Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2533 E. , 2025/1682 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2533 Karar No : 2025/1682 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Danışmanlık Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu ist…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2533 E. , 2025/1682 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2533 Karar No : 2025/1682 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Danışmanlık Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Dava dışı ... Ticaret Limited Şirketinin faaliyet gösterdiği Kocaeli İli, Körfez İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... adresindeki işyerinde, davacı şirkete ait olduğu iddia edilen ve kullanım süresi dolan kimyasal maddenin mevzuata aykırı şekilde bertaraf edildiğinden bahisle, 2872 sayılı Çevre Kanununun 8. maddesi ile 20/v maddesinin ihlal edildiği gerekçesiyle, davacı şirkete 3.665.289,00 TL para cezası verilmesine ilişkin Kocaeli Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı idari yaptırım kararının iptali talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; başka bir firmanın tuvaletinde imha edilmeye çalışılan alüminyum fosfitin tehlikeli atık madde olduğu, bu tehlikeli atığın lisanslı bir bertaraf tesisinde veya atığın niteliğine göre lisanslı bir geri kazanım tesisinde yine lisanslı taşıma firmalarıyla taşınarak bertaraf ettirilmesi gerektiği, söz konusu kimyasal maddenin ise işyeri tuvaletinde imha edilmeye çalışıldığı ve bu sırada kimyasal maddenin su ile reaksiyona girerek üç kez patlaması ile gaz çıkışına sebebiyet verildiği ve anılan kimyasal maddenin kanalizasyon hattına karıştığı, olaya ilişkin düzenlenen 04/10/2023 tarihli tutanakta da bu durumun usulüne uygun olarak tespit edildiği anlaşıldığından, ilgili mevzuatta öngörülen yasaklara veya sınırlamalara aykırı olarak tehlikeli atıkları bertaraf eden davacı şirkete idarî para cezası verilmesine ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; dava konusu idari yaptırım kararına dayanak teşkil eden tutanağın usulüne uygun düzenlenmediği, verilen para cezasının ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, öte yandan, davalı idarenin, davacının adı geçen firmaya mevzuata aykırı bertaraf/imha yaptırdığı konusunda peşin kabulünün ise hatalı olduğu, zira davacı şirketin dava konusu alüminyum fosfit satışını ülkemizde yasal olarak yapan, bu konuda ruhsatı olan bir firma olduğu, patlamanın gerçekleştiği firma ile bu konuda ticari bir ilişkisinin olduğu, zaman zaman alışveriş yaptığı, bununla birlikte, söz konusu tutanağın yasadışı imhanın gerçekleştirildiği iddia edilen dava dışı firmanın denetimi sırasında düzenlendiği, davacı firma yetkilisinin bu tutanakta imzasının bulunmadığı gibi olay hakkında da bir bilgisinin olmadığı iddia edilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının Dairemiz kararında belirtilen gerekçe ile bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı, bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamaktır." hükmüne, "Kirletme Yasağı" başlıklı 8. maddesinde; "Her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermenin, depolamanın, taşımanın, uzaklaştırmanın ve benzeri faaliyetlerde bulunmanın yasak olduğu, kirlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda ilgililerin kirlenmeyi önlemekle; kirlenmenin meydana geldiği hallerde kirletenin, kirlenmeyi durdurmak, kirlenmenin etkilerini gidermek veya azaltmak için gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğu" hükmüne yer verilmiş, "İdari nitelikteki cezalar" başlıklı 20. maddesinin 1. fıkrasının (v) bendinde ise; bu Kanunda ve ilgili yönetmeliklerde öngörülen yasaklara veya sınırlamalara aykırı olarak tehlikeli atıkları toplayan, ayıran, geçici ve ara depolama yapan, geri kazanan, yeniden kullanan, taşıyan, ambalajlayan, etiketleyen, bertaraf eden ve ömrü dolan tehlikeli atık bertaraf tesislerini kurallara uygun olarak kapatmayanlara (maddede belirtildiği şekilde) idari para cezası verileceği belirtilmiştir. Öte yandan; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar" başlıklı 38. maddesinin 7. fıkrasında ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 20. maddesinde kurala bağlanan, "ceza sorumluluğunun şahsiliği" ilkesi, herkesin kendi fiilinden sorumlu tutulmasını, cezanın yalnız suçu işleyenlerle iştirak edenlere verilmesini, suça katkısı bulunmayanlara ceza sorumluluğu yükletilemeyeceğini, hiç kimsenin işlemediği bir suçtan dolayı sorumlu tutulamayacağını, bir başkasının işlediği suçun, suçu işlemeyenlere sirayet edemeyeceğini ifade etmektedir. Anayasanın 38. maddesinde idari ve adli cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından idari para cezaları da bu maddede öngörülen ilkelere tabidir. Dosyanın incelenmesinden; dava dışı ... Ticaret Limited Şirketinin faaliyet gösterdiği Kocaeli İli, Körfez İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... adresindeki işyerinde 04/10/2023 tarihinde patlama meydana geldiği, yapılan ihbarlar üzerine Kocaeli Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü personelleri tarafından gerçekleştirilen denetim sonucu düzenlenen aynı tarihli tutanakta; firmada kullanım süresi dolan, aktif olmayan yaklaşık 3-4 kg alüminyum fosfit kimyasalının klozette imha edilmesi sonucu su ile reaksiyona girerek 3 kez patlama meydana geldiği ve gaz çıkışı olduğu, kimyasalın kanalizasyon hattına karıştığı, firmada bulunan ve imhan edilmeyen 5 kg alüminyum fosfitin yetkili kuruma imhaya gönderildiği, firma yetkilisi tarafından söz konusu kimyasal maddelerin aynı sokak üzerinde faaliyet gösteren davacıya ait olduğunun beyan edildiği, hususlarının tespit edilmesi sonucu, davacı şirkete ait olduğu iddia edilen ve kullanım süresi dolan kimyasal maddenin mevzuata aykırı şekilde bertaraf edildiğinden bahisle, 2872 sayılı Çevre Kanununun 8. maddesi ile 20/v maddesinin ihlal edildiği gerekçesiyle, davacı şirkete para cezası verilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. UYAP kayıtlarının incelenmesinden ise; aynı olayla ilgili söz konusu imhanın gerçekleştirildiği belirtilen dava dışı ... Ticaret Limited Şirketine verilen para cezasına karşı açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği, temyiz talebi üzerine ise verilen süre içerisinde posta ücreti eksikliğinin tamamlanması nedeniyle ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararıyla temyiz edilmemiş sayılmasına kararı verildiği ve bu kararın da temyiz edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlıkta; dava konusu para cezasının, dava dışı ... Ticaret Limited Şirketinin faaliyet gösterdiği Kocaeli İli, Körfez İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... adresindeki işyerinde meydana gelen çevre kirliliği üzerine, anılan yerde düzenlenen denetim tutanağına dayandırıldığı, söz konusu denetim tutanağında, firma yetkilisince, çevre kirliliğine sebebiyet veren kimyasal maddelerin aynı sokak üzerinde faaliyet gösteren davacı şirkete ait olduğunun beyan edildiğinin belirtilmesine karşın, tutanakta firma yetkilisinin adı ve imzasının bulunmadığı, bu hususta davacı şirketin bilgisine başvurulmadığı ve davacı şirkette herhangi bir denetimde bulunulmadığı, davacı şirketin olayın gerçekleştiği firma ile ticari alışverişinin bulunduğu yolundaki beyanları da dikkate alındığında, davacı şirketin kendisine ait süresi dolmuş kimyasal maddeleri başkalarına imha ettirdiği konusunda tereddüt meydana geldiği, iddia edilen eylemin şüpheye mahal bırakmaksızın yeterli delillerle ve kesin olarak ortaya koyulamadığı anlaşılmıştır. Bu durumda; davacı şirketin tehlikeli kimyasal maddeyi şüpheye yer bırakmayacak biçimde somut bilgi ve belgelerle mevzuata aykırı olarak bertaraf ettirdiğinin ortaya koyulamadığı anlaşıldığından, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla; davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 17/03/2025 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.