4. Hukuk Dairesi 2021/17111 E. , 2022/15727 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesi Asıl davada davacı ... vd. vekili Av.... tarafından, davalı ... aleyhine 22/08/2016 gününde, karşı davada davacı ... vekili Av.... tarafından davalı ... vd. aleyhine 30/09/2016 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; asıl ve karşı dava…
**4. Hukuk Dairesi 2021/17111 E. , 2022/15727 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesi Asıl davada davacı ... vd. vekili Av.... tarafından, davalı ... aleyhine 22/08/2016 gününde, karşı davada davacı ... vekili Av.... tarafından davalı ... vd. aleyhine 30/09/2016 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; asıl ve karşı davanın reddine dair verilen 25/09/2018 günlü karara karşı tarafların istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen 16/02/2021 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflarca süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. K A R A R Davacılar vekili, davalının müvekkillerinin daha önce kiracı olarak oturdukları evin sahibi ve alt kat komşusu olduğunu, davacılardan ...’ın olayın gerçekleştiği 2003 yılında 7-8 yaşlarında olduğunu, diğer davacıların ...’ın anne ve babası olduğunu, 06/09/2010 tarihinde davacılardan ...’ın ailesiyle bir husus konuşmak istediğini belirttiğini, 2003 yılı ve sonraki yıllarda davalının kendisine cinsel istismarda bulunduğunu anlattığını, ...’ın yaşının küçük olması ve cinsel anlamda bu eylemleri anlamlandıramadığı için olaylara herhangi bir anlam veremediğini, yaşı büyüdükçe davalı tarafından kendisine yönelen davranışın ayıp olduğunu fark ettiğini, olayın anlatılmasından sonra davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı aleyhine çocuğun cinsel istismarı suçlamasıyla kamu davası açıldığını belirterek ... için 30.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, Tekin için 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini istemiştir. Davalı karşı davacı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, 2010 yılından itibaren asılsız iddia ile müvekkilinin ve ailesinin hayatının kabusa döndüğünü, asla ilgisinin olmadığı ağır bir isnatla mücadele etmek zorunda kaldığını, hiç gerçekleşmemiş bir olayın var olmadığını ispatlamak gibi bir mecburiyete düşürüldüğünü, taraflar arasında kiracı-ev sahibi ilişkisine dayalı husumet bulunduğunu, müvekkilinin öğretmen olup olayın okula da intikal etmesi sonucunda soruşturmaya tabi tutulduğunu, iddialar nedeniyle yurtdışı eğitime gidemediğini, yüksek lisansını bitiremediğini belirterek 80.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini istemiştir. İlk derece mahkemesince, asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiş; karara karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. 1.Davacıların asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı taraflar bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK’ya eklenen Ek-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2021 yılı için 78.630 TL’dir. HMK 362/1-a ve 362/2. maddeleri gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümün miktar veya değeri 78.630,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, verilmemiş olması halinde Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir. Asıl dava ve asıl dava davalısı davacılar bakımından temyize konu edilen miktar, yukarıda belirtilen temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmayıp temyiz dilekçesinin HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Tarafların karşı davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre tarafların yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacıların ve davalının asıl davaya yönelik temyiz dilekçesinin HMK 362/1-a maddesi gereğince REDDİNE, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle tarafların karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 21,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı-k.davalı'dan ve aşağıda dökümü yazılı onama harcının temyiz eden davalı-k-davacı'dan alınmasına 29/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.