793 Değişik İş SUÇ : Hakaret KARAR : Ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şüpheli hakkında hakaret suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 02.01.2019 tarihli ve 2018/100318 soruşturma numaralı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına yönelik şikâyetçi vekilinin itirazı üzerine İzmir Sulh Ceza Hâkimliğinin 26.12.2020 tarihli ve 2019/1793 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.04.2023 tarihli ve 94660652-105-35-11093-2021-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41957 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41957 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, olay tarihinde ... ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Polikliniğinde sağlık memuru olan müşteki ...'a karşı muayene için gelen şüphelinin atılı suçu içerir söylemlerde bulunduğu iddiasıyla 'beyaz kod' uygulaması ile suç duyurusunda bulunulduğu, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davası açmak için yeterli delil bulunmadığından bahisle ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, müşteki vekilinin itirazı üzerine, süre yönünden reddine karar verilmiş ise de, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 01.07.2022 tarihli ve 2020/17080 esas, 2022/16512 karar sayılı ilamında yer alan "Katılan ...'ın, Sağlık Bakanlığına bağlı olarak çalışan sağlık personeli olması, 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 54. maddesi ile Sağlık Bakanlığı Personeline Karşı İşlenen Suçlar Nedeniyle Yapılacak Hukuki Yardımın Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in 6. maddesine göre, adı geçen katılanı temsil için vekil görevlendirilmesi ve TCK'nın 129/3 üncü maddesi kapsamında verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın suç ve suçluluğu ortadan kaldırmaması karşısında, CMK'nın 328 inci maddesi uyarınca, katılan idare lehine avukatlık asgari ücret tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,...hükmün BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalar, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Vekile Ve Kanuni Mümessile Tebligat" başlıklı 11 inci maddesinde yer alan "Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulu Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır." şeklindeki ve Sağlık Bakanlığı Personeline Karşı İşlenen Suçlar Nedeniyle Yapılacak Hukuki Yardımın Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesindeki " Sağlık hizmeti sunumu sırasında veya bu hizmetten dolayı bu Yönetmelik kapsamındaki personele karşı işlendiği iddia edilen suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturmalarda; Bakanlık ve bağlı kuruluşlar merkez ve taşra teşkilatı ile döner sermaye teşkilatı kadrolarında bulunan avukatlar ile 04.01.2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na göre hizmet alımı suretiyle kendilerine idarece vekâlet verilmiş avukatlar, ayrıca vekâletname ibrazı gerekmeksizin ilgili personelin veya kanuni mirasçılarının vekili sıfatıyla işlem yapmaya yetkilidir." şeklindeki düzenleme karşısında, Soruşturmaya konu olayda, soruşturma aşamasında İl Sağlık Müdürlüğü adına şikâyetçinin vekil olarak temsil edileceğine dair 13.09.2018 tarihli dilekçenin dosyasına sunulduğu, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02.01.2019 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar 21.01.2019 tarihinde şikâyetçiye tebliğ edilmiş ise de, vekile tebliğ edilmesi gerektiği, bu haliyle şikâyetçi vekili tarafından yapılan itirazın öğrenme üzerine süresinde olduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Sağlık Bakanlığı Personeline Karşı İşlenen Suçlar Nedeniyle Yapılacak Hukuki Yardımın Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde; "Sağlık hizmeti sunumu sırasında veya bu hizmetten dolayı bu Yönetmelik kapsamındaki personele karşı işlendiği iddia edilen suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturmalarda; Bakanlık ve bağlı kuruluşlar merkez ve taşra teşkilatı ile döner sermaye teşkilatı kadrolarında bulunan avukatlar ile 04.01.2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na göre hizmet alımı suretiyle kendilerine idarece vekâlet verilmiş avukatlar, ayrıca vekâletname ibrazı gerekmeksizin ilgili personelin veya kanuni mirasçılarının vekili sıfatıyla işlem yapmaya yetkilidir." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Vekile Ve Kanuni Mümessile Tebligat" başlıklı 11 inci maddesi; "Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir." hükmüne yer verilmiştir. İnceleme konusu somut olayda; şikâyetçi vekili tarafından takip edilen soruşturmada; kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın vekil yerine 21.01.2019 tarihinde şikâyetçiye bizzat tebliğ edilmesinin usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında; 28.10.2019 tarihli dilekçeyle şikâyetçi vekili tarafından yapılan itirazın süresinde olduğu gözetilmeden itiraz süresi dolduğundan bahisle itirazın reddine dair mercii kararı Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İzmir 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 26.12.2020 tarihli ve 2019/1793 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2023 tarihinde karar verildi.