7. Ceza Dairesi 2009/6287 E. , 2011/1493 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5015 sayılı yasaya aykırılık HÜKÜM : Hükümlülük ve müsadere Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1. Açılan kamu davasının niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen gümrük idaresinin davaya katılmasına karar verilmesi hukuken geçersiz olup, hükmü temyiz…
**7. Ceza Dairesi 2009/6287 E. , 2011/1493 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5015 sayılı yasaya aykırılık HÜKÜM : Hükümlülük ve müsadere Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1. Açılan kamu davasının niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen gümrük idaresinin davaya katılmasına karar verilmesi hukuken geçersiz olup, hükmü temyize hak vermeyeceğinden, gümrük idaresi adına hazine vekilinin temyiz isteminin ve 5271 sayılı CMK.nun 237/2 maddesi uyarınca kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamayacağından, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin davaya katılma isteğinin 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince yürürlükte bulunan CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, II. Sanık müdafiinin temyizine göre yapılan incelemede; Sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE, Ancak; 1. 5237 sayılı TCK'nın 58/7 maddesinde, mahkumiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtileceği öngörülmüştür. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 4.fıkrasında "Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler." 5.fıkrasında "Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır." 6.fıkrasında "Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir." Hükümleri mevcuttur. Bu yasal düzenlemeler karşısında, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olduğu gözetilerek, 5237 sayılı TCK' nın 58/7 maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca denetimli serbestlik tedbiri süresinin de gösterilmesi, 2. Hükmolunan adli para cezası 2000 TL. olduğu halde, 500 TL. adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verilmesi, 3. Suçtan doğrudan zarar görmeyen gümrük idaresinin davaya katılmasına karar verilerek lehine vekalet ücretine hükmedilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesi uyarınca, 1. Hüküm fıkrasındaki "cezanın infazından sonra 5275 sayılı yasanın 108/4 maddesi gereğince takdiren 1 yıl 8 ay süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına" ibarelerinin çıkarılarak, "cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" cümlesinin hükme eklenmesi 2. Taksitlendirilen adli para cezası miktarının 2000 TL olduğunun belirtilmesi, 3. "Katılan idare kendisini vekil ile temsil ettirdiği ve vekilin duruşmalara iştirak ettiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 500.00 YTL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan idareye verilmesine" ibarelerinin hükümden çıkarılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, hükmün sair kısımlarının aynen bırakılmasına, 02.02.2011 gününde yasaya aykırılıkların birinci bendi yönünden oyçokluğuyla, diğer yönlerden oybirliğiyle karar verildi. KARŞI OY 5237 sayılı yasanın 51/3.fıkrasında "cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkum olunan ceza süresinden az olamaz." 5237 sayılı yasanın 191/2.fıkrasında uyuşturucu veya uyuşturucu madde kullanan kişi hakkında, tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine, kullanmamakla birlikte, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında denetimli serbestlik tedbirine karar verebilir." Yine aynı kanunun 191/6.fıkrasında "uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında ........cezaya hükmedildikten sonra da iki ila dördüncü fıkraya göre tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulabilir." 7.fıkrada "kişinin mahkum olduğu ceza, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde, infaz edilmiş sayılır; Aksi takdirde, derhal infaz edilir" denmiş olmasına göre denetimli serbestlik kararının hükümle birlikte hükmü veren mahkemece verileceği açıktır. Nitekim C.G.K6.4.2000 gün ve 2010/471-76 sayılı kararında Kars 2.Asliye Ceza mahkemesince 5237 sayılı yasanın 267/1 ve 269/2 maddeleri uyarınca 3 ay hapis ve 1 yıl denetime hükmettiği halde denetimle ilgili verilen 1 yıllık denetim kararı verilmesini bozma nedeni yapmamış, bu sürenin 3 ay olması gerektiğine ilişkin dairenin bozma kararını kaldırmıştır. Yine 11.5.2011 gün ve 2010/4-87-112 sayılı C.G.K.da genel kurul bizzat kendisi 1 yıl 2 ay müddetle denetim süresine tabi tutulma kararı vermiştir. Kanun koyucu aksi görüşte olsaydı 5237 sayılı yasanın 191/6 fıkrasında cezaya hükmedildikten sonra değil, cezanın infazından sonra şeklinde bir düzenleme yapardı. 5275 sayılı ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı hakkında kanunun 108/4.fıkrada da "Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler." demiş olması da denetim süresini belirlemenin ilk karar aşamasında olacağını göstermektedir. Aksi halde cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak..... belirler şeklinde bir düzenleme olmazdı. Karar hakimi altı çizili ibareyi de kararda belirtecektir. İnfazdan sonra hakim bir karar verecekse infaz edilmiş cezadan sonra altı çizili ibarenin kararda yer alması çok anlamsız olur. Ancak 102/6.fıkrasındaki uzatma kararı hükümden sonraki verilecek bir kararla olur. İzah edilen nedenlerle çoğunluğun bu yöndeki kararına katılmıyorum.