TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/09/2025 NUMARASI : 2025/728 Esas 2025/573 Karar DAVALI : HASIMSIZ DAVA : Öz Sermaye Tespiti DAVA TARİHİ : 05/09/2025 KARAR TARİHİ : 05/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/12/2025 Taraflar arasındaki öz sermaye tespitine istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı şirket temsilcisi…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/1310 Esas 2025/1520 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1310 KARAR NO : 2025/1520 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/09/2025 NUMARASI : 2025/728 Esas 2025/573 Karar DAVALI : HASIMSIZ DAVA : Öz Sermaye Tespiti DAVA TARİHİ : 05/09/2025 KARAR TARİHİ : 05/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/12/2025 Taraflar arasındaki öz sermaye tespitine istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı şirket temsilcisi tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı şirket temsilcisi dava dilekçesinde özetle; şirketin aktifinde kayıtlı ... Parselde kayıtlı taşınmazın 61 nolu bağımsız bölüm ile ... Parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki binanın 333 nolu bağımsız bölümünün bilirkişi marifetiyle değer tespitinin yapılarak aynı sermaye olarak şirket sermayesine eklenmesini ve tescilini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, değer tespiti istenen taşınmazlar sermaye koyacak şirket adına kayıtlı olup, şirkete ait ayni değerlerin yeniden sermaye olarak konulmasının söz konusu olamayacağı, davacının özsermaye tespitine yönelik talebinin yasal şartlarının oluşmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı şirket temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin değerlendirilmesinin hukuki nitelendirme bakımından yanlış olduğunu, taleplerinin öz sermaye tespiti değil, sermaye arttırımı kapsamında ayni sermaye tespitine ilişkin olup TTK'nun 342.ve 343.maddelerinde aranan koşulların oluştuğunu, taşınmazlar üzerinde şirket lehine ipotekler bulunmakta olup, 3.kişiler lehine sınırlı ayni hak bulunmadığını, bu nedenle TTK'nun 342.maddesi anlamında engel teşkil eden bir durumun olmadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, davacının malik olduğu taşınmazların ortağı olduğu şirkete ayni sermaye olarak konulacağından TTK 342 ve 343.maddeleri uyarınca öz sermaye değerinin tespiti istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Tapu kayıtları, bilirkişi raporu vs.deliller dosya arasında mevcuttur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 342. maddesinde, üzerlerinde sınırlı ayni bir hak, haciz ve tedbir bulunmayan, nakden değerlendirilebilen ve devrolunabilen, fikrî mülkiyet hakları ile sanal ortamlar da dâhil, malvarlığı unsurları ayni sermaye olarak konulabileceği, hizmet edimlerinin kişisel emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacakların sermaye olamayacağı; aynı yasanın 343. maddesinde ise, konulan ayni sermaye ile kuruluş sırasında devralınacak işletmelere ve ayınlara, şirket merkezinin bulunacağı yerdeki asliye ticaret mahkemesince atanan bilirkişilerce değer biçileceği, değerleme raporunda, uygulanan değerleme yönteminin somut olayın özellikleri bakımından herkes için en adil ve uygun seçim olduğunun, sermaye olarak konulan alacakların gerçekliğinin, geçerliğinin ve 342. maddeye uygunluğunun belirleneceği, tahsil edilebilirlikleri ile tam değerlerinin, ayni olarak konulan her varlık karşılığında tahsis edilmesi gereken pay miktarı ile Türk Lirası karşılığının tatmin edici gerekçelerle ve hesap verme ilkesinin icaplarına göre açıklanacağı, bu rapora kurucuların ve menfaat sahiplerinin itiraz edebileceği, mahkemenin onayladığı bilirkişinin kararının kesin olacağı, düzenlemeleri yer almaktadır. Dosyada mevcut tapu kayıtlarının incelenmesinde; dava konusu her iki taşınmazın da davacı şirket adına kayıtlı olup taşınmazlar üzerinde haciz ve kira şerhlerinin bulunduğu görülmüştür. Somut olayda davacı şirket tarafından şirkete ait 2 adet taşınmazın şirkette sermaye olarak konulacağı belirtilerek işbu dava açılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının ayni sermaye olarak koymayı taahhüt ettiği ve rayiç değerlerinin tespitini talep ettiği taşınmazların şirket adına kayıtlı olduğundan şirkete ait ayni değerlerin yeniden sermaye olarak konulmasının mümkün olmadığı gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Talep eden davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Talep eden tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/12/2025 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -