11. Hukuk Dairesi 2008/10991 E. , 2010/2035 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.06.2008 tarih ve 2008/209-2008/319 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve…
**11. Hukuk Dairesi 2008/10991 E. , 2010/2035 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.06.2008 tarih ve 2008/209-2008/319 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin otobüsünde yolcu olarak seyahat ederken meydana gelen kazada ön koltuktaki yolcunun otobüs altında kalarak parçalandığını ve ikinci kaptanın da cesedini gördüğünü, psikolojik travma geçirdiğini, psikolojik tedavi gördüğünü, önünde giden araca çarpan otobüs sürücüsünün tam kusurlu olduğunu ileri sürerek, 10.000 YTL manevi tazminatın ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ceza davasının sonucunda kusur oranlarının belirleneceğini, öndeki araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davacının yaralanmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının kaza sonrası izdiham nedeni ile psikolojik yönden travma geçirdiği, bedensel zarar gerçekleşmemiş ise de, olay nedeni ile kişinin üzülmesinin, sinirlerinin gerilmesinin ve ruh sağlığının etkilenmesinin BK' nun 47 nci maddesi anlamında bir bedelsel zararı oluşturduğu, caydırıcı etki, olayın oluş şekli, yanların ekonomik ve sosyal durumları itibariyle 1.500,00 YTL manevi tazminat takdirinin uygun olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Mahkemece, manevi tazminatın reddedilen kısmı bakımından, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2 nci maddesinde öngörülen sınırlamaya uyulmaması suretiyle davalı yararına fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış ve hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından hükmün HUMK' nun 438/ son maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın (HÜKÜM) bölümünün 4 nolu bendinde yer alan "1.020,00 YTL'sı" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "500,00 YTL 'sı ibaresinin konulmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 08,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.