Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2018 -1-15 (Devralma ) Karar Sayısı : 18-10/184 -87 Karar Tarihi : 05.04.2018 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK Üyeler : Arslan NARİN , Dr. Metin ARSLAN, Adem BİRCAN , Şükran KODALAK , Mehmet AYAN B. RAPORTÖRLER: Emine TOKGÖZ, Zekeriya TURAN C. BİLDİRİMDE BULUNAN : Black Diamond Capital Management L.L.C Temsilcileri: Av. Gönenç GÜRKAYNAK, Av. Eda DU RU, Av. Selvi Naz TOPALOĞLU, Av. Büşra AKTÜRE Çitlenbi
Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2018 -1-15 (Devralma ) Karar Sayısı : 18-10/184 -87 Karar Tarihi : 05.04.2018 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK Üyeler : Arslan NARİN , Dr. Metin ARSLAN, Adem BİRCAN , Şükran KODALAK , Mehmet AYAN B. RAPORTÖRLER: Emine TOKGÖZ, Zekeriya TURAN C. BİLDİRİMDE BULUNAN : Black Diamond Capital Management L.L.C Temsilcileri: Av. Gönenç GÜRKAYNAK, Av. Eda DU RU, Av. Selvi Naz TOPALOĞLU, Av. Büşra AKTÜRE Çitlenbik S ok. No:12 Yıldız Mah. Beşiktaş/ İstanbul (1) D. DOSYA KONUSU: GST AutoLeather Inc. ın tek kontrolünün Black Diamond Capital Management L.L.C. tarafından devralınması işlemine izin verilmesi talebi. (2) E. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 22.03.2018 tarihinde giren bildirim üzerine düzenlenen 28.03.2018 tarih ve 2018 -1-15/Öİ sayılı Ön İnceleme R aporu görüşülerek karara bağlanmıştır. (3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, bildirime konu işleme izin ve rilmesinde sakınca bulunmadığı ifade edilmiştir. G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME (4) Başvuru , GST AutoLeather Inc. ın (GST) tek kontrolünün Black Diamond Capital Management L.L.C. ( BLACK DİAMOND ) tarafından devralınmasına ilişkindir. (5) Bildirim konusu devralma işle minin temelini taraflar arasında 13.02.2018 tarihinde yürürlüğe konan Varlık Alım Sözleşmesi oluşturmaktadır. Bildirilen işlemin kapanışını takiben BLACK DİAMOND a bağlı fonlar, aracı devralma şirketinin ve GST nin çoğunluk hissesine ve tek kontrolüne sahi p olacaktır. 03.10.2017 tarihinde GST borçluları iflas erteleme başvurusunda bulunmuş olup dosya konusu bu işlem 14.02.2018 tarihin de yetkili mahkeme tarafından onaylanmıştır. İşlemin ana saiki, ( ..) yoluyla GST yi rekabetçi yapıya kavuşturmaktır. (6) Planla nan işlem ile GST nin kontrol yapısında kalıcı değişiklik meydana geleceğinden , işlem 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ in (2010/4 sayılı Tebliğ) 5. maddesi çerçevesinde devralma dır. Ayrıca, tara fların cirolarının anılan Tebliğ in 7. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde öngörülen eşi kleri aşması nedeniyle işlemin izne tabi olduğu anlaşılmıştır. (7) Dosya konusu işlem taraflar ın faaliyetlerinin Türkiye de dikey olarak örtüştüğü görülmek tedir. Nitekim devralan BLACK DİAMOND ın kontrolündeki TFL International GmbH (TFL) deri kimyasalları üst pazarında , devre konu GST otomotiv uygulamalarında kullanılmak üzere deri tedariki alt pazarında faaliyet göstermektedir. (8) Bildirim Formunda yer alan bilgilere göre TFL, deri endüstrisi için özel kimyasallar üretmekte ve pazarlamaktadır. Bu deri kimyasallarının dört ana kullanım alanı mevcuttur: i) ( ..) , ii) ( ..) , iii) ( ..) , iv) ( ..) . TFL nin satışlarının % ( ..) ini ayakkabıcılık alanında kullanılma k üzere sattığı deri kimyasalları oluşturmaktadır. Bu kullanım alanları arasında ki arz ikamesi nin kolay ol ması sebebiyle, dosya kapsamında sonucu değiştirmeyeceği de dikkate alınarak ayrıntılı bir incelemeye gidilmemiş , deri kimyasallarının üretimi pazarı ilgili pazar olarak belirlenmiştir. (9) Diğer yandan GST; otomotiv içinde koltuklarda, gösterge panellerinde ve koltuk başlarında kullanılmak üzere orijinal ekipman üreticilerine (OEÜ) deri tedariki yapmaktadır. GST nin dünya çapındaki önemli OEÜ leri ( ..) dur. GST, ürünlerini birinci aşamada otomobil iç döşeme entegrasyonu sağlayıcılarına (örneğin ( ..) ) sunmaktadır. Bildirim Formunda yer alan açıklamalara göre otomotiv tekstil ürünlerinin teknik özellikleri diğer tekstil ürünlerinden (mobilya ve giyim gi bi) aşınma, aleve dayanıklılık, kolay temizlenebilirlik açılarından farklılık arz etmektedir. Ayrıca, otomobillerin iç tasarımları açısından tekstil tasarımının önem taşıdığı , bu bağlamda otomobil üreticileriyle tekstil üreticilerinin doğrudan irtibat hali nde olduğu, tasarım - fiyat parametrelerinin yakın irtibatla kararlaştırıldığı belirtilmektedir. Bu bilgilerden hareketle, bir diğer ilgili pazar otomotiv uygulamaları için deri tedariki pazarı olarak belirlenmiştir. (10) Dikey ilişkili bu iki pazarın esas gir disi ve en büyük maliyet kalemi deri postudur. Deri kimyasalları ise deri postları üzerinde bulunan küçük izleri, böcek ısırıklarını ve diğer pürüzleri/bozuklukları kapatmak için kullanılmaktadır. Deri postları genellikle deri tabakhanecileri tarafından iş lenerek (tabaklanarak) müşterilere sunulmaktadır. GST, deri tabakhaneciliği yapmamakta, tabaklanmış deri postlarını ve yaş uygulamalar ve finisaj1 için gerekli kimyasalları sağlayıcılardan temin etmektedir. Deri kimyasalları esasen deri tabakhanecileri tar afından kullanılmakta olup GST, tabakhanecilik yapmamaktadır. Ayrıca GST nin ülkemizde üretim tesisi bulunmamaktadır. Son olarak, deri kimyasallarının kullanım miktarı ile nihai ürün olan deri tekstilinin kalitesi arasında ters orantı mevcuttur. (11) Rekabet h ukukunda dikey birleşmelerin; işlem maliyetlerinin azaltılması, etkinlik kazanımları, ilişkili pazarlarda tekelci kar marjının içselleştirilmesi suretiyle fiyatların düşmesi, piyasa faaliyetlerinin eşgüdümünü kolaylaştırması (tasarım, üretim, satış ve dağıtım süreçlerinin organizasyonun kolaylaşması), tüketiciye tek duraklı alışveriş sağlama gibi olumlu yanlarının ağır olduğu kabul görmektedir. Diğer taraftan, bazı durumlarda dikey yoğunlaşmalar pazar kapamaya yol açabilmekte ve bu yolla etkin rekabeti enge lleyebilmektedir. (12) Pazar kapama, birleşme sonucu meydana gelen teşebbüsün, mevcut ve potansiyel rakiplerinin tedarik kaynaklarına ya da pazarlara (müşteri kanallarına) erişimini engelleme kabiliyeti ve güdüsüne sahip olması halinde gerçekleşebilecek tir. Paz ar kapama iki şekilde ortaya çıkabilmektedir: i) girdi kısıtlaması , ii) müşteri kısıtlaması . Girdi kısıtlaması, birleşik teşebbüsün, alt pazardaki rakiplerinin ihtiyacı olan önemli girdilere erişimini kısıtlaması ve bu yolla rakiplerin maliyetlerini artıra bilmesidir. Müşteri kısıtlaması, birleşik teşebbüsün üst pazardaki rakiplerinin ilgili pazarda sağlıklı rekabet edebilme si için yeterli müşteri tabanına erişimini kısıtlamasıdır. 1 Yaş işlentileri bitirilen derilerin kullanım özelliklerini iyileştirmek için yap ılan deri işlemenin son aşaması dır. (13) Girdi kısıtlaması değerlendirmesinde esas alınacak husus, artan girdi maliy etlerinin tüketicilere daha yüksek fiyat uygula nmasına sebep olup olmayacağıdır. Girdi kısıtlaması değerlendirilirken öncelikle birleşik teşebbüsün bu imkana sahip olup olmadığı irdelenmektedir. Şayet üst pazarda pazar gücü söz konusu ise bu imkanın var ol duğu söylenebilecektir. Girdi kısıtlaması güdüsü ise kısıtlamanın ne ölçüde karlı olacağına bağlı olarak değerlendirilen bir husustur. Girdi temininin hem üst hem de alt pazarda elde edilecek karlar üzerindeki etkileri dikkate alınmaktadır. Öte yandan, müşteri kısıtlaması esasen üst pazarda faaliyet gösteren bir teşebbüsün alt pazarda önemli yer tutan (yüksek pazar payına sahip) bir teşebbüs ile birleşmesi halinde ortaya çıkmaktadır. (14) Son olarak dikey bütünleşmeler etkin rekabet üzerindeki toplam/genel -özellikle de nihai tüketiciler üzerindeki - etkiler açısından irdelenm iştir. Birleşme sonucu üst pazarda hâkim durum yaratılması/güçlendirilmesi yoluyla rekabetin önemli ölçüde azaldığının söylenebilmesi için üst pazardaki önemli miktardaki çıktı miktarının sö z konusu birleşmeden etkilendiğinin ortaya konması gerekmektedir. Üst pazarda dikey birleşmeden etkilenmeyen rakiplerin varlığı halinde girdi fiyatları ve dolayısıyla alt pazardaki fiyatlar etkilenmeyebilecektir. Bunun yanında potansiyel rakiplerin alt ya da üst piyasada etkin şekilde rekabet edebilmesi için her iki pazara da girmesi gerekiyorsa potansiyel rekabet baskısı azalmış olacaktır. Bununla birlikte, alıcı gücü ve üst/alt pazarlara gerçekleşecek olan girişlerin etkin rekabeti sağlayabilme gibi denge leyici ihtimaller de değerlendirmelerde dikkate alınmaktadır. (15) Yukarıda yer alan bilgiler den, taraflardan yalnızca birinin ülkemizde iştiraki bulunduğu ve tarafların ülkemizdeki cirolarının oldukça kısıtlı olduğu anlaşılmıştır. Diğer yandan GST, deri kimya sallarını yalnızca yaş uygulamalar ve finisaj için temin etmekte ve de GST nin ülkemizde üretim tesisi bulunmamaktadır. Tarafların ilgili pazarlardaki toplam payı %25 in altında kalmakta, GST nin aktif olduğu otomotiv uygulamalarında kullanılan deri tedari ki pazarındaki rekabet parametreleri de ülkemiz dışında belirlenmektedir. Şöyle ki; ( ..) . Dolayısıyla GST Türkiye de doğrudan rekabet etmemektedir. Ayrıca, GST nin küresel çapta faaliyet gösterdiği ve küresel pazar payının % ( ..) olduğu dikkate alındığınd a ülkemiz otomotiv uygulamaları deri tedariki pazarındaki payının rekabet endişesi doğuracak büyüklükte olmadığı görülmektedir. (16) GST bakımından deri kimyasalları, toplam maliyetlerinin % ( ..) ine tekabül etmekte olup GST bu ihtiyacını çeşitli tedarikçilerd en karşılamaktadır. Mevcut durumda TFL den yaptığı alımlar, toplam alımlarının yaklaşık %( ..) udur. TFL, GST özelinde Quaker, Lanxsess, Stahl/BASF, Dystar ve diğer sağlayıcılarla rekabet etmektedir. Aynı şekilde GST ye yapılan satışlar da TFL nin toplam s atışları içinde ( ..) paya (%( ..) ) sahiptir. Bunların yanında her iki pazar da küresel ölçekte yayılmış pazarlardır. Örneğin ( ..) ifade edilmektedir. Kimyasal ürünler pazarının küresel olduğu ve ölçek ekonomilerine tabi olduğu bilinmekte olup deri kimyas alları pazarında da durum aynıdır. (17) TFL nin Türkiye deki önemli rakipleri Stahl/BASF (en büyük paya sahip % ( ..) ), PULCRA, Smit & Zoon ve diğerleri (emtia ürünler; toplam payları % ( ..) ); dünya çapındaki önemli rakipleri ise Stahl/BASF, Lanxess, Quaker, S mit & Zoon, Zschmisser & Schwarz ve diğerleridir. GST nin küresel önemli rakipleri ise Lear / EagleOttawa (% ( ..) pay), Bader (% ( ..) ), Hokuyo, Kasen, Boxmark ve diğerleridir. Bu paylar ve yoğunlaşma tabloları, her iki pazarda da pazar gücüne işaret edebil ecek ve dolayısıyla rekabet karşıtı pazar kapama stratejisini olanaklı ya da makul kılacak tablolardan uzaktır. Dahası üst pazardaki deri kimyasalları alt pazarın girdi maliyetlerinin oldukça sınırlı bir kısmını oluşturmakta; alt pazardaki otomotiv deriler i de üst pazar olan deri kimyasalları için sınırlı bir payı teşkil etmektedir. TFL özelinde bu pay daha da küçük olup yukarıda yer verildiği üzere TFL nin odağı ayakkabı derileri için özel kimyasalların üretimidir. (18) Tüm bu bilgi ve değerlendirmeler çerçeve sinde, birleşik teşebbüsün girdi ve/veya müşteri kısıtlaması kabiliyeti ve/veya güdüsünün söz konusu olmayacağı, ülkemiz açısından devralma işleminin ilgili pazarlarda yalnızca potansiyel etkileri son derece sınırlı olan bir sonuç doğuracağı görülmektedir. Bu bağlamda, işlem sonucunda herhangi bir pazarda hâkim durum yaratılmasının veya mevcut hâkim durumun güçlendirilmesinin ve böylece rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu olmadığı kanaatine varılmıştır. H. SONUÇ (19) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, bildirim konusu işlemin 4054 sayılı Kanun un 7. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ kapsamında izne tabi olduğuna; işlem sonucunda aynı Kanun maddesinde yasaklanan nitelikte hakim durum yaratılmasının veya mevcut hakim durumun güçlendirilmesinin ve böylece rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu olmaması nedeniyle işleme izin verilmesine, gerekçeli kararın tebliğinden itibar en 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere, OY ÇOKLUĞU ile karar verilmiştir. Dr. Metin ARSLAN ın 05.04.2018 tarih ve 18-10/184 -87sayılı Kararın Toplantı Tutanağında Yer Alan Karşı Oy Gerekçesi 05.04.2018 tarih ve 18-10/184 -87sayılı Rekabet Kurulu kararına ilişkin kısa karar tutanağında Dr. Metin ARSLAN karşı oy gerekçesini; Kurul toplantılarına ait görüşmelerin Rekabet Kurumunun çalışma ilkelerinden olan şeffaflık ve açıklık ilkeleri doğrultusunda kayıt altına alınması gere kirken, bu yapılmadan alınan kararlara usul yönünden karşıyım. şeklinde ifade ederek imzalamıştır. KARŞI GÖRÜŞ 30.07.2018 (18.10 ve 18.11 Sayılı Toplantılar) Şeffaflık ve hesap verilebilirlik kamu adına denetim ve gözetim göre vini yerine getiren kurumların temel çalışma esaslarındandır. Söz konusu prensiplerin Rekabet Kurulu tarafından sıklıkla göz ardı edilmek suretiyle ülke ekonomisi ve kamu menfaatleri açısından telafi edilemez tahribatlara yol açtığı müşahade edilmektedir. Görev yaptığım gerek Nurettin Kaldırımcı gerekse de Ömer Torlak ın başkanlık dönemleri boyunca, enflasyon, kurum organizasyonu ve FETÖ ile ilgili ısrarla dile getirdiğim hususlar dikkate alınmamıştır. Hatta 15 Temmuz akabinde dahi, FETÖ nün Kurum ve Kurul içindeki mensupları hakkında gerekli işlemlerin yapılmamış olması nedeniyle Kurul toplantılarının meşru bir zeminde devam edemeyeceği ve bu kapsamda süreç tamamlanıncaya kadar Kurul toplantılarına katılmayacağım hususunda başkanlık makamına verdiğim 09.08 .2016 tarihli dilekçem üzerine dahi konuyla ilgili gerekli adımlar atılmamıştır. Serdettiğim görüşlerden duyulan rahatsızlık sebebiyle, Ömer Torlak ın başkanlığı döneminde Kuruldaki görev süremi tüketmeyi amaçlayan bir buçuk yıla kadar uzanan bir yargı tu zağı kurulmuştur. Söz konusu yargı tuzağına zemin hazırlamak amacıyla, milletin temsilcisi olan Bakanlar Kurulu ve Cumhurbaşkanı nın uhdesinde olan bir yetkiyi pervasızca ve aleni bir şekilde gasp ederek, şahsımın kurul üyeliğini sona erdirme zehabıyla Kur ul tarafından utanç verici bir karar alınmıştır. Bahse konu hazin kararla ilgili olarak, Kalkınma Bakanlığı nın yoklukla muallel olduğunu belirten cevabi yazısı (11.11.2016) ve Devlet Personel Başkanlığı nın yetki gaspı yapıldığı şeklindeki tespiti (24.01. 2017) kale alınmamıştır. Mahkeme kayıtlarına girmiş ekteki 05.12.2016 tarihli kendi tutanağımda tafsilatıyla açıklandığı üzere, Ömer Torlak tarafından Kurula davet edilmem ve şahsımın söz konusu davete icabet etmesi kapsamında yapılan görüşmede 09.08.2016 tarihli dilekçemi geri çekmem durumunda kurul toplantılarına katılabileceğim tarafıma bildirilmiştir. Söz konusu dilekçeyi geri çekmeyi reddetmem üzerine, Kurul tarafından o gün yaşananlarla ilgili olarak yalan beyan niteliğinde bir tutanak tutulmuştur. Diğer taraftan, eski bir Kurul üyesinin de ortağı olduğu FETÖ ile irtibatlı ve iltisaklı avukatlık şirketinin Kurul içindeki uzantısı gibi faaliyet gösteren Fevzi Özkan ın, oğlunun Bank Asya da üst düzey yönetici olması hasebiyle gözaltına alınması akabin de, olayın üzerini örtmek maksadıyla hakkında gerekli işlem yapılmaksızın Temmuz/2017 de emekli edilmesine müsaade edilmiştir. Bir önceki yönetimin son iki promosyonunda işe alınan 30 uzman yardımcısından 25 inin by -lock gerekçesiyle Kurumdan uzaklaştırılm asına rağmen, bunları planlı bir biçimde işe alan Kurumun eski yöneticileri hakkında da herhangi bir işlem tesis edilmemiştir. Kurumun varlık sebebi olan rekabeti bozucu eylemlerin engellenmesi ve sonuçta tüketici refahının artırılması amacı çerçevesinde , 2016 yılı başında enflasyon henüz %8 düzeyinde iken enerji ve tarım sektörüne yapılacak müdahalelerle %5 lere çekilmesinin mümkün olduğunu, aksi takdirde yıl içinde %10 u geçme tehlikesinin bulunduğunu dile getiren ikaz ve önerilerim Kurul gündemine alın mamıştır. Nitekim, tarım sektörüne dahi müdahale edemeyen, sadece bir ön araştırma yaptırmakla yetinen aciz durumdaki Rekabet Kurulu mevcut durumda enflasyonun %15 bandına dayanmasından mesuldür. Kasıtlı bir şekilde işlenen ve çoğu da esasında ceza hukukun un kapsamına giren hukuk ihlallerine ilaveten, Kurul çarpık mantığı ile istifa ettiğimi varsaymasına rağmen, Kurumdan ayrılmam ile ilgili SGK Hizmet Takip Programına (HİTAP) İstifa nedeniyle ilişiğin kesilmesi yönünde bilgi girişi yapılmamış, sicilimi b ozma anlamına gelen Mahkeme Kararı Gereği İlişik Kesme şeklinde gerçeğe aykırı bildirimde bulunulmuştur. Ne hazindir ki, tüm bu süreçlerden haberdar olan sözde ilişkili Bakanlık, hakemlik görevini yerine getireceğine, Cumhurbaşkanı nın ve Bakanlar Kurul u nun iradesini hiçe sayan, yalancı şahitlik yapan, gerçeğe aykırı yazılı beyanda bulunan ve karakter katliamı yapan Rekabet Kuruluyla beraber hukuk ihallerinin tarafı olmuştur. Asli amacına hizmet etmeyen, gelecek nesillere de maliyetler yükleyen, görevl erini ihmal eden ve kötüye kullanan sorumluların, kamuoyu nezdinde sorgulanıp hesap vermeleri gerekir. Bürokrasi tarihinde benzeri görülmeyen bu hukuk rezaletinin tekrarının yaşanmaması için Kurumda şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkelerinin hayata geçi rilmesi elzemdir. Bu anlamda Rekabet Kurulu toplantılarının kayıt altına alınması gerekmektedir. Dr. Metin ARSLAN Kurul Üyesi Ek : 05.12.2016 Tarihli Kendi Tutanağım